Sonbaharın gelişiyle pencereler daha uzun süre kapalı kalmaya, kaloriferler ve kombiler yeniden çalışmaya başlıyor. Tam da bu dönemde sabah uyandığınızda camların üzerinde su damlacıkları görmek daha sık karşılaşılan bir durum haline geliyor. Çoğu kişi nemin yalnızca yağmurlu havadan veya dışarıdaki soğuktan kaynaklandığını düşünse de evin içinde yaptığımız günlük işler de havaya ciddi miktarda nem bırakabiliyor.
Yerleri sırılsıklam paspaslamayın
Yer silerken ne kadar fazla su kullanırsanız zeminin o kadar temiz olacağını düşünmek oldukça kolay. Ancak paspastaki fazla suyun büyük bölümü sonunda buharlaşarak evin havasına karışıyor. Özellikle pencerelerin kapalı, ısıtmanın ise açık olduğu sonbahar ve kış günlerinde bu küçük ayrıntı daha fazla önem kazanıyor. Bradbury de paspasın yere değmeden önce iyice sıkılmasını öneriyor. Zeminin kısa sürede kuruması, uzun süre ıslak ve parlak kalmasına göre havaya daha az nem bırakıyor. Bu nedenle kovadan çıkardığınız paspası doğrudan zemine götürmek yerine suyunu iyice sıkın.
Evi aynı anda ıslak temizliğe boğmayın
Bir odayı paspaslayıp hemen diğerine geçmek zamandan kazandırıyor gibi görünebilir. Fakat aynı anda mutfak zemini, banyo, aynalar ve farklı yüzeyler ıslak bırakıldığında bunların tamamındaki su yavaş yavaş evin havasına karışıyor. Yazın açık pencereler sayesinde bunu fark etmeyebilirsiniz. Sonbaharda ise evin sıcaklığını kaybetmemek için pencereleri kapattığınızda nemin dışarı çıkması zorlaşıyor.
Islak bezi peteğin üzerine bırakmayın
Temizlik bittiğinde ıslak bezleri ve mutfak havlularını peteğin üzerine bırakmak çok masum görünüyor. Sonuçta sıcak petek onları daha hızlı kurutuyor. Ancak bezdeki su ortadan kaybolmuyor, buharlaşıp odanın havasına karışıyor. Mümkünse çamaşırları iyi havalandırılan ayrı bir alanda kurutun. Kurutma makineniz varsa üretici talimatlarına uygun şekilde kullanmak da seçeneklerden biri. Ev içerisinde kurutmanız gerekiyorsa odanın kapısını kapatıp pencereyi kısa süreli açmak veya uygun bir nem alma cihazından yararlanmak nemin bütün eve yayılmasını azaltabilir.
Temizlikten sonra camı hemen kapatmayın
Soğuk havada pencere açmak pek cazip gelmiyor. Evi yeni ısıtmışken sıcak havayı dışarı bırakmak istememeniz de oldukça normal. Ancak saatlerce pencereyi aralık bırakmak yerine kısa ve etkili havalandırma yapmak daha kullanışlı olabilir. Özellikle duş, yemek ve ıslak temizlik sonrasında oluşan nemin dışarı çıkmasına fırsat vermek önemli. Banyo ve mutfakta aspiratör veya havalandırma sistemi bulunuyorsa bunları kullanmak da içerideki nem yükünü azaltmaya yardımcı olur.
Camlardaki suyu görmezden gelmeyin
Sabahları pencerenin alt bölümünde birkaç damla su görmeniz hemen büyük bir küf sorununuz olduğu anlamına gelmez. Ancak camların her gün yoğun biçimde terlemesi, pencere kenarlarında su birikmesi ve duvarların sürekli nemli kalması evdeki nem dengesine bakmanız gerektiğinin işareti olabilir. Camda biriken suyu temiz bir bezle almak iyi bir başlangıç. Fakat yalnızca camı silmek sorunun kaynağını çözmüyor. Aynı görüntü her sabah geri dönüyorsa çamaşır kurutma, havalandırma, yemek pişirme ve ısıtma alışkanlıklarınızı birlikte değerlendirmek daha işe yarar.
Evi fazla soğuk bırakmak da çözüm değil
Yoğuşmayı önlemek için yalnızca nemi azaltmak yetmiyor. Yüzey sıcaklıkları da önemli. Sıcak ve nemli hava çok soğuk bir pencere veya duvarla karşılaştığında su buharı yüzeyde damlacıklara dönüşebilir. Bu nedenle evi saatlerce aşırı soğutup ardından birden çok yüksek sıcaklığa çıkarmak yerine daha dengeli bir ısıtma düzeni bazı evlerde yoğuşmayı kontrol etmeyi kolaylaştırabilir.

