Kategori: Kahve

Türk kahvesi denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri, fincanın üzerini kaplayan yoğun köpük oluyor. Köpüğü bol, aroması dengeli ve yumuşak içimli bir kahve hazırlamak ise sadece kahvenin kalitesine bağlı değil. Pişirme sırasında dikkat edilen birkaç küçük ayrıntı, fincandaki sonucu tamamen değiştirebiliyor. Özellikle usta kahvecilerin yıllardır uyguladığı bazı yöntemler, evde hazırlanan kahveyi bambaşka bir seviyeye taşıyabiliyor.

Uzun bir tatile çıkarken gözden kaçan küçük detaylar, dönüşte tatsız bir koku sürpriziyle karşılaşmanıza neden olabilir. Mutfakta özellikle dondurucu ve buzdolabı, kapalı kaldığı süre boyunca kötü kokuların odağı olmaya en müsait alanlardır. Oysa evden ayrılmadan önce dondurucuya yerleştireceğiniz tek bir pratik malzeme, ağır kokuları tamamen önleyerek tatil dönüşü ferah bir mutfakla karşılaşmanızı sağlıyor.

Türk kahvesinin taze olduğunu anlamanın en kestirme yolu yoğun kokusu, canlı rengi ve un gibi pürüzsüz dokusudur; nem kapıp bayatlayan kahve ise kokusunu kaybeder ve topaklanır. Tazeliğin en kesin kanıtı ise pişme aşamasında ortaya çıkar; taze kahve cezvede bol ve kalıcı bir köpük oluştururken, bayat kahve sönük kalır ve köpürmez.

Sosyal medyada milyonlarca kişinin denediği Vietnam usulü yumurtalı kahve trendi hızla yayılıyor. ‘Sıvı tiramisu’ olarak tanımlanan bu içecek bir yandan kahve tutkunlarını cezbediyor, diğer yandan uzmanları alarma geçiriyor. Peki çiğ yumurtayla hazırlanan ‘egg coffee’ gerçekten güvenli mi, yoksa viral trendin ardında görünmeyen bir sağlık riski mi var?

Kahvenin sadece sabahları zinde kalmayı sağlayan bir içecek olmadığı, aynı zamanda hücreleri yaşlanmaya karşı koruduğu belirtiliyor. İçeriğindeki bileşenler sayesinde hücre hasarını önlemeye yardımcı olan bu içecek, kansere karşı mücadelede de vücuda önemli bir destek sağlıyor.