Close Menu

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Sıcak Haberler

    Kulağı 20 yıl önce yeşile döndü! Röntgen sonucu şaşırtıcı: ‘İçeride kalmış’

    19 Eylül 2026

    Dağılmayan ve açılmayan sarmanın sırrı! Mutfakta zaman kazandıran püf noktaları

    19 Eylül 2026

    Fesleğen tohumu içeceklere nasıl eklenir? Güvenli ve pratik kullanım yöntemi

    19 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    CinsaberCinsaber
    19 Eylül 2026, Cumartesi
    Son Haberler:
    • Kulağı 20 yıl önce yeşile döndü! Röntgen sonucu şaşırtıcı: ‘İçeride kalmış’
    • Dağılmayan ve açılmayan sarmanın sırrı! Mutfakta zaman kazandıran püf noktaları
    • Fesleğen tohumu içeceklere nasıl eklenir? Güvenli ve pratik kullanım yöntemi
    • Çay saatinin yeni yıldızı olacak! Bayat kekle yapılan şaşırtıcı dönüşüm tarifleri
    • ‘Vanlı Kara Haydar’ ile Çağla Öz’ün altın oyunu! Bilirkişi raporunda 97 parçanın 76’sı sahte çıktı
    • Al yazmanın Haysiyet’i
    • Kadir İnanır’ın üç vasiyeti için tarih belli oldu! Mirasıyla ilgili detaylar netleşecek
    • Osmanlı’dan günümüze gelen en tatlı lezzet: Acı badem kurabiyesi! Orijinal tarif
    • Anasayfa
    • Son Dakika
    • Cinsel Sağlık
    • İlişkiler
    • Aile
    • Yaşam
    • Astroloji
    Cinsel Sağlık Tarama Testi
    CinsaberCinsaber
    Home»Genel»Dron kullanarak çobanlık yapıyor! ‘Müzik dinlemek yerine kaval çaldığımızı düşünüyorlar’
    Genel

    Dron kullanarak çobanlık yapıyor! ‘Müzik dinlemek yerine kaval çaldığımızı düşünüyorlar’

    cinsaberBy cinsaber19 Eylül 2026Yorum yapılmamışOkuma Süresi: 7 Dakika
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp Email

    Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr – Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Toprakkale köyünde yaşayan 28 yaşındaki genç çoban İsmail Akkaş, teknolojiyle geleneksel hayvancılığı bir araya getirerek dikkat çekiyor. Dört kardeşin en küçüğü olan, yaklaşık 8 yıldır evli ve iki çocuk babası genç, çocukluğundan bu yana ailesinin mesleği olan hayvancılığın içinde. Ancak onun çobanlığı, yıllar önce büyüklerinden öğrendiği yöntemlerle sınırlı değil. Sarp dağlarda yüzlerce koyunun peşinden kilometrelerce yürümek yerine artık sürüsünü dron ile gökyüzünden takip ediyor.

    ‘SAKSAĞAN KUŞLARINDAN İLHAM ALIP DRON KULLANMAYA BAŞLADIM’

    ‘Ata, dede mesleğimiz olduğu için küçük yaştan bu zamana bu işin içindeyiz’ diyen İsmail, “Bu işin içinde büyüdüm ve hala da devam ediyoruz. Çocukluğumdan bu yana bir kuş gibi hep uçmak isterdim. Bir tepeden bir tepeye kolayca gitmek hayalimdi. Etrafı ve koyunlarımı yükseklerden izlemek, görmek isterdim. Dronu bu yüzden kullanmayı çok öncelerden düşünmüştüm aslında. Eşimle koyunları otlatırken çay yapıp bir şeyler yiyeceğimiz zamanlarda, uzaklaşan koyunları birimizin gidip döndürmesi gerekiyordu. Ben de eşime kıyamadığım için hep ben gidip döndürüp gelirdim. Eşime ben gelene kadar ekmek yemesini söylerdim ama her seferinde o da yemez beni beklerdi. Ben de ‘Merak etme bir gün oturduğumuz yerden sürümüzü takip edip döndürebileceğiz diyordum.’ Hayalim gerçek oldu” şeklinde konuştu.

