Eski dönemlerde bağbozumu sırasında elde edilen üzüm şırasının korunması amacıyla hazırlanan içeceğin, yörede uzun yıllardır bilindiği belirtiliyor. Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de hardaliyenin eski dönemlerde üzüm şırasını korumak amacıyla geleneksel yöntemlerle üretildiğini ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde hardaliyeden söz edildiğinin bilindiğini aktarıyor.
Hardaliyenin hazırlanmasında başta kırmızı ve koyu renkli üzümler olmak üzere farklı üzüm çeşitleri kullanılabiliyor. Üzümler kabukları ve çekirdekleriyle birlikte ezildikten sonra siyah hardal tohumu ve vişne yaprağı ekleniyor. Geleneksel üretimde karışımın belirli bir süre fermantasyona bırakılmasıyla kendine özgü tat ve aroma ortaya çıkıyor. Kırklareli Kültür Portalı, geleneksel yöntemde fermantasyon süresinin genellikle 7–10 gün olduğunu, bazı uygulamalarda bu sürenin 20 güne kadar uzayabildiğini belirtiyor.
Hardaliyeyi benzer üzüm bazlı içeceklerden ayıran en önemli unsurlardan biri ise hardal tohumu. Hardal tohumu içeceğe adını veren karakteristik aromayı kazandırırken, üzümün doğal tatlılığıyla birleşerek farklı bir lezzet oluşturuyor. Geleneksel Kırklareli hardaliyesi ayrıca su ve şeker ilave edilmeden, üzümün kendi suyundan hazırlanmasıyla tanımlanıyor.
Hardaliyenin Kırklareli açısından taşıdığı anlam yalnızca gastronomiyle sınırlı değil. İçeceğin tarihindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırklareli ziyaretiyle ilgili anlatı. Kaynaklara göre Atatürk, 20 Aralık 1930’da Kırklareli’ni ziyaret ettiği sırada hardaliyeden içti, beğendi ve Kırklareli halkından bu içeceğin milli bir içecek haline getirilmesini istedi. Bu anlatı, hardaliyenin kent kültüründeki yerini güçlendiren önemli tarihî unsurlardan biri olarak günümüze kadar aktarıldı.
Bu içecek için önemli bir dönüm noktası da coğrafi işaret tescili oldu. Kırklareli Hardaliyesi, 28 Aralık 2017’de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Böylece geleneksel ürünün belirli üretim özellikleriyle Kırklareli yöresi arasındaki bağ resmî olarak da kayıt altına alınmış oldu.
Bugün hardaliye, bir içecek olmanın ötesinde Kırklareli’nin bağcılık geçmişini, yöresel üretim kültürünü ve tarihî hafızasını aynı şişede buluşturan geleneksel bir değer olarak öne çıkıyor. Üzüm bağlarından gelen aroması, hardal tohumunun kendine özgü tadı ve Atatürk’ün Kırklareli ziyaretiyle ilişkilendirilen hikâyesi, hardaliyeyi Trakya’nın dikkat çeken kültürel miraslarından biri haline getiriyor.

