Close Menu

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Sıcak Haberler

    Viyana’dan Ankara ve İstanbul sahnelerine

    10 Ekim 2026

    Erzincan’da sarsıntı oldu!

    10 Ekim 2026

    Türkiye’nin en çok boşanan ilçesi

    10 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    CinsaberCinsaber
    10 Ekim 2026, Cumartesi
    Son Haberler:
    • Viyana’dan Ankara ve İstanbul sahnelerine
    • Erzincan’da sarsıntı oldu!
    • Türkiye’nin en çok boşanan ilçesi
    • İş yerinde her iletisi okumak artık yasak: Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor
    • Çamaşır suyu ve yumuşatıcı tuzağı! Mikrofiber bezlerin ömrünü uzatmanın yolları
    • Buzdolabı her gıdaya yaramıyor! Tazeliği korumak isterken yapılan gizli hatalar
    • Herkes ‘sarhoş’ dedi Farah Zeynep Abdullah açıkladı
    • Son dakika… İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’e mesken mahpusu kararı…
    • Anasayfa
    • Son Dakika
    • Cinsel Sağlık
    • İlişkiler
    • Aile
    • Yaşam
    • Astroloji
    Cinsel Sağlık Tarama Testi
    CinsaberCinsaber
    Home»Genel»Yemen iç savaşı neden yeniden alevlendi? ‘Kimsenin kaybedecek bir şeyi yok!’
    Genel

    Yemen iç savaşı neden yeniden alevlendi? ‘Kimsenin kaybedecek bir şeyi yok!’

    cinsaberBy cinsaber18 Eylül 2026Yorum yapılmamışOkuma Süresi: 6 Dakika
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp Email

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Uzun yıllardır iç savaş halinde olan Yemen’de çatışmalar bir süredir düşük yoğunluklu devam etmiş olsa da son günlerde yeniden alevlendi. Halihazırda iç savaşın taraflarından birinin İran destekli Husiler, diğerinin ise Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti olması nedeniyle ülkede tırmanan gerilim; mevcut askerî ve politik tablo doğrultusunda tüm bölgeyi, hatta belki de tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Uzmanlara göre mevcut gelişmeler doğrultusunda tüm taraflar çatışmaları şiddetlendirmek için güçlü gerekçelere sahip. Peki Yemen’de şu anda tam olarak ne oluyor? Uzmanların ifadesiyle Yemen’deki grupların tamamı neden çatışmaları tırmandırmak için ‘yeterli’ gerekçeye sahip? 

    İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti arasındaki gerilim son dönemde ciddi şekilde tırmandı. Suudi Arabistan’ın Husi bölgelerine yönelik hava saldırılarına karşılık Husiler, Suudi petrol tesislerini hedef aldı. Öte yandan İsrail’in Gazze ve İran’a yönelik saldırıları sonrası harekete geçen Husiler, Babülmendep Boğazı’ndaki trafiği kontrol altına alarak İsrail bağlantılı gemilerin geçişini yasakladı. ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması ise Babülmendep’i küresel enerji ticaretinin merkezine yerleştirdi. Husilerin bölgedeki baskısının artmasıyla birlikte kriz, doğrudan tüm dünyayı etkileyen uluslararası bir boyuta taşındı. Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen Güney Geçiş Konseyi isimli grubun dağılmasıyla birlikte de ülke, Husiler ve Yemen hükümeti arasında iki parçaya bölünmüş şekilde kaldı.

