Close Menu

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Sıcak Haberler

    Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    10 Ekim 2026

    Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”

    10 Ekim 2026

    Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike

    10 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    CinsaberCinsaber
    11 Ekim 2026, Pazar
    Son Haberler:
    • Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti
    • Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”
    • Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike
    • Cemre Baysel’e sihirli dokunuş! Şıklığıyla göz kamaştırdı
    • Motosikletin çarptığı İrem Pourjalalı hayatını kaybetti
    • Taksiciler, uygulama üzerinden çağırdıkları korsan sürücüyü polise yakalattı
    • Vay Kara Haydar vay! 1,5 milyar TL daha bulundu
    • 6 ilde ‘rüşvet’ operasyonu: Belediye başkanı dahil 10 kişi gözaltına alındı
    • Anasayfa
    • Son Dakika
    • Cinsel Sağlık
    • İlişkiler
    • Aile
    • Yaşam
    • Astroloji
    Cinsel Sağlık Tarama Testi
    CinsaberCinsaber
    Home»Genel»Titanik batarken sadece izlediler! İşaret fişekleri dünyayı ikiye böldü: Kimse ölmeden yetişebilir miydi?
    Genel

    Titanik batarken sadece izlediler! İşaret fişekleri dünyayı ikiye böldü: Kimse ölmeden yetişebilir miydi?

    cinsaberBy cinsaber9 Ekim 2026Yorum yapılmamışOkuma Süresi: 9 Dakika
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp Email

    Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 14 Nisan gecesi buz dağına çarptıktan hemen sonra dünyanın en büyük transatlantik gemisinde okyanusun karanlık sularında panik havası hâkim olmuştu. Yaşananlarla ilgili pek çok muamma, iddia ya da gerçek yazılıp çizilecek, doğru olduğuna inanılan yanlışlar ortaya çıkacaktı. Bunların başında geminin batarken ikiye bölünüp bölünmediği geliyordu. Bir de, kazaya en yakın mesafede, görüş mesafesinde bulunmasına rağmen yardıma gitmeyen SS Californian gemisi… O gece Californian gemisi Titanik’e 19 ya da 40 mil yani 30 ila 64 kilometre uzaklıktaydı. Öyle ki batmak üzere olan gemiden atılan işaret fişekleri görünebiliyordu. Zaten bulutsuz ve açık havada daha uzak bile olsa ışık patlamaları yaratan işaret fişekleri karanlıkta dikkat çekerdi. Californian ile kazadan sonra kurulan temaslarda da ortaya çıkan detaylar ve ifadeler Titanik konusunda dünyayı ikiye bölecekti. Peki ama kazanın karanlık yüzünde kalan Californian’ın onlarca soruyu cevapsız bırakacak hamlesi neydi? Titanik’ten daha çok insan kurtulabilir miydi?

    Titanik’in telsiz odası ve kaza gecesi çevresindeki diğer gemilerin konumu

    TİTANİK’E 19 YA DA 40 MİL UZAKTA! 1 BUÇUK SAATTE KURTARIR: ‘8 BEYAZ ROKET GÖRDÜK’

    Kazanın olduğu gece, titanik’ten makine dairesi ve yedek güç üniteleri tamamen durana kadar telsiz odasında çalışılmış ve yardım çağrısı yapılmıştı. Tek yardım çağrısı telgrafla yapılmamıştı. Buzlu okyanus suyunda yapayalnız görünen dev gemi Titanik, birilerinin göreceği umuduyla işaret fişekleri fırlatıyordu. Gemiye yüklenen 48 işaret fişeği ateşlenmeye 00.45 saatinde başlamıştı. Aslında durum o kadar da umutsuz değildi. Titanik’in karanlık sularda ışıklarını, işaret fişeklerini ve çırpınışlarını 1 ila 2 saat uzaklıktaki SS Californian gemisi görüyordu. SS Californian, British Leyland Line’a ait pamuk taşımak için üretilen bir buharlı gemiydi. O gün bu geminin Titanik’e uzaklığı 19 ya da 40 kilometre olarak hesaplanmıştı. Yani kazadan sonra 4 saatlik mesafeden gelen RMS Carpathia’dan çok daha yakındaydı ve daha kısa sürede olay yerine ulaşabilirdi. 10 milyon dolarlık bir gemi batıyor, 2200’den fazla insan ölümle burun buruna geliyordu. Kim sadece seyredebilirdi ki? Üstelik ‘8 işaret fişeği’ görülmesine rağmen. Burada tek soru işareti Californian gemisinin roketleri gördüğü halde harekete geçmemesi de değildi. Çünkü titanik’te toplam 48 roket vardı. Dev gemi suya gömülürken bu roketlerden tasarruf edilmiş olamazdı herhalde? O gece herkes çok telaşlıydı ve kaza sonra alınan bazı ifadelerde mürettebat 6 ila 12 roketin ateşlendiği konusunda benzer ifadeler veriyordu. Bunlar 5 ila 6 dakikalık duraksamalarla geminin sancak tarafından yanı kuzeye bakan kısmından fırlatılmıştı. Yani Californian’ın görebilmesi için en elverişti noktadan… Öyle de olmuştu. Californian mürettebatı beyaz renkli işaret fişeklerini görüyordu: Toplamda, Bay Boxall yaklaşık sekiz roket ateşlenmişti. Gördüğü ışıkların ait olduğu geminin Californian olduğundan şüphe yok gibiydi.

