Kategori: Titanik

Bugüne dek 114 yıl boyunca yüzlerce ihtimalle Titanik’i buzdağından, insanları ölümden kurtarmanın yolu arandı. Varsayımlar, ‘ya öyle olsaydı’ senaryoları ve simülasyon uygulamalarından alınan her sonuçtan daha çarpıcı bir şey varsa o da Titanik’e o akşam 1 saat 35 dakikalık mesafede olduğu halde yardıma gitmeyen SS Californian gemisiydi. Batışı gördüğü, işaret fişeklerini öylece izlediği halde neden kurtarmaya gitmemişti?

White Star’ın RMS Titanik’i, tüm zamanların en hüzünlü deniz kazasını yaşamış, geminin yolcuları ise şirketin en büyük rakibi tarafından kurtarılmıştı. 269 metrelik Titanik’in imdadına Cunard’ın Carpathia’sı koştuğunda kimse bu 170 metrelik geminin ‘kurtarıcı bir melek’ olduğunu bilmiyordu. Ancak Carpathia gemisinin kaderi ‘ölürken bile herkesi kurtarmak’ üzerine yazılmıştı. Savaşta da, barışta da, rekabette de Carpathia kendi ölümü pahasına herkesi kurtarıyordu. Kahramanlık karın doyurmuyorsa da, 82 yıl boyunca bulunamayan enkazı bir ‘tabak’ sayesinde bulunduğunda hüzün katlanacaktı!

Bir rakam dizisiyle neleri inkar edebilirsiniz? Bunlar birer harf olsa her şeyi reddedebilir, hatta varoluş sebebinizi bile inkar edebilirdiniz. Ancak rakamlarla ‘Papa yok’ demek bile imkansıza yakındı. Ta ki, Titanik inşa edilip, battığı gün tarihte yüz yıldan fazla süre konuşulacak ve peşinden lanetini sürükleyecek bir kaza yaşanana kadar. Titanik’in bir kaza olması hepimiz tarafından kabullenilmiş de olsa JP Morgan işin içine girince pek çok şaibe ortaya çıkıyor. JP Morgan, rakiplerini elemek için kendisine ait Titanik’i batırmış olabilir mi?