Sosyal medyada gördüğümüz ve birinci bakışta sempatik birer el sanatı zannettiğimiz o mikro menülerin arkasında aslında yüksek seviyede bir mühendislik disiplini yatıyor.

Bozuk paradan bile küçük tepsilere sığdırılan mantılar, mikro boyuttaki baklavalar ve yeni jenerasyon gurme tabaklar, sanıldığı üzere yalnızca vakit geçirmek için yapılan bir hobi değil; her adımı milimetrik orantılarla hesaplanan titiz bir tasarım sürecinin eseri.

KOD SATIRLARINDAN MİKRO DÜNYAYA
Bu dikkat alımlı sanatın mimarı olan Ayşe Betül Çalışkan’ın arka planında bilgisayar mühendisliği eğitimi yer alıyor. Kod blokları arasında edindiği analitik düşünme yeteneğini ve hassas hassasiyeti polimer kil ile buluşturan Çalışkan, mutfaktaki dönüşüm kıssasını şu sözlerle özetliyor:
“Dışarıdan bakanlar bunu hoş bir hobi olarak değerlendirebiliyor. Meğer ben bu minyatürleri hazırlarken adeta bir mühendis gibi milimetrik hesaplarla çalışıyorum. Kod satırları yazmakla polimer kille parmak ucunda mikro bir dünya kurmak arasında sanıldığından çok daha güçlü bir bağ var.”

TÜRKİYE’DEN DÜNYAYA YAYILDI
Geleneksel Türk mutfağı kültürünü ve çağdaş menü dizaynlarını mikro ölçekte tekrar yorumlayarak Türkiye’ye yeni kuşak bir görsel vizyon kazandıran genç sanatkarın başarısı ülke hudutlarını da aşmıştı. Çalışkan’ın parmak uçlarında şekillenen minyatür yemek tabakları, memleketler arası koleksiyonerlerin ve sanatseverlerin radarına da girdi.

Sadece geçtiğimiz hafta Avustralya’dan Dubai’ye kadar dünyanın dört bir yanından gelen özel siparişleri paketleyip kargoladığını belirten Çalışkan, Türkiye’de doğan bu özgün mikro sanat markasını global bir ölçeğe taşımayı hedefliyor.
‘QR KODLU MENÜ’ ÇAĞINDA GERÇEĞE DOKUNUYOR

QR kod menülerin, ekran tabanlı siparişlerin ve dijitalleşmenin süratle hayatımızı kapladığı bir devranda, insanların objelere ve dokunabildikleri somut ayrıntılara duyduğu hasret giderek artıyor. Bu dijital soğukluğun ortasında Çalışkan’ın parmak uçlarında biçimlenen mikro sanat restoran menülerine kattığı gerçeklikle yemeklerin cazipliğini artıyor.

Ekrandaki piksellerden sıyrılıp somut birer sanat yapıtına dönüşen minyatür tabaklar, çağdaş çağın süratle tükettiği görsel hafızaya inat, objektif ve kalıcı bir mutfak zenginliği sunuyor.