    Californian’dan gelen bilgiler, 12.30 ile 01.40 arasında sekiz roket görüldüğünü kanıtlıyordu. Bu bilgilere dayanarak Titanik tarafından fırlatılan roket sayısının8 olduğu ve Californian’ın 8 roket gördüğü söylenebilirdi. Californian’ın III. Subayı Charles Groves, İngiliz soruşturmasına verdiği ifadede, saat 23:10’da, Californian’ın sancak tarafında 10 veya 12 mil uzakta başka bir geminin ışıklarının göründüğünü belirtti. 23:30 gibi Groves, Lord’u bilgilendirmek için aşağı inmiş ve Lord, gemiyle Morse lambasıyla iletişime geçilmesini önermişti. Bu denenmiş ancak tıpkı Titanik’in denemiş olduğu gibi yanıtsız kalmıştı. Groves’a göre, geminin birden fazla güvertesi parlak bir şekilde aydınlatılmış olduğundan, büyük bir yolcu gemisi olduğu anlaşılıyordu. Tabii dünyanın en büyüğü olduğu ve sonsuza kadar okyanusun dibinde kalacağı henüz anlaşılmamıştı. Californian 23:40’ta, Titanik’in motorlarını durduğunu ve güverte ışıklarını söndürmüş olduğunu gördü. Bu aslında karar verilerek yapılmış bir şey değildi, gemi batıyor ve hayatta kalması için gereken her şey, artık daha hızlı yok oluyordu. Gece yarısından biraz sonra, İkinci Subay Herbert Stone, Groves’tan nöbeti devraldığında gemiyi gözlemlemiş ve yaklaşık 5 mil uzakta olduğunu tahmin etmişti. Morse lambasıyla da sinyal göndermeyi denemiş ve başarısız olmuştu. Morse sinyalini gönderen stajyer subay James Gibson, saat 00:55’te Stone’un kendisine yakındaki geminin üzerinde gökyüzünde beş roket gördüğünü söylediğini ifade ettiğinde ise işler daha da karmaşık bir hal alacaktı.

    Kaptan Lord, roketlerin bir acil durum sinyali olup olmadığı konusunda ‘beyaz’ renkli olması dolayısıyla bunun bir kutlama için yapıldığını düşündüğünü söylemişti. Ancak yine de herhangi bir değişiklik olursa kendisine bildirilmesi emrini vermişti. Morse lambasıyla sinyal göndermeye devam etmesini emrini de ekledi. Stone ‘Bir gemi denizde sebepsiz yere roket ateşlemez. Suyun dışında çok tuhaf görünüyor, ışıkları tuhaf görünüyor’ diyordu. Gibson da, ‘Suyun dışında oldukça büyük bir tarafı varmış gibi görünüyor’ diyordu. İşte o anlarda Titanik yıllarca tartışılacak ‘ikiye bölündü ya da bölünmedi’ iddialarını bizzat yaşıyordu. Geminin ışıklarının yanmaya devam ettiği son dakikalarda pruva suya gömülmüş ve kış neredeyse 90 derece havaya kalkmıştı. Dakikalar sonra bu yüke dayanamayan karina kırılmış, ışıklar sönmüş ve Titanik son kez gökyüzünü görmüştü. Californian mürettebatı arık her şeyin yolunda olmadığını, bir tür tehlike durumu olduğunu kabul etmişti. Artık Titanik’a hareket etmek için motorlar çalışsa da RMS Carpathia ile hemen hemen aynı anda oraya varabilirdi.  Üstelik Titanik’in battığı haberlerini alana kadar Californian bunun bu kadar ciddi bir durum olduğunu da düşünmemişti. Her şey anlaşıldığında ise 1514 kişi çoktan yaşamını yitirmişti. Saat 02:20’de Titanik batmış, 03:40’ta, Stone ve Gibson, güneyde roketler görmeye devam etti. Oysa bu Titanik’e yardım için tüm gücüyle kuzeye giden RMS Carpathia’nın ‘dayanın geliyorum’ işaretleriydi. Carpathia, saat 04:00’ten kısa bir süre sonra olay yerine gelmiş ve 700’den fazla kişiyi kurtarmıştı. Ancak sorulacak çok soru vardı: Californian neden yardıma gitmedi, Titanik yeterince yardım çağrısı yapabildi mi?