    Dron kullanmasının arkasındaki saksağan hikâyesini sorduğumuz İsmail, “Sürümü otlatırken bir yandan da çay demlemiştim. Sürümün bir hayli uzaklaştığını gördüm. Ben de o gün her zamanki günlerden daha çok yorulmuştum. Şimdi onların gittiği yere gidip döneceğim, gitsem, gelsem çayım da soğuyacak, zaten de yorgunum diye düşünüyordum. Ne yapabilirim diye düşünürken koyunlarımın tepenin arka yamacını aşacağı sırada birden saksağan kuşlarının sürümü ürkütüp yönünü değiştirdiğini fark ettim. Ben de dron kullanarak aynı mantıkla sürümü döndürebilir miyim diye aklımdan geçirdim” dedi ve ekledi:

    “Dron öncesinde sürekli sürümün peşinde saatlerce yürürdüm. Bazen rahat rahat bir ekmek, bir bardak çay bile yiyemez, içemezdim. Engebeli arazide sürekli yürümekten kaynaklı dizlerimde menisküs yırtığı oluştu. Arazi sarp ve engebeli olduğu için çoğu yerde zorlanarak yürürdüm. Benim yaptığım işin en zor kısmı sürekli yürümek zorunda olmak. Bu yüzden dron kullanmak benim işimdeki en zor kısımlarda elim, ayağım, gözüm oldu diyebilirim. Sağlık yönünden de bana katkısı oldu. Menisküs yırtığımın ameliyatsız geçmeyeceği söylenmişti. Şimdi eskisi gibi sürekli gezmek zorunda değilim, böyle olunca diz ağrılarım nerdeyse tamamen geçti. Ameliyat olmadım, sadece aklımı kullanıp bir teknoloji ürününü doğru bir şekilde kullanarak diz ağrılarımdan da kurtuldum diyebilirim.”

    ‘İLK KEZ DRON KULLANDIĞIMDA KOYUNLARIN ŞAŞKINLIĞI BENİ ÇOK MUTLU ETMİŞTİ’

    ‘Dron uçmaya başladığında bizim göremediğimiz veya saatlerce yürüyerek gidemeyeceğimiz yerlere gidip kuş gibi yükseklerden bakıp hayvanı kolaylıkla görebiliyor’ diyen İsmail, “Etrafta olabilecek tehlikeli bir durumunda kuş bakışı yardım alarak ona göre hızlı tedbir alabiliyorum. Büyük ölçüde çobanlığın yükünü azaltıyor. Saatlerce peşinden yürümüyoruz. Tek sorumluluk ve yapmamız gereken dron bataryalarının dolu olmasına özen göstermek” bilgisini paylaştı.

    Dronu sürünün üzerinde ilk kez uçurduğunda hayvanların hepsinin şaşkınlıkla baktığını söyleyen İsmail, “Koyunların şaşkınlığı beni ayrıca mutlu etmişti.  Bir de dron kullanırken Erzurum’un engebeli, zorlu arazilerini kolaylıkla aşıyoruz. Böylelikle zamandan da tasarruf etmiş oluyoruz. Arazi engebeli olduğu için ve sürüme yakın alçak uçuş yapmam gerekiyor. Her an, inişli çıkışlı olan bir dağa, tepeye veya bir ağaca çarpma ihtimali çok yüksek. Düz arazide dron uçurmak gibi değil. Kullanmak zor ama bizim için önemli” şeklinde konuştu.

    ‘ÇOBANLIK İŞİNDE TEKONLOJİ OLMAZ DİYENLER ÇOK OLDU’

    Dronun eksik hayvanı tespit etme konusunda da kendisine yardımcı olduğuna değinen İsmail, “Genellikle sürü birlikte yayılır ama hasta veya ayağı aksayan, sürünün arkasında kalan bir koyun olup olmadığına da bakmamız gerek. Sürünün peşinde olup olmadığını, bir yerde kalma ihtimalini dron ile kontrol edip, kalmışsa yerini tespit ediyorum. Sonra da gidip koyunumuzu o bölgeden alıp sürümüze katıyoruz. Bu anlamda da bize çok yardımcı oluyor. Ancak etrafımda teknoloji çobanlıkta kullanılmaz diyenler de oldu. Hiç kimse bu mesleğin bu kadar kolaylaşabileceğine inanmıyordu. Diğer çobanlar da ‘Biz çobanız ne işimiz var teknolojiyle’ gibi şeyler söylediler” dedi ve ekledi:

    “Çobanlık işinde teknoloji olur mu, ‘kafanda kuruyorsun’, ‘bir işe yaramaz, senin yerini alamaz’ ‘çoban kim teknoloji kim’ dediler. Ben şimdi sadece ilaç verme işlemini yapıyorum. Kırkma yapmanın da makinesi var artık. İnsanlara teknoloji dendiği zaman akla ilk gelen şeyler şehirlerdeki bilgisayarlar ve tabletler oluyor. Oysa teknoloji, en sarp arazide, en görünmeyen uç noktada bile doğru kullanıldığında hayatımızı kolaylaştırabilir. Benim öncülüğümle tekrar hatırlamış oldular bunu. Ayrıca sosyal medyada tanındıktan sonra, köyde koyunlarımı otlatırken bir araba çıkıp geliyor bir de bakıyoruz ki takipçilerimiz. Şehre iniyorum, şehirde girdiğim bir markette, yolda mağazada beni tanıyorlar. Sen ‘Teknoçoban değil misin’ diyorlar, bu da beni çok mutlu ediyor.”

