Betül Topaklı / Milliyet.com.tr – Ordu’da yaşayan 34 yaşındaki Elif Akdoğan, sevgi dolu bir ailede büyüdü. Çocukluğundan itibaren meraklı ve cesur kişiliğiyle öne çıktı. TIR şoförü olan babası sayesinde küçük yaşlardan itibaren yollarla ve TIR’larla iç içe bir hayat sürdü. Ege Üniversitesi’nde Optisyenlik eğitimi alan Akdoğan, ardından İstanbul Üniversitesi’nde Sağlık Yönetimi bölümünü tamamladı. Eğitimini mesleğe dönüştürerek kendi optik işletmesi Elif Optik’i kuran Elif, bir yandan işletmesini yönetirken diğer yandan TIR şoförlüğü yapıyor. Günlerini kimi zaman optik mağazasında müşterileriyle ilgilenerek, kimi zaman da TIR’ın direksiyonunda uzun yollarda geçiriyor. Genellikle erkek mesleği olarak görülen TIR şoförlüğünü yapmaya nasıl karar verdiğini ise şöyle anlatıyor:

“Babamla birlikte yollara çıktığımda hep onun yanında oturuyordum. Bir süre sonra, ‘Ben neden sadece yanında oturuyorum? Ben de TIR kullanabilirim’ diye düşünmeye başladım. Babamın yanında oturan değil, direksiyonun başında olan kişi olmak istiyordum. Başlangıçta merakla adım attığım bu yolculuk, zamanla büyük bir tutkuya dönüştü. TIR kullanmak benim için artık yalnızca bir meslek değil, hayatımın bir parçası. İlk kez direksiyona geçtiğimde hem çok heyecanlı hem de biraz tedirgindim. Çünkü çocukluğumdan beri TIR’ların içinde büyümüş olsam da direksiyon başına geçmek bambaşka bir duyguydu. Babamın yanında otururken onu izleyerek büyümüştüm. Bir gün direksiyona geçme sırası bana geldi. Ailem de başlangıçta biraz tedirgin oldu. Ancak beni tanıyorlardı ve bir şeyi gerçekten istediğimde kolay kolay vazgeçmediğimi biliyorlardı. Çevremde ise şaşıran çok kişi oldu. Özellikle bir kadın olarak TIR kullanacağımı söylediğimde, ‘Gerçekten yapabilecek misin?’ diye soranlar vardı. Ben de kendimi sözlerle anlatmak yerine, yaptıklarımla göstermeyi tercih ettim. Bugün geriye dönüp baktığımda, iyi ki o gün direksiyona geçme cesaretini göstermişim, diyorum.”
‘GENELLİKLE İLK TEPKİ ŞAŞKINLIK OLUYOR’
TIR şoförlüğünün genellikle erkek mesleği olarak görülmesi nedeniyle önyargılarla karşılaştığını anlatan Elif, “Genellikle ilk tepki şaşkınlık oluyor. TIR’ı kullanırken beni görenler dönüp bir daha bakıyor. ‘Kadın TIR mı kullanır?’ diyenlerle de karşılaştım. Hatta bazen TIR’ı kullananın ben olduğuma inanmayanlar oluyor. Ancak bunları çok fazla kafama takmıyorum. Çünkü direksiyon başına geçtiğimde kadın ya da erkek olmaktan önce bir şoförüm. İşimi düzgün yaptığım sürece gerisinin çok önemli olmadığını düşünüyorum. Zamanla insanlar da sizi cinsiyetinizle değil, yaptığınız işle değerlendirmeye başlıyor. Sosyal medyadan ‘Nasıl cesaret ettin?’ diye soranlar oluyor. ‘Ben de bu işi yapmak istiyorum ama çevrem izin vermiyor’ diyen kadınlardan da mesajlar alıyorum. Bu mesajlar benim için çok değerli. Yaptığım işin başka kadınlara da cesaret verdiğini görmek beni mutlu ediyor” dedi.