    Titanik’in enkazında ateşlenmemiş işaret fişekleri

    İŞARET FİŞEKLERİNİ GÖRDÜLER! TİTANİK YİNE TASARRUF YÜZÜNDEN Mİ ÖLDÜRDÜ?

    Titanik’in dış görünüşü de diğer özellikleri gibi son derece önemliydi. Çok hızlı olması, en büyük olması, en güvenilir olması ve en güzel görünmesi gereken geminin herhangi bir özelliği bozulmasın diye bazı olmazsa olmazlar bile çiğnenmişti. ‘Tanrı’nın bile batıramayacağı gemi’ için hazırlanan filikalar, toplamda 20 adetti. Oysa herkesin sığabilmesi için bunların sayısının en az 64 olması gerekiyordu. Gemide 14 adet bulunan ahşap tabanlı standart filikaların her biri 65 kişi kapasiteliydi, 2 adet ahşap katlanabilir filika bulunuyor ve her biri 40 kişi taşıyabiliyordu. 4 adet de kanvas katlanabilir filika Titanik’e yüklenmiş ve 47 kişi kapasiteli olarak inşa edilmişti. Filikaların bu şekilde tasarlanmasının gerekçesi, güvertenin kalabalık görünmesi, birinci sınıf yolcuların deniz manzarasını kapatması ve estetik kaygılar olarak gösterilmişti. Üstelik bu sayı son anda 20’ye düşürülmüştü. Kazadan sonra yapılan soruşturmalarda, o gece var olan 20 filikanın bile tam olarak doldurulamadığı ortaya çıkmıştı. Bin 178 kişi kurtulabilecekken 706 kişinin kurtulabilmişti. Aslında Titanic’in tasarımcısı Thomas Andrews ve White Star Line şirketi başlangıçta gemiye 64 ila 68 adet filika koymayı planlamıştı. Bu o dönemin yasalarında zorunlu da değildi. Çünkü o dönemki denizcilik yasaları gemi büyüklüğüne göre değil, tonaja göre filika zorunluluğu getirmişti. Yapılanlar yasaya uygun olsa da Thomas Andrews için insanların can güvenliği gemiden daha değerliydi. Öyle ki kaza esnasında kamarasında bulunan Andrews sonrasında yolcuları kurtarmak için çabalamış ve gemi batarken kendisine kurtulmak ya da yaşamak için bir şans tanımamıştı. Andrews, Kaptan Smith’e geminin aldığı hasar göz önüne alındığında iki saatten fazla su üstünde kalmasını beklemediğini söylediğinde güvertelerde dolaşarak yolcuları can yeleklerini takmaya ve filikalara yönelmeye teşvik ediyordu. Andrews son olarak birinci sınıf sigara içme salonundaki tablonun yanında boşluğa bakarken can yeleğini atmış halde görülmüştü.

