Kategori: İran

28 Şubat’ta başlayan ABD / İsrail – İran savaşı enerji piyasalarını ciddi şekilde sarstı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının peşi sıra Orta Doğu genelindeki önemli petrol tesislerinin hedef alınmasının ardından ülkeler bu ihtiyacı karşılamak için farklı pazarlara yöneldi. Bu krizin en büyük kazananlarından birisi de hâlihazırda Afrika’nın en zengin adamı olan Aliko Dangote oldu.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından Dini Liderlik makamına seçilen oğlu Mücteba Hamaney hakkındaki belirsizlik sürüyor. Saldırılardan bu yana hiçbir iz bırakmayan yeni liderin akıbeti, Washington ve Tel Aviv hattında geniş çaplı bir istihbarat takibini beraberinde getirdi. Ancak ABD’li ve İsrailli yetkililere göre Hamaney’in yeri tüm çabalara rağmen tespit edilemiyor.

İran rejiminin çökmesi durumunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) İran’ın kuzeybatısındaki birtakım bölgelere girmesini öngören askeri bir planın hazır tutulduğu argüman edildi. İsrail merkezli i24 News kanalı, ABD ve İsrail tarafından hazırlanan bilinmeyen bir operasyonun Türkiye’nin devreye girmesiyle son anda durdurulduğunu ileri sürdü.

ABD / İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, aracı ülkelerin uzun süren çabalarına rağmen halihazırda net bir barışa ulaşabilmiş değil. Washington ve Tahran arasında zaman zaman yaşanan çatışmaların süreci nasıl şekillendireceği bilinmezliğini koruyor. Öte yandan uzmanlara göre ABD Başkanı Trump’ın önünde bu konuya ilişkin 3 farklı seçenek bulunuyor.

İstihbarat örgütleri ve casusluk savaşları söz konusu olduğunda insanlık tarihi birbirinden ilginç hikayelerle dolu. Bu hikayeler arasında en dikkat çekenlerin başındaysa taraf değiştirme hikayeleri geliyor. Yakın tarihin en ilginç taraf değiştirme hikayelerinden biriyse ABD ve İran arasında yaşandı. ABD Hava Kuvvetleri ve istihbarat birimlerinde görev alan Monica Elfriede Witt’in 2013 yılında İran’a iltica etmesiyle başlayan süreç, günümüzde iki ülke arasındaki sorunlardan biri olmaya devam ediyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası, savaşların gölgesinde başladı. ABD / İsrail ve İran arasında gerçekleşen savaş halihazırda yerini hassas bir barışa bırakmış olsa da mevcut durumun sahip olduğu riskler devam ediyor. Tam da bu ortamda İran milli takımı, Dünya Kupası maçlarını oynamak için kamp yapmak durumunda kaldığı Meksika’dan sadece maçlarını oynamak için ABD’ye gidip geliyor. Peki bu durumun geçmişte başka örnekleri de yaşandı mı?