    HUSİLER KIZILDENİZ KIYILARINI KONTROL ALTINA ALDI 

    Arap Baharı kapsamında başlayan gösterilerin ardından İran tarafından desteklenen Husiler, 2014’te Yemen hükümetini devirerek başkent Sana’yı ele geçirdikten sonra iktidara geldi. Husilerin Sana’yı ele geçirmesinin ardından Suudi Arabistan, Husilerin idaresinde olan bölgelere yönelik şiddetli bir hava bombardımanına başladı. 2022 yılında sağlanan ateşkesin ardından durum nispeten durağan bir hal almış olsa da Husilerin kontrolündeki bölgeye uygulanan baskı devam etti. Husilerin dış dünya ile tek bağlantısı Yemen’in batısında, Kızıldeniz sahilinde bulunan Hudeyde Limanı oldu. Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihindeki İsrail’e yönelik ‘Aksa Tufanı Operasyonu’ hamlesinin ardından İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını şiddetlendirmesiyle birlikte Husiler, Babülmendep Boğazı’ndaki trafiği kontrol altına alarak İsrail bağlantılı gemilerin geçişini yasakladı ve İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştirdi. İsrail’in İran’ı hedef aldığı ’12 Gün Savaşı’ sırasında bu durum daha da tırmandı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılarının ardından ise zirve noktaya ulaştı. 

    Uzmanlara göre Husilerin, mevcut çatışmaların şiddetlenmesi halinde kaybedecek çok az şeyi bulunuyor. İran destekli güçler Suudi Arabistan’a baskı uygulayarak, Husi liderlerin gruba daha fazla güç kazandırabilecek siyasi tavizler elde etmesini umuyor. Bu kapsamda Husiler; kontrol ettikleri bölgelere yönelik ablukanın kaldırılmasını, Suudi Arabistan’ın Yemen’den çekilmesini ve Riyad’ın iç savaşın taraflarından biri olan Yemen hükümetine desteğini kesmesini istiyor. The New York Times gazetesine konuşan Yemenli araştırmacı ve politika danışmanı İbrahim Celal, Husilerin idare ettikleri topraklarda karşılaşılan sorunlardan Suudi Arabistan’ı sorumlu tuttuklarını belirterek “Husilerin gerilimi azaltmak için hiçbir nedenleri yok” dedi. 

    Son yaşanan çatışmaların ardından Husi milisleri, Kızıldeniz’deki hayati öneme sahip Mocha şehrinin kontrolünü ele geçirdiklerini duyurdu. Mocha’ya ek olarak Kızıldeniz’de stratejik noktalarda bulunan Perim ve Zuraq adalarının da kontrolü Husilere geçti. Yaşanan bu gelişmenin ardından İran destekli güçlerin Babülmendep Boğazı’ndaki gemi trafiğini etkilemeye yönelik baskılarının daha da artacağı bu durumun İran ve ABD arasında yaşanan gerilimi de etkileyecek potansiyele sahip olduğu ifade ediliyor. Tüm bu gelişmeler Hürmüz Boğazı’nda yaşanan mevcut gelişmelerin üzerine gelmesi nedeniyle brent petrolün varil fiyatı yeniden 100 doların üzerine çıktı. Uzmanlara göre son yaşanan bu gelişmeler Husiler ve İran için büyük bir zafer anlamına geliyor. Middle East Eye’a konuşan deniz güvenliği çalışma grubu yöneticisi Corey Ranslem “Husiler, Babülmendep’in tam kontrolünü ele geçirmeye bir adım daha yaklaşmalarını sağlayan bir askeri zafer elde ettiler. Bence bu durum, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda kontrolü ele geçirmesinden daha kolay olacak çünkü ABD’nin bölgede somut askeri varlıkları yok” dedi.

    YEMEN HÜKÜMETİ HAKİMİYET ALANINI GENİŞLETMEK İSTİYOR 

    İç savaşın bir diğer tarafı olan ve uluslararası kuruluşlar tarafından da tanınan Yemen hükümetinin temel motivasyonu ise ülke genelinde kontrolü yeniden sağlamak. Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetinin mali ve askerî konularda Riyad’a bağımlı olduğu biliniyor. Ancak Husilerin sert direnişi nedeniyle Yemen hükümeti uzun süredir ülke genelinde hakimiyet kurmakta zorlanıyor. The New York Times gazetesine konuşan ve Uluslararası Kriz Grubu isimli düşünce kuruluşunda Yemen üzerine çalışmalar yürüten Ahmed Nagi, Suudi Arabistan’ın öncelikli amacının yakın zamana kadar mevcut krizi tırmandırmamak olduğunu ifade ederek “Uzun bir süre boyunca Yemen hükümetini baskılayan taraf Suudilerdi; çünkü öncelikleri krizi sınırlandırmak ve tırmanmasını engellemekti” dedi. 