    İşte White Star’ın geminin görüntüsü için güvenlikten tasarruf etmiş olması kazadan sonra da yapılanların yeterli olup olmadığı konusunda tartışmalara neden olmuştu. Kazadan sonra titanik, yaşadığı acil durumu bildirmek için pek çok yol denemişti. Geminin güç merkezleri işlemez hale gelene kadar telsiz konuşmaları sürmüştü. Bu esnada ise işaret fişekleri kullanılmış ve acil durum görsel, işitsel ve yazılı olarak bildirilmişti. Titanik, buzdağına çarptıktan sonra baş telsiz operatörü Jack Phillips ve yardımcısı Harold Bride görevlendirilmişti. Başlangıçta dönemin standart uluslararası tehlike sinyali olan ‘CQD’ kodu kullanılıyordu. Ancak durumun ciddiyeti artıyor ve kısa süre sonra tarihte ilk kez yeni standart olan ‘SOS’ kodu da Titanik’ten yoğun şekilde gönderilmeye başlanmıştı. Gönderilen mesajlarda geminin konumu veriliyor ve acil yardım isteniyordu: “Cevap verin. Konumumuz 41.44 Kuzey, 50.14 Batı. Bir buzdağına çarptık. Batıyoruz, acele edin.” Bu konumlar kayıtlı olsa da Titanik’in batığı uzun yıllar bulunamayacaktı. Ancak batış sürerken yapılan en önemli çağrılardan biri de işaret fişekleriydi. Geminin güvertesinde II. Subay Charles Lightoller ve IV. Subay Joseph Boxhall işaret fişekleri hazırlamıştı. İlk fişek saat 00:45 civarında fırlatılmış ve denizcilik geleneklerine ve acil durum protokollerine uygun olarak yaklaşık 5 dakikalık aralıklarla peş peşe 8 fişek fırlatılmıştı. Saat 02.00’ye kadar bu sürmüştü. Ancak gemide 48 fişek bulunuyor ve bunların bir kısmı beyaz bir kısmı kırmızı fişeklerden oluşuyordu.  Titanik’te kırmızı renkli acil durum fişekleri bulunmasına rağmen bunların hiçbirini kullanmadı. Aslında acil durum bu kırmızı fişeklerle bildiriliyordu. O gece sadece gökyüzünde patlayarak geniş bir alandan fark edilmesini sağlayacak beyaz fişekler tercih edilmişti. Bu durum yüzlerce insanı hayattan koparacak bir hatanın daha başlangıcı olabilirdi. O yıllarda denizcilikte beyaz fişekler de ‘yardım çağrısı’ amacıyla kullanılabiliyor olsa da bugünkü kadar net bir kırmızı ‘acil durum’ standardı oturmamıştı. Şirketler bazen şirket içi kutlamalarda veya konum bildirmek için de benzer beyaz roketler kullanıyordu. İşte bu karar ve halan 40 fişeğin hiç kullanılmaması Titanik’i uzaktan gören SS Californian için de önemsiz bir fişek atışı olarak yorumlanmıştı. Oysa doğru fişekler kullanılsa belki de Titanik’te kimse ölmeyecekti.

    Kazanın olduğu sabah SS Californian’ın RMS Carpathia’dan çekilen görüntüsü

    1912’DEN SONRA HALKI İKİYE BÖLDÜ! ‘LORD YANLISI MISINIZ?’

    Hem Amerikan hem de İngiliz soruşturmaları, Californian’ın Kaptanı Stanley Lord’un iddia ettiği 19,5 mil (31,4 km) mesafeden daha yakın olması gerektiğini ve her iki geminin de birbirini görebildiğini ortaya koymuştu. Bu ne demekti? Yani Titanik’te kimse ölmeyebilir ve bu gemi bir trajedi yerine destansı bir denizcilik eseri olabilir miydi? Carpathia enkaz alanına vardığında, kuzeyde açıkça bir gemi gördüğünü kaydetmiş, hatta bu geminin Californian olduğu o sabah Carpathia’dan çekilen fotoğraflarla da kanıtlanmıştı. Her iki soruşturma da Kaptan Lord’un Titanik’e gereken yardımı sağlamadığı sonucuna varmıştı. İngiliz Soruşturması, Californian’ın roketleri ve anormalliği gördüğünde yardıma gitmesi halinde kaybedilen hayatların çoğunu, hatta tamamını kurtarabileceği sonucuna varmıştı. Kazadan aylar, yıllar sonra çok farklı güvenlik önlemleri de alınmıştı. ABD, acil durumlarda tüm gemilerde 24 saat telsiz gözetimi gerektiren 1912 tarihli ‘Telsiz Yasasını’ çıkarmış, denizde can güvenliği için ilk uluslararası sözleşme, 24 saat telsiz izlemeyi zorunlu kılan ve tehlike roketlerinin kullanımını beyaz ve kırmızı renkleri ayrıca standartlaştıran bir anlaşma oluşturmuştu. Lord’un davranışına yönelik eleştirilere rağmen, kendisine karşı hiçbir resmi bir suçlama yöneltilmemiş ve itiraz hakkı da tanınmamıştı. Ancak dünyayı ikiye bölecek tartışmalar Californian gemisinden ve Atlas Okyanusu’ndan ana karaya taşınmıştı.

