Sağlıklı ve pratik kahvaltı seçenekleri arasında yer alan geceden bekletilmiş yulaf, bu kez Prenses Diana’nın yıllar önceki sofra alışkanlıklarıyla gündeme geldi. İngiliz kraliyet ailesinin unutulmayan isimlerinden Diana’nın kahvaltıda tercih ettiği tarif, alışılmış yulaf tariflerinden ayrılan içeriğiyle yeniden ilgi çekiyor.
Geceden bekletilen yulaf tariflerinde genellikle süt, yoğurt veya bitkisel süt alternatifleri kullanılıyor. Diana’nın tarifini farklılaştıran unsur ise yulafların portakal suyuyla buluşturulması. Portakal suyu, yulafa narenciye aroması kazandırırken kahvaltının daha ferah bir lezzete sahip olmasını sağlıyor. Tarife rendelenmiş elma, taze yaban mersini ve kavrulmuş ceviz de ekleniyor. Limon suyu ise meyvelerin tatlılığını dengeleyen ekşi bir dokunuş sunuyor.
Bu malzemeler bir araya geldiğinde yulafın yumuşak dokusu, elmanın tazeliği ve cevizin çıtırlığıyla dengeleniyor. Böylece klasik yulaf lapasına alternatif, meyve ağırlıklı bir kahvaltı ortaya çıkıyor. Tarifin temelini, sıvıyla yumuşatılan yulaf ezmesi oluşturuyor. Yulaflar portakal suyuyla bir araya getirilerek bekletiliyor. Ardından rendelenmiş elma ve limon suyu ekleniyor; servis aşamasında taze yaban mersini ve kavrulmuş cevizle tamamlanıyor.
Bu tarifin önemli bir ayrıntısı, bütün hazırlığın bir önceki akşam tamamlanıp sabah doğrudan tüketilmesinden ibaret olmaması. Yulafı önceden bekletmek hazırlık süresini kısaltsa da meyveleri ve üzerindeki malzemeleri servis öncesinde eklemek, lezzet ve doku açısından daha iyi sonuç verebiliyor. Özellikle cevizin son aşamada eklenmesi, çıtır dokusunu korumasına yardımcı oluyor.
Yoğun sabah saatlerinde kahvaltıyı kolaylaştırmak isteyenler, tarifin yulaf ve sıvıdan oluşan temel bölümünü önceden hazırlayabilir. Karışımın buzdolabında birkaç gün boyunca saklanabildiği belirtiliyor. Ancak bekleme süresi uzadıkça taze meyvelerin aroması ve tarifin ilk günkü ferahlığı değişebiliyor.

