Tereyağının rengi hayvanın neyle beslendiğinden mevsime kadar pek çok etkene bağlı olarak değişebiliyor. Bu nedenle açık renkli bir tereyağı kalitesiz olmadığı gibi koyu sarı olan da tek başına daha kaliteli anlamına gelmiyor. Alışveriş sırasında birkaç saniyenizi ayırıp etikete bakmanız, ürün hakkında renginden çok daha fazla bilgi verebilir.
İlk iş ambalajı çevirip ürünün adına bakın
Market rafında birbirine çok benzeyen paketlerin hepsi aynı ürün olmayabilir. Bu nedenle büyük harflerle yazılmış marka veya görsellere bakmak yerine öncelikle ürünün tam adına dikkat edin. Türkiye’de tereyağı belirli bir ürün tanımına sahip. Tereyağı, süt ve süt ürünlerinden elde edilen yağın esas olduğu bir ürün. Bu nedenle tereyağına benzeyen ancak farklı yağlardan hazırlanan sürülebilir ürünlerle gerçek tereyağını birbirinden ayırmanın en kolay yollarından biri ambalajdaki ürün adını okumak.
Ambalajı elinize aldığınızda gözünüzü doğrudan içindekiler kısmına çevirin. Tereyağının temelini süt yağı oluşturuyor. Ürünün tuzlu olması halinde tuz gibi ek bileşenlerle de karşılaşabilirsiniz. Ön yüzdeki görsele güvenmek yerine ürünün gerçek adını ve içindekiler listesini birlikte okumak en kolay yöntem.
Tereyağının rengi söz konusu olduğunda yıllardır devam eden bir inanış var. Sarıysa doğal, beyaza yakınsa kalitesiz olduğu düşünülüyor. Ancak bu kadar basit bir ayrım yapmak mümkün değil. İneklerin tükettiği yemlerde bulunan karotenoidler süt yağının rengini etkileyebiliyor. Özellikle taze yeşil otla beslenmenin arttığı dönemlerde tereyağında daha belirgin sarı tonlar görülebiliyor. Hayvanın beslenmesi ve üretimin gerçekleştiği dönem değiştikçe aynı tereyağının tonunda bile farklılıklarla karşılaşabilirsiniz.
Aynı nedenle raftaki en sarı paketi seçmek de size mutlaka en kaliteli tereyağını vermiyor. Renk yalnızca ürünün görünüşü hakkında bilgi veriyor. İçeriğini, süt yağının niteliğini veya nasıl saklandığını tek başına anlatmıyor. Bu nedenle tereyağının tonunu bir kalite cetveli olarak kullanmak yerine etikete yönelmek çok daha işe yarıyor. Birkaç saniyelik içerik kontrolü, yalnızca rengine bakarak yapacağınız tahminden daha fazla bilgi sağlayabilir.
Tereyağının kendine özgü sütlü ve yağlı bir aroması bulunuyor. Paketi açtığınızda normalden belirgin biçimde farklı, keskin veya rahatsız edici bir kokuyla karşılaşıyorsanız bunu göz ardı etmeyin. Gerçek olup olmadığını anlamak için internette dolaşan pek çok ev testi bulunuyor. Sıcak suya atmak, tavada eritmek veya donma süresine bakmak gibi yöntemler sık sık öneriliyor. Oysa evde yapılan bu testlerden tek başına kesin bir sonuç çıkarmak kolay değil.
Tereyağını tavaya koyduğunuzda içerisinde bulunan suyun ısınmasıyla köpürme ve hafif cızırdama görülebilir. Ardından süt katıları renk almaya başlayabilir ve o sevilen tereyağı kokusu ortaya çıkar. Ancak sosyal medyada sıkça anlatıldığı gibi “köpürüyorsa gerçek, köpürmüyorsa sahte” şeklinde kesin bir kural yok. Ürünün su oranı, tuz miktarı ve üretim biçimi tavada gördüğünüz görüntüyü değiştirebilir. Bu yüzden evde yapılan tek bir deneye güvenmek yerine ambalaj bilgisini esas almak daha mantıklı.