    Hem ABD Senatosu soruşturması hem de İngiliz Batık Komiseri’nin batışla ilgili soruşturması, Californian’ın Titanic’in imdat roketlerine derhal yanıt vermiş olması durumunda kaybedilen hayatların çoğunun veya tamamının kurtarılabileceği sonucuna varmıştı.  ABD Senatosu soruşturması, geminin kaptanı Stanley Lord’u, felaket sırasındaki eylemsizliğini ‘kınanacak davranış’ olarak nitelendirmişti. Lord ise tüm bu bulguları hayatı boyunca reddetti. 1992’de, Birleşik Krallık Hükümeti Deniz Kazaları Araştırma Şubesi davayı yeniden incelediğinde ise kabullenilmesi zor bir sonuç ortaya çıkmıştı: “Californian’ın uygun şekilde hareket etmesinin etkisinin, RMS Carpathia  tarafından fiilen gerçekleştirilen görevi, yani kazazedelerin kurtarılmasını üstlenmekten başka  bir şey olmayacağı, Kaptan Lord’un makul bir şekilde olası hiçbir eyleminin trajedinin farklı bir sonucuna yol açamayacağı.” Bu kez de, Californian işaret fişeklerini gördüğünde harekete geçseydi de kazadan daha fazla insanın kurtarılamayacağı ortaya koyulmuştu. Tarih bu kez ‘tereddütten’ ibaretti. İşte bu tartışma dünyayı ikiye bölmüştü. Lord’u savunan taraf için ‘Lord yanlıları’ diye bir ayrıştırma yapılmış, diğer taraf içinse, ‘Lord karşıtları’ denmişti. Bugün Lord karşıtları daha büyük bir çoğunluk olacak ki, Titanik’te kaybedilen tüm umutlar ve ihtimaller hala araştırılıyor ve kaybedilenler özlemle anılıyor.

    Post Views: 1
    Gemi Geminin Genel Roket Saat Titanik

    Benzer Haberler

    Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    10 Ekim 2026

    Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”

    10 Ekim 2026

    Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike

    10 Ekim 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    İlginizi Çekebilir
    Genel

    Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    By cinsaber10 Ekim 20260

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, hafriyat çalışması sırasında iş makinesinin bomunun sıkıştırması sonucu başından yaralanan Kadir Sevilgen, tedavi gördüğü hastanede 3 gün sonra hayatını kaybetti.

    Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”

    10 Ekim 2026

    Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike

    10 Ekim 2026

    Cemre Baysel’e sihirli dokunuş! Şıklığıyla göz kamaştırdı

    10 Ekim 2026
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • YouTube
    Sizin için Seçtiklerimiz

    Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    10 Ekim 2026

    Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”

    10 Ekim 2026

    Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike

    10 Ekim 2026

    Cemre Baysel’e sihirli dokunuş! Şıklığıyla göz kamaştırdı

    10 Ekim 2026

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Demo
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Cinsaber, yaşama, ilişkilere, sağlığa ve aileye dair en güncel haberler, makale ve tavsiyeleri okuyucularına ulaştırmak için burada.

    Bize Ulaşın: bilgi@cinsaber.com

    Bizim Seçtiklerimiz

    Dünya Hayvanları Muhafaza Günü’nde yeni araştırma: Sahiplenmede bilgi ve takviye gereksinimi öne çıkıyor

    8 Ekim 2026

    Alzheımer’ın gözden kaçan birinci işaretleri

    7 Ekim 2026

    Deprem korkusuyla köye taşınıp marka kurdu! ‘Burada panik ataktan eser kalmadı’

    6 Ekim 2026
    Uyarı:

    Sitemizde yer alan haber, makale, metin ve diğer medya içeriklerinin tamamı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi tavsiyesi niteliği taşımaz.

    © 2026 Cinsaber. Tüm hakları saklıdır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.