Portakal, gramaj başına mandalinaya kıyasla az da olsa daha yüksek C vitamini oranına sahipken; mandalina ise içerdiği yüksek lif ve hızlı tüketim avantajıyla dengeyi sağlıyor. Ancak asıl sürpriz, bu iki kış meyvesinin bağışıklık sistemine ve vücuda sağladığı diğer vitamin katkılarındaki gizli rekabette saklı!
Mandalina da bu rekabette boş durmuyor; 100 gramı yaklaşık 27-30 mg C vitamini barındırsa da, küçük porsiyonlar halinde kolayca birden fazla tüketilebilmesi bu farkı hızla kapatmasını sağlıyor.
Portakalın geride kaldığı tek nokta ise A vitamini ve beta-karoten zenginliği; mandalina, göz sağlığını koruyan bu güçlü bileşenlerde rakibine açık ara fark atıyor.
Hangisini tüketirseniz tüketin, kış aylarında bağışıklık sistemini ayakta tutmak için her iki turunçgil de sofraların baş tacı olmayı hak ediyor; önemli olan ihtiyacınıza ve tüketim alışkanlıklarınıza göre doğru dengeyi kurabilmek.
Meyvelerden en yüksek C vitamini verimini almak için tüketim şekli büyük önem taşır; meyve suyu haline getirildiğinde lif oranı kaybolarak kan şekerini hızla yükseltirken ve bekledikçe C vitamini değerini kaybederken, portakal ve mandalinanın üzerindeki beyaz zarların tamamen temizlenmeyip antioksidan ve lif deposu olan bu kısımlarla birlikte bıçakla kesildikten sonra bekletilmeden hızla tüketilmesi gerekiyor. “Günde tek bir meyveyle C vitamini ihtiyacımı karşılayayım” diyorsanız tercihiniz portakal olmalı, ancak göz sağlığı, A vitamini desteği ve pratik bir ara öğün arıyorsanız mandalina harika bir seçenektir.

