Kategori: Çamaşır

Çamaşır makinesini doldururken çoğu kişi renkleri ayırmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak kıyafetlerin ömrünü belirleyen tek şey rengi olmuyor. Kumaş türü, üzerindeki detaylar, kirlilik seviyesi ve yıkama programı da en az renk kadar önemli. Yanlış kombinasyonlarla yıkanan kıyafetler ilk bakışta temiz görünse bile zamanla çekme, deformasyon, renk solması ve kumaş yıpranması gibi sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor. Temizlik konusunda milyonlarca kişiye tavsiyeler veren temizlik uzmanı Ann Russell, birçok kişinin farkında olmadan yaptığı çamaşır hatalarını sıraladı.

Sabahın erken saatlerinde makinenin programını başlatırsınız, deterjanı ve yumuşatıcıyı özenle ölçersiniz. Çamaşırlar bittiğinde o taze, temiz koku burnunuza gelir. Ancak birkaç gün sonra dolabı açtığınızda o ferahlık yerini kapalı, küf benzeri bir kokuya bırakmıştır. Suç deterjanın değil. Sorun tamamen farklı bir yerde. En iyi deterjanı kullansanız bile çamaşırlarınız dolapta koku kaybediyorsa, muhtemelen yıkama sonrasında kritik birkaç adımı atlıyorsunuz.

Çamaşır makineleri ev hayatını büyük ölçüde kolaylaştırsa da sürekli nemli kalmaları ve kapalı yapıları nedeniyle zamanla içlerinde inatçı küfler ile rahatsız edici kokular oluşabiliyor. Özellikle makinenin lastik kısmında biriken bu zararlı katmanlardan tamamen kurtulmak için yüksek ücretler ödeyip ağır kimyasal ürünler satın almanıza hiç gerek yok. Bu problemi evdeki basit yöntemlerle çözmek son derece kolay.

Ev işlerinin vazgeçilmezlerinden biri olan çamaşır yıkama, bazen beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor. Yıkama sonrası havluların sertleşmesi veya tişörtlerin rahatsız edici derecede kıtır bir dokuya sahip olması, birçok kişinin karşılaştığı yaygın bir sorun. Uzmanlara göre bunun nedeni çoğu zaman çamaşır makinesindeki bir arıza değil, yanlış yıkama alışkanlıkları, peki ne yapmak gerekiyor?