HABER MERKEZİ – 26 Haziran’da hayatını kaybeden Kadir İnanır’ın 2015 ve 2022 yıllarında hazırladığı üç ayrı vasiyetname, aile içinde tartışmalara neden oldu. Sanatçının mal varlığının büyük bölümünü hayat arkadaşı Jülide Kural’a bıraktığı iddiaları gündeme gelirken, vasiyetnamelerin açılması için görülen dava bazı mirasçılara tebligat ulaşmaması nedeniyle 17 Aralık’a ertelendi.
Yaşanan tartışmaların ardından İnanır’ın yeğenlerinden ve eski şoföründen birbirinden farklı açıklamalar geldi.
GÜL BAKAR: JÜLİDE KURAL’A BİZZAT ŞAHİDİM
Kadir İnanır’ın ablası Elmas Bakar’ın kızı Gül Bakar, dayısının hastalık sürecinde üç yıl boyunca Jülide Kural ile birlikte yanında bulunduğunu belirterek ortaya atılan iddialara tepki gösterdi.
Bakar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kadir dayımın hastalığı süresince, hiçbir kişisel menfaat ya da çıkar gözetmeksizin, 3 yıl boyunca hayat arkadaşı Jülide Kural ile birlikte yanında bulundum. Bu sürecin yakın tanıklarından biriyim. Jülide Kural’ın Kadir İnanır’a gösterdiği özenin, sevginin ve fedakarlığın bizzat şahidiyim. Hastane personeli, doktorlar, hemşireler, bakıcılar, şoförü ve yakın dostları da bu sürecin tanıklarıdır.”

Levent İnanır’ın açıklamalarını da eleştiren Gül Bakar, dayısının hatırasının iddialarla gölgelenmesini kabul etmediğini belirtti.
Bakar, “Keşke bugün bu ithamlarda bulunanlar, Kadir İnanır hayattayken aynı sözleri onun yüzüne söyleme cesaretini gösterebilselerdi” diyerek tepkisini dile getirdi.
LEVENT VE MEFTUN İNANIR’DAN ORTAK AÇIKLAMA
Gül Bakar’ın açıklamasının ardından Levent İnanır, kuzeni Meftun İnanır ile birlikte yeni bir kamuoyu duyurusu yayımladı.
Kadir İnanır’ın en büyük ağabeyinin oğlu olan Meftun İnanır, ailenin büyük çoğunluğunun vasiyetnamelerin hazırlanma koşullarıyla ilgili benzer endişeler taşıdığını belirtti.
Levent İnanır’ın aile sözcüsü olduğunu vurgulayan Meftun İnanır, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Bizim meselemiz mal, mülk veya para değildir. Bizim meselemiz, Kadir İNANIR’ın gerçek iradesinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasıdır.”

VASİYETNAMELERİN HAZIRLANDIĞI DÖNEME DİKKAT ÇEKTİLER
Ortak açıklamada, Kadir İnanır’ın ikinci kez beynine pıhtı atmasından yaklaşık dört buçuk-beş ay sonra, ağır ilaçlar kullandığı bir dönemde düzenlendiği belirtilen vasiyetnamelerle ilgili soru işaretleri bulunduğu ifade edildi.
Aile üyeleri, sanatçının o dönemdeki sağlık durumunun ve iradesinin hukuki çerçevede incelenmesini istediklerini duyurdu.
Açıklamada, “Bu soruların cevabının varsayımlarla değil, somut bilgi ve hukuki incelemeyle ortaya konulmasını istiyoruz.” denildi.
Levent ve Meftun İnanır, 17 Aralık 2026’da görülecek duruşmaya da katılacaklarını bildirdi.

ESKİ ŞOFÖRÜNDEN JÜLİDE KURAL HAKKINDA ÇARPICI İDDİALAR
Aile içindeki açıklamalar sürerken, Kadir İnanır’ın yaklaşık dört yıl boyunca şoförlüğünü yapan Ali Garga da sessizliğini bozdu. Garga, Kadir İnanır’a hastanede kan verdikten sonra Jülide Kural tarafından işten çıkarıldığını iddia etti.
Sabah’tan Tuba Kalçık’ın haberine göre eski şoför, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Kan verdim ve hastaneye geri döndüm. Jülide Hanım ‘Bana sormadan niye kan vermeye gidiyorsun?’ diye bağırdı, işime son verdi. Aslında, Kadir Abi’yi çok sevdiğim, hep onu koruyup kolladığım, sadık olduğum, yalnız bırakmadığım için işime son verdi.”
“KADİR ABİ BENİ GÖRÜNCE AĞLADI”
Jülide Kural’ın hastanede olmadığı zamanlarda Kadir İnanır’ı gizlice ziyaret ettiğini öne süren Ali Garga, sanatçının kendisini gördüğünde ağladığını söyledi.
Garga, “Kadir Abi’nin iradesi yoktu. İradesi olsaydı beni asla işten çıkarmazdı. Yatalaktı, konuşamıyordu bile… Ağladı beni görünce. Çok seviyordu beni.” ifadelerini kullandı.
Kadir İnanır’ın ailesiyle görüşmesinin de Jülide Kural tarafından istenmediğini iddia eden Garga, Levent İnanır’ın ise dayısıyla barıştıktan sonra hastaneye düzenli olarak ziyarete geldiğini savundu.

GÖZLER 17 ARALIK’TAKİ DURUŞMADA
Kadir İnanır’ın vasiyetiyle ilgili tartışmalarda Gül Bakar, Jülide Kural’ın sanatçıya gösterdiği özen ve fedakarlıkları savunurken, Levent ve Meftun İnanır vasiyetnamelerin düzenlendiği koşulların araştırılmasını istiyor. Eski şoför Ali Garga ise sanatçının hastalık sürecine ilişkin farklı iddialar ortaya koyuyor.
Aile içindeki görüş ayrılıkları sürerken gözler, 17 Aralık’ta Beykoz Adliyesi’nde görülecek duruşmaya çevrildi.