    Ancak bu tablo 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın ardından değişti. İran’ın, kendisine yönelik hamlelerin ardından Orta Doğu genelinde bulunan ABD üsleri ve enerji tesislerini hedef alması, hemen ardından Husilerin de benzer adımlar izlemesiyle Yemen’deki mevcut durum da şekil değiştirmeye başladı ve Suudi Arabistan’ı tehdit edecek bir boyuta ulaştı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan arasında yaşanan gerilim sonucunda Yemen’de BAE destekli Güney Geçiş Konseyi dağılıp Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetine dahil olunca ülkede sadece İran ve Suudi Arabistan destekli yapılar kaldı; bu durum da sıcak çatışma ihtimalini daha da artırdı. 

    Ülkedeki çatışmalar geçtiğimiz günlerde Yemen hükümetine bağlı güçlerin Husilerin kontrolündeki Sanaa’yı ele geçirmeye yönelik saldırılarıyla birlikte şiddetlendi. Yaşanan bu tırmanış, Birleşmiş Milletler’in 2022 yılında büyük çatışmaları sona erdiren ateşkesinden bu yana ülkede yaşanan en ciddi kriz haline geldi. Yemen hükümetine bağlı güçler, Kızıldeniz kıyısında yaşanan toprak kayıplarının ardından mevzi değiştirerek yeni bir savunma hattı oluşturuyor.

    ABD, İRAN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTTIRMAK İSTİYOR 

    Yemen’deki çatışmalar, halihazırda İran ile gerilim içinde olan ABD için de kritik bir öneme sahip. Husilerin İran tarafından desteklendiği biliniyor ve bu güçlerin Kızıldeniz’deki gemi trafiğini tehdit etmesi, Hürmüz Boğazı’nın da kapalı olması nedeniyle ABD ve dünyanın geri kalanı için enerji tedariki başta olmak üzere birçok alanda aksamalara yol açıyor. Şubat ayında başlayan ABD-İran savaşından bu yana, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olan Suudi Arabistan, İran’ın fiilen abluka altına aldığı Hürmüz Boğazı’nı baypas etmek için Kızıldeniz rotasına yönelmiş durumda olsa da bu bölgede de Husilerin varlık göstermesi petrol fiyatlarını ciddi şekilde tırmandırmış durumda. 

    Analistlere göre İran’ın küresel ekonomiyi sekteye uğratması ve Amerika Birleşik Devletleri’nde benzin fiyatlarını tırmandırması, Trump üzerinde baskı kurmasının en etkili yolları arasında yer alıyor. 

    ABD’li iki yetkilinin Axios’a verdiği bilgilere göre Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Perşembe günü Başkan Trump’ı iki kez aradı. Prens, Kızıldeniz’deki kritik su yoluna yaklaşan İran destekli Husilere hava harekâtı düzenlenmesini istedi. Bu teklifi reddeden Trump yönetimi yetkilileri ise şu an için Husilere yönelik doğrudan bir müdahale planlarının bulunmadığını belirtti.

    SUUDİ ARABİSTAN, TEHDİT ALGISINI SONLANDIRMAK İSTİYOR 

    Birleşmiş Milletler öncülüğündeki ateşkesten önceki süreçte Suudi Arabistan, Husilerin idare ettiği bölgelere şiddetli hava saldırıları düzenliyordu. Bu bölgeye uygulanan abluka bombardımanla birleşince Husilerin kontrolündeki alanda hastalık, açlık ve çeşitli gerekçelerle aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Ancak bombardıman Husi direnişini kırmaya yetmedi ve Suudi Arabistan bu yaklaşım tarzını değiştirmek zorunda kaldı. 2022’den itibaren Husileri müzakerelerle kontrol altında tutmaya çalışan Suudiler; krallığın güney sınırında sükuneti sağlamayı ve Husiler ile İran arasındaki bağı koparmayı umuyordu. Yeniden başlayacak bir çatışma ortamı, Veliaht Prens’in Suudi Arabistan’ı küresel bir iş ve turizm merkezine dönüştürme yönündeki iddialı hedeflerini riske atabilirdi. 