    ‘İNSANLAR, ÇOBANLARIN MÜZİK DİNLEMEK YERİNE KAVAL ÇALDIĞINI DÜŞÜNÜYOR’

    Sosyal medya sayesinde çobanlık mesleğinin insanların gözündeki algısının değiştiğini de söyleyen İsmail, “İnsanlar, çobanlığın en eski usullerle devam etiğini, müzik dinlemek yerine kaval çaldığımızı falan düşünüyorlardı. Ama teknoloji ve sosyal medya sayesinde bunu insanlara gösterebildik. Bu güzel mesleğin daha güzel ve kolay olabileceğini herkes görmüş oldu. Gençlerin de birçoğu artık köylerde kendi işlerinin başında olmak istiyorlar. İşleri kolay şekilde yapmaları için teknolojiden faydalanabileceklerinin farkındalar. Bunda sosyal medyanın da rolü büyük. Orada da bu işlerin daha kolay pratik yapıldığını görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

    ‘Eskiden insan gücü kullanılan şeylerin yerini teknoloji aldı’ diyen İsmail, “Dedelerinden ‘köy hayatı zordur, köyde ne işiniz var’ düşünceleri teknolojinin de ilerlemesiyle artık herkesin yapabileceği bir iş haline geldi. Bunları gören gençlerin de köylerine dönüş yapacağını düşünüyorum. Öyle ki ben de işlerimi daha ileriye taşımak istiyorum. Bir gün ‘akıllı sürü’ sistemi kurmayı hedefliyorum. Çok güzel akıllı sürü sistemi ve bir çok proje var ama tek başıma yapmam imkansız. Yeterli desteği gördüğüm zaman faydalı olacağıma inanıyorum” şeklinde konuştu.

    ‘TEKNOLOJİ İLERLEDİKÇE ÇOBANLIK MESLEĞİ DE DEĞİŞECEK’

    Çobanlık mesleğinin 20 yıl sonra bugünkü halinden ne kadar farklı olabileceğini sorduğumuz İsmail, “Teknoloji ilerledikçe çobanlar, ahırlarının kapılarına bile dokunmadan hayvanlarını otlatacağı meraya gönderip, tehlikesiz bir şekilde belirlediği alanlarda otlatıp tekrar tek tuşla ahıra geri döndürebilecekler bence. Hatta belki koyunları, meraya götürüp otlatıp gerekirse hasta olana İğnesini vuran insansı robotlar bile olabilir. Bu nedenle 20 yıl sonra artık ‘Çoban bulamıyoruz’ lafları da raflara kalkacaktır diye düşünüyorum” bilgisini paylaştı.

    ‘Çobanların ne olayı ne de anısı biter’ diyen İsmail, “Hiç unutamadığım bir olay var. Hem mutlu olduğum hem de korktuğum bir olaydı. Henüz dron almadığım dönemde, keçim kaybolmuştu. Her yeri aradım ama bir türlü bulamadım. Tepenin bir yamacında keçimin boynuz, kulak ve kafa kısmını gördüm. Çok sevindim, sıcaktan uyuyor diye düşündüm. O kadar acele davrandım ki koşarak yanına gittim. Ama gördüğüm manzara hiç hoş değildi. Çünkü, keçim tepedeki oyuğun önünde duruyor ama maalesef boyun kısmından aşağısı yoktu. Bir kısmı da aşağı oyuğa doğru sarkmıştı. Tam bu sırada köpeklerim beni fark etti ve bana doğru koşmaya başladılar. Keçimin kalan kısmını çekmeye çalıştım ama bir yere takılmış gibi gelmedi. Kulağıma da hafiften mırıltı sesleri geliyor ama bana yaklaşan köpeklerimden geldiğini düşünüyorum. Biraz oyuğa doğru eğildim nereye takılmış gelmiyor diye bakarken koskoca 1 çift gözün bana baktığını gördüm ve onun ayı olduğunu anladım. İlk defa bu kadar yakın bir mesafede karşılaştım ve çok korkmuştum. Belki o gün köpeklerim olmasaydı hayatımda gördüğüm en son şey o bir çift göz olabilirdi” bilgisini paylaştı.

