Şist taşından yapılmış evleri, daracık yolları ve yamaç boyunca uzanan teraslarıyla Talasnal, yıllar önce onlarca ailenin yaşadığı canlı bir dağ köyüyken zamanla neredeyse tamamen boşaldı. Ancak köyde yaşayan tek bir isim var…
Bugünkü sessiz görüntüsüne bakınca inanmak zor ama Talasnal geçmişte oldukça hareketli bir yerleşimdi. Schist Villages ağının resmi kayıtlarında köy nüfusunun 1911 yılında 129 kişiye ulaştığı belirtiliyor. Köyde bir okul ve iki zeytin presi bulunuyordu ve bölgedeki ailelerin hayatı büyük ölçüde tarım ile hayvancılık etrafında şekilleniyordu.
Daha sonraki nüfus kayıtları da Talasnal’ın bir dönem gerçekten yaşayan bir dağ köyü olduğunu gösteriyor. 1940 yılında nüfusun 135 kişiye kadar ulaştığı, 1960’ta 90’a, 1970’te ise 59’a düştüğü görülüyor. Sonraki yıllarda ise düşüş çok daha sert hale geldi.
Talasnal’da yaşam kolay değildi. Dağlık arazi tarımı sınırlandırıyor, ulaşım imkanları da şehir merkezlerine kıyasla oldukça kısıtlı kalıyordu. Bölge halkının geçim kaynakları uzun süre küçük ölçekli tarım ve hayvancılığa dayanıyordu. Zamanla insanlar daha iyi iş imkanları için Lousã’ya, Lizbon’a ve Portekiz’in başka bölgelerine gitmeye başladı. Daha eski dönemlerde Brezilya ve Amerika’ya kadar uzanan göç hareketleri de yaşandı. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında dağ köylerindeki nüfus hızla azalınca Talasnal da bu değişimden en fazla etkilenen yerlerden biri oldu.
Nüfus kaybının boyutu 1980’lere gelindiğinde çok daha net ortaya çıktı. Resmi Schist Villages kayıtlarına göre 1981 yılında Talasnal’da yalnızca iki sürekli sakin bulunuyordu. Köyün eski sakinleri zamanla tamamen ayrıldı. Evlerin önemli bir kısmı daha sonra el değiştirdi ve bazıları yazlık evlere, turistik konaklama yerlerine ya da küçük işletmelere dönüştürüldü. Bu nedenle bugün Talasnal tamamen terk edilmiş bir hayalet köy değil.
Son dönemde yayımlanan haberlere göre Talasnal’da sürekli yaşayan tek kişi Jorge isimli bir adam. Köydeki tek posta kutusunun da ona ait olduğu aktarılıyor. Jorge’nin Talasnal ile tanışması ise oldukça ilginç. Anlatımına göre oğlu bir izci grubuyla bölgeyi ziyaret etmiş ve eve döndüğünde köyden bahsetmiş. Bunun üzerine Jorge de Talasnal’a gitmiş. Dağların arasında kalan bu küçük yerleşimle kurduğu bağ zamanla o kadar güçlenmiş ki sonunda buraya yerleşmeye karar vermiş.
Jorge’nin geçimini de büyük ölçüde köye gelen gezginler ve yürüyüşçüler üzerinden sağladığı aktarılıyor. Küçük işletmelerde Portekiz’in bu bölgesine özgü yemeklerle karşılaşmak mümkün. Özellikle keçi etiyle hazırlanan geleneksel chanfana, Lousã çevresinin tanınan yemeklerinden biri.
Resmi kültürel miras kayıtlarında geleneksel evlerin çoğunun iki katlı olduğu belirtiliyor. Üst kat ailelerin yaşadığı bölüm olarak kullanılırken alt katlarda hayvanlar veya tarımsal ürünler bulunuyordu. Köyde eski zeytin presi, ortak harman alanları ve çeşme gibi geçmişteki yaşamın izlerini taşıyan yapılar da hâlâ görülebiliyor.

