Liçi sıcak ve dona karşı korunaklı iklimleri seviyor. Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya gibi mikroklima özellikleri gösteren bölgelerinde yapılan adaptasyon çalışmaları da yıllar önce olumlu sonuçlar vermeye başladı. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı çalışmalar kapsamında liçi dahil farklı tropikal meyvelerin Antalya koşullarında ekonomik olarak yetiştirilebildiği belirlendi.
Liçiyi tezgahta diğer meyvelerden ayırmak oldukça kolay. Olgunlaştığında pembe ile kırmızı arasında değişen pütürlü bir kabuğa sahip. Kabuğunu soyduğunuzda ise karşınıza sulu, yarı saydam ve beyaza yakın bir meyve eti çıkıyor. Ortadaki büyük ve sert çekirdek yenmiyor. Tüketilen bölüm çekirdeği çevreleyen etli kısım. Tadı ise üzüm, armut ve çiçeksi aromaları hatırlatan kendine özgü tatlı bir yapıya sahip.
Liçinin besin değerinde öne çıkan maddelerden biri C vitamini. C vitamini bağışıklık sisteminin normal işleyişini destekliyor ve aynı zamanda hücreleri oksidatif stresten korumaya yardımcı olan antioksidan görevler üstleniyor. Liçinin C vitamini miktarı yetiştiği çeşide ve koşullara göre değişebiliyor. ABD Tarım Bakanlığı araştırmasında incelenen liçi çeşitlerinin 100 gramında ortalama 27,6 miligram C vitamini ölçüldü. Araştırmacılar yaklaşık 14 ila 17 liçinin bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılayabilecek miktara ulaşabildiğini bildirdi.
Bu küçük tropikal meyvenin içerisinde bakır, potasyum, fosfor ve magnezyum gibi mineraller de bulunuyor. Aynı USDA çalışmasında 100 gram liçinin günlük bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 22’sini sağlayabildiği görüldü. Liçide ayrıca farklı bitkisel bileşikler bulunuyor. Meyvenin günlük beslenmeye katkısını tek bir bileşene bağlamak yerine meyve çeşitliliğinin bir parçası olarak düşünmek daha doğru. Özellikle mevsiminde farklı meyveleri dönüşümlü tüketmek, vitamin ve mineral çeşitliliğini artırmanın en kolay yollarından biri.
Gazipaşa’da 2013 yılında üretici arazisine 126 tropikal meyve fidanı dikildi. Bunların arasında liçi de bulunuyordu. İlerleyen yıllarda yapılan değerlendirmelerde projedeki altı tropikal meyve türünün Antalya koşullarında ekonomik olarak yetiştirilebileceği sonucuna ulaşıldı. Bu gelişme önemli çünkü Türkiye’de tropikal meyve üretimi için kullanılabilecek alanlar oldukça sınırlı. Akdeniz kıyılarındaki bazı mikroklima bölgeleri, kışların daha ılıman geçmesi sayesinde bu ürünler için avantaj sağlayabiliyor.
Liçi sıcak ve nemli iklimleri seven bir bitki. Şiddetli soğuk ve don yetiştiriciliği zorlaştırdığı için Türkiye’de her bölgenin bahçesine birkaç fidan dikerek aynı sonucu almak mümkün değil. Antalya ve Mersin kıyılarındaki bazı bölgelerin tropikal meyve yetiştiriciliğinde öne çıkmasının nedeni de burada yatıyor. Torosların etkisiyle korunaklı kalan mikroklima alanları yıllardır muz yetiştiriciliğinde kullanılıyor.
Liçi alırken canlı pembe veya kırmızı tonlara sahip, kabuğu sağlam meyveleri tercih edebilirsiniz. Kabuğun hafif sert olması normal. Fakat belirgin biçimde çatlamış, akıntı yapan veya küflenmeye başlamış meyveleri almamak daha iyi. Liçinin kabuğu bekledikçe kahverengileşebiliyor. Bu nedenle taze tüketmek istediğinizde uzun süre oda sıcaklığında bırakmak yerine serin koşullarda saklamak daha kullanışlı.

