
Bu hastalığa neden olan Echinococcus multilocularis isimli parazit, insan vücuduna girdikten sonra yıllarca hiçbir belirti vermeden yaşayabiliyor. En dikkat çekici özelliği ise karaciğerde oluşturduğu lezyonların görüntüleme yöntemlerinde çoğu zaman kötü huylu tümörlerle karıştırılabilmesi oluyor.

Pek çok kişi bu parazitin yalnızca yabani meyvelerden bulaştığını düşünüyor. Oysa uzmanlara göre bulaşma yolları bundan çok daha geniş. Parazitin doğal yaşam döngüsünde başrolü tilkiler üstleniyor. Enfekte tilkiler dışkılarıyla milyonlarca mikroskobik parazit yumurtasını doğaya bırakabiliyor. Bu yumurtalar toprağa, çimlere, mantarlara, yabani meyvelere ve su kaynaklarına bulaşabiliyor. İnsanlar ise bu yumurtaları farkında olmadan ağız yoluyla aldıklarında enfekte olabiliyor.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin

Klinik Parazitolog Prof. Jerzy Stefaniak, enfekte bir tilkinin bağırsaklarında binlerce yetişkin tenya bulunabileceğini aktardı. Bu nedenle risk sadece ormanlarla sınırlı kalmıyor. Bahçelerde çalışırken, çim biçerken, filtrelenmemiş doğal kaynak sularını içerken ya da enfekte hayvanlarla temas ederken de bulaşma ihtimali oluşabiliyor.

Uzmanlar, tilkilerin dolaştığı bölgelerde yaşayan köpeklerin ve daha nadir olarak kedilerin de parazit yumurtalarını tüylerine taşıyabileceğini belirtiyor. Özellikle avlanan köpeklerle yakın temas kurulduktan sonra eller yıkanmadan yemek yenmesi bulaş riskini artırabiliyor.

Bu durum evcil hayvanlardan doğrudan hastalık bulaştığı anlamına gelmiyor. Asıl risk, hayvanların taşıdığı mikroskobik yumurtaların ağız yoluyla alınmasıyla ortaya çıkıyor. Bu nedenle veteriner kontrollerinin düzenli yapılması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor.

Alveokokkozu en tehlikeli yapan özelliklerden biri çok yavaş ilerlemesi oluyor. Parazit vücuda girdikten sonra uzun yıllar hiçbir belirti vermeyebiliyor. Hastalık çoğu zaman tesadüfen yapılan ultrason, tomografi veya MR incelemelerinde fark ediliyor.

Parazit en sık karaciğere yerleşiyor ve burada yavaş yavaş büyüyor. Oluşturduğu yapı çevre dokulara ilerleyebildiği için görüntüleme yöntemlerinde karaciğer kanseriyle karıştırılabiliyor. Tedavi edilmediğinde ise çevre organlara yayılım gösterebiliyor. Bu nedenle tıp literatüründe kötü huylu tümör benzeri davranış gösteren paraziter hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor.

Prof. Jerzy Stefaniak, yaşadığı çarpıcı vakalardan birini paylaşırken 30’lu yaşlardaki bir hastanın sara nöbetleri ve bilinç kaybı nedeniyle beyin cerrahisine başvurduğunu söyledi. Stefaniak, ilk değerlendirmede hastada beyin tümöründen şüphelenildiğini belirtti. Yapılan ayrıntılı incelemelerde ise sorunun beynin kendisinden değil, karaciğerde başlayan tilki tenyası enfeksiyonunun ilerlemesinden kaynaklandığının ortaya çıktığını aktardı.

Hastalığın ilk hedefi çoğunlukla karaciğer oluyor. Ancak tedavi edilmediğinde akciğer, beyin ve daha farklı dokular da etkilenebiliyor. Karaciğerde sağ üst karın ağrısı, sarılık ve karaciğer büyümesi görülebiliyor. Akciğer tutulumu geliştiğinde uzun süren öksürük ve nefes darlığı ortaya çıkabiliyor. Beyne ulaştığında ise epilepsi nöbetleri, bilinç değişiklikleri ve ciddi nörolojik sorunlar görülebiliyor.

Uzmanlar, bu hastalığın oldukça nadir görüldüğünü özellikle vurguluyor. Ormandan toplanan her meyve ya da her doğa yürüyüşü enfeksiyon anlamına gelmiyor. Bununla birlikte yabani meyvelerin, mantarların ve doğadan toplanan bitkilerin bol suyla dikkatlice yıkanması öneriliyor. Filtrelenmemiş doğal su kaynaklarının tüketilmemesi, bahçe işleri sonrası ellerin sabunla yıkanması ve evcil hayvanların düzenli parazit tedavilerinin yaptırılması da alınabilecek en önemli önlemler arasında.

