Yalova’da altıncı kattaki evinin penceresinden düşerek şüpheli şekilde yaşamını yitiren Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.
Yalova’da sanatçı Güllü’nün ölümüne ilişkin görülen davada duruşma devam ederken, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter savunmasında hakkındaki çeşitli iddialara yanıt verdi. Gülter, Sultan’a baskı yaptığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini söyledi. Duruşmada Gülter’e yönelik öne sürülen ses kaydının ardından avukatlar arasında tartışma yaşanırken, Gülter’in avukatı Merve Uçanok, kaydın yasa dışı delil olduğunu savundu.
Gülter, kendisi hakkında kaçma ihtimali bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin, “Benim pasaport başvurum yok. O yüzden kaçma gibi bir durumum olmaz” dedi. Tutuklanacağı yönünde kendisine baskı yapıldığına ilişkin de konuşan Gülter, annesiyle ve çevresindeki kişilerle yaşanan bazı olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Annesinin, Kervan ile resmi nikahlı olması nedeniyle ikinci bir çocuk sahibi olmasını istemediğini belirten Gülter, “Annem kızına bir ev al, garantisi olsun dedim. Kervan yanlış anladı, bunu benden annem istedi” ifadelerini kullandı.

Gülter, Sultan’a baskı yaptığı yönündeki iddiaları da reddederek, “Sultan’a baskı yaptığım iddialarını kabul etmiyorum” dedi. Annesi ile Çiğdem arasında yaklaşık bir yıldır tartışmalar yaşandığını ancak görüşmeye devam ettiklerini belirten Gülter, “Aracı beni tutuyorlardı” dedi.
Duruşmada annesinin alkol kullanımıyla ilgili de konuşan Gülter, “Annem çok alkol içerdi, dengesini kaybederdi” ifadelerini kullandı. Annesinin daha önce birden fazla kez düştüğünü, kendisinin de hastaneye götürdüğünü belirten Gülter, alkol nedeniyle müdahale edilmediğini söyledi.
“KOŞ” DEDİKTEN SONRASINI HATIRLAMIYORUM
Gülter, olay gecesine ilişkin sorular üzerine ise “Koş dedikten sonrasını hatırlamıyorum” dedi.
Eski erkek arkadaşı Gökhan ile ilgili de konuşan Gülter, “Gökhan eski erkek arkadaşımdı. Benden sonra Sultan ile birlikte olmuş” ifadelerini kullandı.
Duruşmada ayrıca Sultan’ın evinde telefonun sıfırlanıp sıfırlanmadığı da sorulan Gülter, “Irak’tan geldi, telefon sıfırlanmadı. Bana kimse talepte bulunmadı. Sultan’ın da sıfırlandığını bilmiyorum” yanıtını verdi.
SES KAYDI TARTIŞMASI YAŞANDI
Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’e yönelik öne sürülen bir ses kaydı da gündeme geldi. Gülter’e kayıtta yer aldığı belirtilen “Artık dayanamıyorum, itiraf edeceğim” şeklindeki sözler soruldu.
Bunun üzerine Gülter’in avukatı Merve Uçanok, söz konusu ses kaydının yasa dışı elde edilmiş bir delil olduğunu ve görüntü bulunmadığını öne sürdü. Konu üzerinden mahkeme salonunda avukatlar arasında tartışma yaşandı.
Yaşanan tartışmanın ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Duruşma devam ediyor.

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda “Güllü” olarak tanınan Gül Tut’un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ilk kez hakim karşısına çıktı.
Duruşmada savunmasını yapan Gülter, yaklaşık 10 aydır zor bir süreç geçirdiğini belirterek, “Her şeyim paylaşılıyor. Bundan çok rahatsızım” dedi. Olay günü Sultan Nur Ulu ile birlikte dışarı çıktıklarını anlatan Gülter, yeni çocuk için bakıcı aradıklarını, daha sonra annesinin bakıcı bulduğunu söylediğini ifade etti. Gülter, merkezde bakıcıyla görüşmelerinin ardından Sultan ile Yalova’daki evlerine döndüklerini anlattı.
Evde annesiyle günlük yaptıkları şeyleri konuştuklarını belirten Gülter, dışarı çıkmak istediğini ancak annesinin istemediğini söyledi. Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, “Şarap açtı annem” dedi.
Gülter, bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini ve annesinin buna tepki gösterdiğini belirterek, “Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı. Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk” ifadelerini kullandı.

Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini söyleyen Gülter, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini, bu sırada Kervan Eminoğlu ve Çiğdem abla ile telefonla konuştuğunu anlattı.
Gülter, annesinin odaya girdiğini ve kendileriyle oynadığını belirterek, olay anını ise şöyle anlattı; “Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim.”
“ANNEM ALKOL ALDI”
Olay gecesi annesinin alkol aldığını da belirten Gülter, “Olay günü annem alkol aldı. Zeminde odamızda herhangi bir ıslaklık hissetmedim” dedi. Gülter, olay sırasında Sultan Nur Ulu’nun aynaya baktığını da ifade etti.
“ALEYHİME OLAN BEYANLARI KABUL ETMİYORUM”
Savunmasında Kervan Eminoğlu ile ilişkisine de değinen Gülter, 2024 yılından beri ilişkilerinin bulunduğunu ve annesiyle en ufak tartışması olduğunda dahi Eminoğlu’na mesaj attığını söyledi.
Gülter, Eminoğlu’na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili ise “Mesajları bir anlık sinirle attım. Dilimizin kemiği yoktu” dedi.
Hakkındaki suçlamaları ve aleyhindeki beyanları kabul etmediğini belirten Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi hakkında baskı altında beyanda bulunduğunu öne sürerek, “Sultan’ı baskı altındaydı, o yüzden bu beyanda bulunmuştur. Ben de karakolda çok baskı gördüm” ifadelerini kullandı.

Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun yanı sıra Ulu’nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı.
Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.
Tut’un ölümüyle ilgili Gülter’in eski nişanlısı Kervan E. de “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.
İDDİANAMEDEN
İddianamede, maktul Tut’un 26 Eylül 2025’te saat 01.26’da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter’e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtilmişti.
Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının “Hadi görüşüürüüüz” dediğinin değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, söz konusu sesin sanık Gülter’e ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmişti.
İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı hatırlatılan iddianamede, Ulu’nun ifadesinde Tut’un yüzünün pencereye dönük halde bulunduğu sırada Gülter’in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği kaydedilmişti.
Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise “Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini” ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verilen iddianamede savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirmişti.
Gülter ve Ulu’nun olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları, görüşmede Ulu’ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter’in ise araya girerek “Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem.” dediği belirtilmişti.
İddianamede, şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği destekleyici deliller arasında gösterilmişti.
Cumhuriyet savcısı iddianamede, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.

