
Koku uzmanları, parfümün cilt üzerindeki performansının yalnızca esans kalitesiyle ilgili olmadığını belirtiyor. Cildin nem oranı, vücut ısısı, parfümün sıkıldığı bölge ve hatta gün içindeki hareketler bile kokunun yayılımını doğrudan etkiliyor.

Parfüm dünyasında uzun yıllardır konuşulan uygulamalardan biri de göbek deliğine parfüm sıkılması. Birçok parfümör ve koku uzmanı, bu bölgenin gün boyunca sabit bir vücut ısısına sahip olması nedeniyle kokunun daha kontrollü şekilde yayılmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin

Göbek deliği kıyafetlerin altında kaldığı için parfüm doğrudan güneş ışığına ve açık havaya maruz kalmıyor. Bu durum da kokunun daha yavaş dağılmasına katkı sağlayabiliyor. Özellikle yoğun esanslı parfümler kullanan kişiler için bu yöntemin daha dengeli bir koku yayılımı oluşturduğu belirtiliyor.

Parfümün kalıcılığını artırdığı söylenen bir diğer bölge ise diz arkaları. İlk bakışta alışılmadık görünse de bu bölge, hareket ettikçe ısınan ve sürekli hava akışıyla temas eden noktalardan biri olduğu için dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında şort, etek veya elbise tercih edildiğinde diz arkasına uygulanan parfümün daha dengeli hissediliyormuş.

Parfüm kullananların büyük bölümü farkında olmadan aynı hatayı yapıyor. Bileğe sıkılan parfüm hemen diğer bilekle ovuşturuluyor. Oysa uzmanlar bu alışkanlığın kokunun gelişimini olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

Parfümün üst notaları ilk dakikalarda ortaya çıkan en hassas koku bileşenlerinden oluşuyor. Bilekleri birbirine sürtmek ise bu doğal açılım sürecini bozabiliyor. Uzmanlar, parfümü sıktıktan sonra cildin kendi kendine kurumasını beklemenin kokunun gerçek karakterini daha iyi ortaya çıkardığını belirtiyor.

Son yıllarda sosyal medyada en çok paylaşılan yöntemlerden biri de parfüm sıkmadan önce kokusuz vazelin kullanılması oldu. Dermatologlar ve parfüm uzmanları, bu yöntemin belirli ölçüde mantıklı bir açıklaması olduğunu söylüyor. Kokusuz vazelin veya yoğun yapılı kokusuz bir nemlendirici, cilt üzerinde ince bir bariyer oluşturuyor. Bu sayede parfüm molekülleri kuru cilde göre daha uzun süre yüzeyde kalabiliyor.

