Prof. Dr. Osman Müftüoğlu da kaleme aldığı yazısında yemek sonrasında kısa süreli yürüyüşün önemine dikkat çekti.
Yemekten sonraki ilk 15 dakika oldukça önemli
Yemek yedikten sonra kan şekeri doğal olarak yükselmeye başlıyor. Özellikle ekmek, pilav, makarna ve patates gibi karbonhidrat içeren yiyecekler tüketildiğinde bu yükseliş daha belirgin olabiliyor. İşte tam bu noktada kısa bir yürüyüş devreye giriyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun aktardığı öneriye göre yemek sonrasında yürüyüşe başlamak için uzun süre beklemeniz gerekmiyor. Sofradan kalktıktan sonraki ilk 15 dakika içerisinde yürümeye başlamak ve yaklaşık 10 ila 15 dakika hareket etmek iyi bir hedef oluşturuyor.
Üstelik hemen hızlı yürümeye başlamanız da şart değil. Midenizde dolgunluk hissediyorsanız önce yavaş adımlarla ilerleyebilir, kendinizi rahat hissettikçe temponuzu artırabilirsiniz. Burada önemli olan yemek sonrası uzun süre hareketsiz kalmak yerine vücudu hafifçe çalıştırmak.
10 dakika yürümek bile fark yaratabiliyor
Kan şekerini dengelemek için mutlaka uzun yürüyüşler yapılması gerektiğini düşünüyorsanız bu bilgi hoşunuza gidebilir. Tip 2 diyabetli kişiler üzerinde yapılan bir araştırmada, her ana öğünün ardından 10 dakika yürüyen kişilerin yemek sonrası kan şekeri kontrolünde, günlük 30 dakikalık yürüyüşünü belirli bir öğüne bağlamayan kişilere göre daha iyi sonuçlar elde edildi.
Bunun nedeni aslında oldukça basit. Yemek sonrasında hareket ettiğinizde bacak kaslarınız çalışmaya başlıyor ve enerji için kandaki glukozdan yararlanıyor. Böylece yemekle birlikte yükselen kan şekerinin daha kontrollü seyretmesine yardımcı olunabiliyor.
Üstelik başlangıçta 10 dakika bile yürümek zor geliyorsa 5 dakikayla başlayabilirsiniz. Zaman içerisinde bu süreyi 15 veya 20 dakikaya çıkarmak mümkün. Önemli olan bir gün çok uzun yürüyüp ertesi gün hiç hareket etmemek yerine bu alışkanlığı günlük yaşamın parçası haline getirmek.
Yemek sonrasında yürüyüş denildiğinde aklınıza tempolu spor yürüyüşleri gelmesin. Özellikle yeni yemek yemişken kendinizi zorlamak yerine hafif veya orta tempoda hareket etmek yeterli olabiliyor. Yürürken rahatça konuşabiliyorsanız ve nefes nefese kalmıyorsanız uygun bir tempoda ilerliyorsunuz demektir. Koşmak, yokuş çıkmak veya ter içinde kalmak gerekmiyor. Hatta dışarı çıkma imkanınız yoksa evin içerisinde, koridorda veya odalar arasında yürümek bile hareketsiz oturmaktan daha iyi bir seçenek olabilir.
Sabah kahvaltısından sonra mı, öğle yemeğinde mi yoksa akşam yemeğinin ardından mı yürümek daha faydalı? Aslında her ana öğünün ardından kısa bir yürüyüş yapmak kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabiliyor.

