Haber Bültenine Kaydolun
Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun
- Antalya’da iş cinayeti: 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti
- Devlet Bahçeli’den yeni statü çıkışı: “Öcalan’ın hakkıdır!”
- Tencere ve tavaları fırında saklayanlar bu cihazları çürütüyor! Mutfaktaki sinsi tehlike
- Cemre Baysel’e sihirli dokunuş! Şıklığıyla göz kamaştırdı
- Motosikletin çarptığı İrem Pourjalalı hayatını kaybetti
- Taksiciler, uygulama üzerinden çağırdıkları korsan sürücüyü polise yakalattı
- Vay Kara Haydar vay! 1,5 milyar TL daha bulundu
- 6 ilde ‘rüşvet’ operasyonu: Belediye başkanı dahil 10 kişi gözaltına alındı
Kategori: Ağız
Özellikle şeker içeren, asidik özellik taşıyan veya ağızda uzun süre kalan bazı ilaç ve vitamin preparatlarının, kullanım sıklığı ve ağız hijyeni gibi faktörlerle birlikte çürük riskini artırabileceğini belirten Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, “İlaçların tedavi edici olması, ağız ve diş sağlığı açısından tamamen risksiz oldukları anlamına gelmiyor” uyarısında bulunuyor.
Gazlı içeceklerin diş minesine zarar verdiği uzun süredir biliniyor. Peki ya son yıllarda popülerliği hızla artan gazlı su? Yeni bir araştırma, şekersiz gazlı suyun dişler açısından sanıldığı kadar riskli olmayabileceğine işaret ediyor. Gazlı su, özellikle şekerli içecekleri bırakmak isteyenlerin sıkça tercih ettiği alternatiflerden biri haline geldi. Ancak içeriğindeki karbondioksit nedeniyle oluşan asitli yapının diş minesine zarar verip vermediği merak konusu. ABD’de gerçekleştirilen yeni bir araştırma ise gazlı su ile normal gazlı içecekler arasında diş sağlığı açısından önemli bir fark bulunduğunu ortaya koydu.
ABD’deki Pennsylvania Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi araştırmacıları, geliştirdikleri biyomühendislik eseri sakızın ağızdaki HPV (İnsan Papilloma Virüsü) düzeyini yüzde 93’e kadar azaltabildiğini açıkladı.
Sürekli su içme ihtiyacı, gece ağız kuruluğu nedeniyle uyanma ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlerin altta yatan başka bir sağlık sorunlarına işaret edebileceğine dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, ağız kuruluğunu yalnızca su içerek gidermeye çalışmak yerine gerekli sağlık değerlendirmesinin yapılmasını önerdi.
Günde en az iki kez tekrarlanan diş fırçalama rutininde refleks olarak yapılan fırçayı ıslatma hareketi, meğer diş sağlığını tehdit ediyormuş. Macun sürüldükten sonra fırçayı su altına tutmak, koruyucu etken maddeleri seyrelterek macunun etkisini düşürüyor. Aynı zamanda yarattığı yapay köpükle fırçalama süresinin kısa tutulmasına ve yumuşayan fırça kılları nedeniyle plak temizliğinin yetersiz kalmasına yol açıyor.
Sarımsak kokusundan kurtulmanın en doğal ve pratik yollarından biri elma yemektir. Elmanın içindeki polifenoller, sarımsağa o keskin kokuyu veren kükürtlü bileşiklerle etkileşime girerek kokuyu nötralize eder. Ayrıca çiğ elmanın lifli yapısı ağızda mekanik bir temizlik sağlar ve tükürük salgısını artırarak nefesi rahatlatır. Sarımsak bileşenleri kana karıştığı için kokuyu tamamen yok etmek zor olsa da, elma yemek bu etkiyi azaltmak için her zaman hızlı ve etkili bir ilk yardımdır.
Sıcak bir yaz gününde serinlemek için dondurmadan büyük bir kaşık aldınız. Tam tadını çıkarırken alnınızın ortasına ya da şakaklarınıza sanki bir anda çivi saplanmış gibi keskin bir ağrı girdi. Birkaç saniye boyunca ne olduğunu anlamakta zorlandığınız bu garip his, pek çok kişinin yakından tanıdığı, halk arasında ‘beyin donması’ adını verdiği bir durum. Sizce bu durum neden kaynaklanıyor?
Sabah uyanır uyanmaz yapılan ilk işlerden biri diş fırçalamak olsa da, yıllardır birçok kişinin aklını kurcalayan bir soru var. Dişler kahvaltıdan önce mi fırçalanmalı, yoksa kahvaltı bittikten sonra mı?
Ağız ve diş sağlığı ile kadınların anne olabilme ihtimali arasında şaşırtıcı bir bağ bulunuyor. Yapılan güncel çalışmalar, ağız içinde uzun süre devam eden iltihap ve enfeksiyonların sadece diş etlerine zarar vermekle kalmadığını, aynı zamanda üreme sistemini de olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Bu durum, ağız bakımına özen göstermenin genel vücut sağlığının yanı sıra çocuk sahibi olma sürecini de doğrudan destekleyebileceğini ortaya koyuyor.
Bir lokma yemek yerken aniden başlayan yanma hissi, konuşurken batma ve gün boyu süren o rahatsız edici sızı. Aft yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor. Küçücük görünen ağız yaraları bazen günlük hayatı ciddi şekilde zorlaştırabiliyor. Özellikle bayramlar, tatiller ve kalabalık sofralar yaklaşırken ağız içinde çıkan yaralar keyfi bir anda kaçırabiliyor. Peki aft neden ortaya çıkıyor ve evde uygulanabilecek doğal yöntemler gerçekten rahatlama sağlayabiliyor mu?