    2030 yılında büyük bir fuara, 2034 yılında ise Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanan Riyad, bu organizasyonlara olası bir askerî gerilimin gölge düşürmesini istemiyor. Uzmanlara göre iki taraf arasındaki diplomatik kanallar da tıkanmış durumda. The New York Times gazetesine konuşan ve Chatham House’da Yemen üzerine çalışmalar yapan Farea Al-Muslimi, barış ortamına olan inancın azaldığını ifade ederek “Suudilerin Husilerle barışın imkansız olduğuna dair giderek artan bir inancı var. Onları parayla ikna etmeye çalışıyorlar, bombalıyorlar ya da diplomatik yolları deniyorlar. Ama bunların hiçbiri işe yaramadı” dedi. 

    Yemen’de yeniden tırmanan çatışmaların ne kadar ileri gideceği ve nasıl sonuçlar doğuracağı halihazırda bilinmiyor. Ancak uzmanlar, gerilimin sürmesi halinde tablonun daha da kanlı bir hal alacağı konusunda hemfikir. Yaşanacakların sadece Yemen’i kapsamadığını vurgulayan analistler, tüm Orta Doğu’da oluşan yeni şartlar altında petrol tedarikinin de riske girmesiyle krizin tüm dünyayı etkileyebileceğini ifade ediyor.

    Post Views: 4
    Genel Husiler İran Kontrol Yemen Hükümeti Yönelik

    Benzer Haberler

    Viyana’dan Ankara ve İstanbul sahnelerine

    10 Ekim 2026

    Erzincan’da sarsıntı oldu!

    10 Ekim 2026

    Türkiye’nin en çok boşanan ilçesi

    10 Ekim 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    İlginizi Çekebilir
    Genel

    Viyana’dan Ankara ve İstanbul sahnelerine

    By cinsaber10 Ekim 20260

    Strauss Philharmonie’nin sergilediği Strauss Concert Show, 12 Ekim Pazartesi günü CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da, 13 Ekim Salı günü ise AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak. Konserler, Viyana’nın zarafetini, neşesini ve klasik müzik geleneğini Johann Strauss’un ölümsüz eserleri eşliğinde Ankara ve İstanbul’a taşıyacak.

    Erzincan’da sarsıntı oldu!

    10 Ekim 2026

    Türkiye’nin en çok boşanan ilçesi

    10 Ekim 2026

    İş yerinde her iletisi okumak artık yasak: Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor

    10 Ekim 2026
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • YouTube
    Sizin için Seçtiklerimiz

    Viyana’dan Ankara ve İstanbul sahnelerine

    10 Ekim 2026

    Erzincan’da sarsıntı oldu!

    10 Ekim 2026

    Türkiye’nin en çok boşanan ilçesi

    10 Ekim 2026

    İş yerinde her iletisi okumak artık yasak: Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor

    10 Ekim 2026

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Demo
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Cinsaber, yaşama, ilişkilere, sağlığa ve aileye dair en güncel haberler, makale ve tavsiyeleri okuyucularına ulaştırmak için burada.

    Bize Ulaşın: bilgi@cinsaber.com

    Bizim Seçtiklerimiz

    Dünya Hayvanları Muhafaza Günü’nde yeni araştırma: Sahiplenmede bilgi ve takviye gereksinimi öne çıkıyor

    8 Ekim 2026

    Alzheımer’ın gözden kaçan birinci işaretleri

    7 Ekim 2026

    Deprem korkusuyla köye taşınıp marka kurdu! ‘Burada panik ataktan eser kalmadı’

    6 Ekim 2026
    Uyarı:

    Sitemizde yer alan haber, makale, metin ve diğer medya içeriklerinin tamamı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi tavsiyesi niteliği taşımaz.

    © 2026 Cinsaber. Tüm hakları saklıdır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.