Yaklaşık 15 yüzyıldır ayakta duran mimari başyapıt Ayasofya’da onarım sürerken kubbenin ayrıntıları tekrar gündem oldu. 1500 yıldır ayakta duran kubbenin mimari dizaynının altında ise iki matematikçinin imzası var: İsidoros ve Trallesli Anthemius… Bu iki isim daha evvel hiç kimsenin denemediği bir ölçekte kare bir binanın zirvesine dev bir yuvarlak kubbe yerleştirdi.
DEPREME KARŞI ETKİLİ
Matematikçilerin tahlili şöyle oldu: 4 kavisli üçgen, yükü 4 büyük ayağa aktarıyor. 40 pencere sayesinde kubbe güya havada asılı duruyor. Tarihçi Procopius, kubbe için “altın zincirle gökyüzünden asılıymış gibi” diye yazdı. 1990’larda asıl sırrın harçta olduğu ortaya çıktı. Kireç ve ezilmiş tuğla (Horasan) karışımından oluşan özel harç, yıllar içinde sertleşti, zelzelenin tesirini azalttı.
Mimar Sinan dokunuşu
İSTANBUL’un, fethi sonrası Osmanlı Ayasofya ile yakından ilgilendi. II. Selim, Mimar Sinan’ı Ayasofya’nın bakım ve tamiriyle görevlendirdi. Mimar Sinan, yapının kubbe ve duvarlarındaki çökmeleri onardı.
SON yapılan onarım çalışmalarında ise kubbenin büyük kısmını çevreleyen gri kollayıcı örtü dikkat çekti. Gri örtünün yağış ve mevsimsel kurallara karşı süreksiz müdafaa sağladığı lisana getirildi.