‘SADECE EŞ DEĞİL, AYNI ZAMANDA EKİP ARKADAŞIYIZ’
TIR şoförlüğü yaparken eşiyle birlikte uzun yolculuklara çıktığını, zaman zaman kızlarının da kendilerine eşlik ettiğini anlatan Elif, aynı araçta çalışmanın evliliklerine etkisini şu sözlerle dile getirdi: “Eşimle birlikte TIR kullanmaya başladıktan sonra birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Çünkü yolda sadece eş değil, aynı zamanda ekip arkadaşı da oluyorsunuz. Elbette 24 saat aynı araçta olmak her zaman kolay değil. Sürekli birlikte olduğunuz için zaman zaman yorulabiliyor ve fikir ayrılıkları yaşayabiliyorsunuz. Ancak karşılıklı saygı olduğu sürece bu durum ilişkinize olumlu katkılar da sağlıyor. Birlikte pek çok anı biriktiriyoruz. Çevremizden zaman zaman, ‘Bütün gün aynı araçta nasıl vakit geçiriyorsunuz?’ diye soranlar oluyor. Ben de ‘Artık alıştık. Birbirimizi o kadar iyi tanıyoruz ki bazen sesimizden bile ne hissettiğimizi anlayabiliyoruz’ diye cevap veriyorum.”

“Ailem benim için her zaman çok önemli oldu. Annem ve babam çalışkan insanlardı. Bize de küçük yaşlardan itibaren çalışmayı, kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı ve emek vermeyi öğrettiler. Hareketli bir çocukluk geçirdim. Bir şeyi kafama koyduğumda mutlaka denemek isterdim. Sanırım bugün yaptığım işlerde de bu özelliğim devam ediyor. ‘Kadın bunu yapamaz’ denilen durumlara karşı da ‘Neden yapamayacakmışım?’ diye düşünen biriyim. Asıl mesleğim optisyenlik. Kendime ait bir optik işletmem var ve mesleğimi hâlâ sürdürüyorum. TIR şoförlüğü, optisyenliği bırakıp yöneldiğim bir meslek değil; iki işi bir arada yürütüyorum. Bir yandan optik mağazamda müşterilerimle ilgilenirken diğer yandan TIR’ın direksiyonuna geçerek uzun yolculuklara çıkıyorum. Her iki meslek de birbirinden çok farklı olsa da ikisini de kendime yakıştırıyorum.”
‘KADINLAR İSTEDİKLERİ HER ŞEYİ YAPABİLİR’
Kadın olmanın TIR şoförlüğünde bazı zorlukları beraberinde getirdiğini belirten Elif, özellikle uzun yolculuklarda güvenlik konusunda daha dikkatli davranmak zorunda kaldığını söyledi. Mesleğin zorluklarına rağmen kadınların da bu işi başarıyla yapabileceğini vurgulayan Elif, sözlerine şöyle devam etti:
“Uzun yollarda dinlenme tesislerini kullanırken, güvenliğimi sağlarken ve gece yolculuklarında daha dikkatli davranıyorum. Ancak bu durumlar bana hiçbir zaman ‘Kadınlar bu işi yapamaz’ dedirtmedi. Yalnızca bazı konularda daha tedbirli olmak gerekiyor. Başka kadınların da TIR şoförlüğüne yönelmesini istiyorum. Bu mesleği yaparken en büyük isteklerimden biri, diğer kadınlara da cesaret verebilmek. Bir kadın TIR şoförü olmak istiyorsa ve bu mesleği seviyorsa sırf kadın olduğu için engellerle karşılaşmamalı. Elbette TIR şoförlüğü kolay bir meslek değil, kendine özgü zorlukları var. Ancak isteyen, emek veren ve kendine güvenen kadınların bu işi başarabileceğine inanıyorum. Ben, ‘Kadınlar da TIR kullanabilir’ demekten çok, ‘Kadınlar istedikleri her şeyi yapabilir’ demeyi daha doğru buluyorum. Benim hikâyem de bunun bir örneği. Bir yanda optik mağazam, diğer yanda TIR’ım ve yollarım var. Her ikisi de hayatımın önemli bir parçası.”

