
Günümüzde neredeyse her 5 kişiden 2’si bağırsak sorunu yaşıyor. Uzmanların “ikinci beyin” olarak adlandırdığı bağırsaklar; mideden eklemlere, bağışıklık sisteminden ruh sağlığına kadar tüm vücudu doğrudan etkiliyor. Peki, Osmanlı döneminde bu sorunlar için neler yapılıyordu?

Osmanlı hekimi İbn-i Şerif, asırlar önce yazdığı kitabında bu özel formülün gücünü şu sözlerle anlatıyor:”Uzun zamandır bağırsak iltihabı ve kanaması çeken, hatta iyileşmekten umudunu kesmiş bir hasta vardı. Bu ilacı kullandıktan sonra tamamen düzeldi ve eski sağlığına kavuştu.”Ayva suyu, kavrulmuş pirinç, mersin yemişi ve kuzu paçası gibi malzemelerin özel bir teknikle kaynatılmasıyla hazırlanan bu şifa suyu, bağırsakları adeta yeniliyor. Üstelik ünlü hekim, bu karışım için “Hemen o gün faydasını gösterir” diyerek ne kadar etkili olduğunu vurguluyor.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin

Osmanlı tıp tarihinin en önemli hekimlerinden İbn-i Şerif’in asırlar önce kaleme aldığı bu tarihi kür, özellikle bağırsak florasını onarmak ve sindirim sistemini sakinleştirmek için tam bir doğal kalkan görevi üstleniyor. Ayva ve elma suyunun lifli ve yatıştırıcı yapısı, kuzu paçasından gelen yüksek jelatin ve kolajenle birleştiğinde bağırsak duvarını bir tabaka gibi kaplayarak tahrişleri önlemeye yardımcı oluyor. Kavrulmuş pirinç, mersin yemişi ve kadim tahıllarla desteklenen bu yoğun şifa suyu, sindirim sorunlarıyla mücadele edenler için günümüzde de geleneksel ve güçlü bir alternatif sunuyor.

