Aida Burkins adındaki genç kadın, uçak yolculuğunun ardından kulağındaki problemin neye işaret ettiğini fark etti.
Hemet kentinde yaşayan ve iki çocuk annesi olan Aida Burkins’in yaşadıkları Mayıs 2025’te Illinois’e yaptığı yolculuk sırasında başladı. Chicago’ya indiğinde uçuş boyunca hissettiği kulak basıncının hâlâ devam ettiğini fark etti. Normalde yutkununca veya biraz zaman geçince açılan kulakları bu kez bir türlü normale dönmüyordu.
İlk başta bunun uçak yolculuğunun sıradan bir sonucu olduğunu düşündü. Zaten uçuşlarda kabin basıncındaki değişiklikler östaki borusunun basıncı dengelemesini geçici olarak zorlaştırabiliyor. Fakat Burkins’in yaşadığı durum geçici değildi ve sonraki haftalarda giderek daha belirgin hale gelecekti.
Günler geçmesine rağmen Burkins’in kulağı açılmadı. Üstelik yalnızca dolgunluk hissi yaşamıyordu. İşitmesi giderek kötüleşiyor ve kulağındaki çınlama da devam ediyordu. Yaşadığı dönemi anlatırken bütün seslerin kendisine boğuk geldiğini ve çınlamanın bir türlü geçmediğini söyledi.
İlk bakışta kulakla sınırlı gibi görünen şikayetlere zamanla başka değişiklikler de eklendi. Burkins kendisini giderek daha yorgun hissetmeye başladı ve istemeden kilo verdiğini fark etti. Birden fazla doktora başvurdu ve çeşitli testlerden geçti ancak uzun süre şikayetlerinin altında yatan neden bulunamadı.
Kulak şikayetleri devam ederken Burkins’in boğazında kanama başladı. Üstelik kanama oldukça alışılmadık şekilde ortaya çıkıyordu. Genç kadın kanın boğazına aktığını, burnundan ise ancak belinden yaklaşık 90 derece öne eğildiğinde geldiğini anlattı. İşte bu noktadan sonra tablo yalnızca uçuş sonrası geçmeyen bir kulak tıkanıklığı olmaktan çıktı. Burkins yeniden doktorlara başvurdu ve sonunda kanamanın kaynağını araştıran bir doktor önemli bir ayrıntıyı fark etti.
Yapılan değerlendirmede Burkins’in östaki borusunu tıkayan bir kitle olduğu fark edildi. Bunun üzerine acilen kulak burun boğaz uzmanına yönlendirildi. Uzman da bölgedeki kitleyi gördü ve Burkins’in geniz etlerinin ciddi şekilde iltihaplandığını belirledi. Aylar süren doktor ziyaretleri, testler ve belirsizliğin ardından Burkins’in teşhisi Şubat 2026’da kesinleşti. Genç kadında nazofarenks karsinomu vardı. Yapılan görüntülemelerde hastalığın kafatası tabanına yakın boyun lenf düğümlerini de etkilediği bildirildi.
Nazofarenks karsinomu burnun arkasında, boğazın üst bölümünde bulunan nazofarenks dokusundan gelişen bir baş ve boyun kanseri. Burkins’in ilk belirtisinin kulağında ortaya çıkması da aslında tümörün bulunduğu bölgenin anatomisiyle yakından ilişkiliydi.
Nazofarenks karsinomunun erken dönemde fark edilmesi zor olabiliyor çünkü ortaya çıkan şikayetler çok daha sık görülen rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor. Tek taraflı kulak dolgunluğu, işitme azalması ve geçmeyen çınlama bunlardan bazıları. Burun tıkanıklığı, burun kanaması, baş ağrısı ve boyunda kitle de görülebilen diğer belirtiler arasında bulunuyor.
Teşhisin ardından Burkins kemoterapi ve radyoterapi tedavisine başladı. Genç kadının verdiği son bilgilere göre tedavi olumlu ilerliyor ve kanserli alanlar küçülüyor. Doktorlarının tedaviye verdiği yanıttan umutlu olduğunu söyleyen Burkins, kendisinin de kanseri tamamen geride bırakacağı günü bekliyor.