    ‘UYURKEN İPİN BİR UCUNU KOYUNA, DİĞER UCUNU KOLUMA BAĞLIYORUM’

    Teknolojiyi kullanırken bir yandan da geleneksel çobanlık yöntemlerini kullandığını dile getiren İsmail, “Bızbent denilen şeyi kullanıyorum mesela. Bızbent, gece dağlık arazide koyunların yatarken yanında uyuyacağım zaman bir ipin ucunu halka yapıp koyunun boynuna, bir ucunu ise kendi koluma bağlayıp uyuyorum. Eğer sürü gece kalkıp giderse koyun bağladığım iple beni uyandırıyor” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Sosyal medyada beni izleyen ve ‘Ben de çobanlık/hayvancılık yapmak istiyorum’ diyen gençlere de birkaç şey söylemek isterim. Düşünmek, heves etmek o işi yapmanın ilk adımıdır ve ilk adım her zaman yolun sonuna kadar ilerlemenizi sağlar. Gençler teknolojiden faydalanarak bu işi yapıp, kendi sistemlerini kurabilirler. Yıllar geçtikçe yapay zekanın şehirdeki gençlerin, insanların elinden bir çok işi alacağını düşünüyorum. Bu yüzden, isteyen ve heves eden gençler, bir an önce köye dönüp hayvancılığa başlamalı. Bu, ülkemiz için de çok önemli.”

    Post Views: 3
    Çoban Dron Genel İş İsmail Teknoloji

    Benzer Haberler

    Kulağı 20 yıl önce yeşile döndü! Röntgen sonucu şaşırtıcı: ‘İçeride kalmış’

    19 Eylül 2026

    Dağılmayan ve açılmayan sarmanın sırrı! Mutfakta zaman kazandıran püf noktaları

    19 Eylül 2026

    Fesleğen tohumu içeceklere nasıl eklenir? Güvenli ve pratik kullanım yöntemi

    19 Eylül 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    İlginizi Çekebilir
    Genel

    Kulağı 20 yıl önce yeşile döndü! Röntgen sonucu şaşırtıcı: ‘İçeride kalmış’

    By cinsaber19 Eylül 20260

    Kulağında oluşan yeşil lekeyle yaklaşık 20 yıl yaşayan Matt Aitia, bunun yalnızca yara dokusu olduğunu düşünüyordu. Yıllar boyunca farklı doktorlardan da benzer açıklamalar duyduğunu söyleyen 29 yaşındaki Kanadalı film yapımcısı, sonunda durumuyla yaşamayı kabullendi. Ta ki sıradan bir dişçi kontrolünde çekilen panoramik röntgen çektirene kadar.

    Dağılmayan ve açılmayan sarmanın sırrı! Mutfakta zaman kazandıran püf noktaları

    19 Eylül 2026

    Fesleğen tohumu içeceklere nasıl eklenir? Güvenli ve pratik kullanım yöntemi

    19 Eylül 2026

    Çay saatinin yeni yıldızı olacak! Bayat kekle yapılan şaşırtıcı dönüşüm tarifleri

    19 Eylül 2026
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • YouTube
    Sizin için Seçtiklerimiz

    Kulağı 20 yıl önce yeşile döndü! Röntgen sonucu şaşırtıcı: ‘İçeride kalmış’

    19 Eylül 2026

    Dağılmayan ve açılmayan sarmanın sırrı! Mutfakta zaman kazandıran püf noktaları

    19 Eylül 2026

    Fesleğen tohumu içeceklere nasıl eklenir? Güvenli ve pratik kullanım yöntemi

    19 Eylül 2026

    Çay saatinin yeni yıldızı olacak! Bayat kekle yapılan şaşırtıcı dönüşüm tarifleri

    19 Eylül 2026

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Demo
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Cinsaber, yaşama, ilişkilere, sağlığa ve aileye dair en güncel haberler, makale ve tavsiyeleri okuyucularına ulaştırmak için burada.

    Bize Ulaşın: bilgi@cinsaber.com

    Bizim Seçtiklerimiz

    Beğenilen dizilerin aranan yüzü Gökmen Kasabalı köyüne yerleşti: Şimdi bahçesinde hasat yapıyor

    18 Eylül 2026

    Maaşı geride bırakıp dünya turuna çıktılar! İki öğretmen bir yıl boyunca yollarda: ‘Koltuk takımı parasına…’

    18 Eylül 2026

    Kadınların iş hayatındaki görünmeyen yükü! 7 yıldan uzun sürebiliyor, menopozun bilinmeyen yüzü

    17 Eylül 2026
    Uyarı:

    Sitemizde yer alan haber, makale, metin ve diğer medya içeriklerinin tamamı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi tavsiyesi niteliği taşımaz.

    © 2026 Cinsaber. Tüm hakları saklıdır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.