Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, avukatı Celal Çelik’in Ankara Valiliğine peş peşe verdiği iki dilekçe ile CHP Genel Merkezi’ne polisle müdahale edilmesini talep etmişti.
24 Mayıs’ta Türk siyaset tarihine geçecek imajlar eşliğinde yüzlerce polisle kapısı kırılarak tahliye edilen CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ve takımının birinci işi işçilerin alın teriyle oynamak oldu.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı için CHP bünyesinde kurulan ‘Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ tasfiye edilirken, aynı gece parti bünyesinde çalışan 24 kişinin işine son verildi.
TAZMİNAT ÖDEMEMEK İÇİN KOD-29 İLE ATTILAR
İşten atıldıklarını bildiriyle öğrenen 24 çalışanın büyük kısmı, SGK mevzuatında eski ismiyle ‘KOD-29’ olarak bilinen “ahlak ve düzgün niyet kurallarına uymama” münasebeti ile işten atıldı.
Bu kod, çalışanların sicil dökümlerinde gözükmesi nedeniyle personellerin yeni bir işe girerken zahmet yaşamasına neden olurken, tazminat ve işsizlik maaşı üzere haklarını almalarına da pürüz olmakta.
Öte yandan CHP’nin milyonlarca telefon numarasını barındıran SMS sisteminin idaresini de kendi denetimlerine alan Kılıçdaroğlu grubu, üyelere gönderdiği kısa iletide “Parti kültürümüzü, tüzüğümüzü ve disiplin kurallarımızı yok sayarak partimizi kamuoyunda tartışmaya açanlar hakkında yasal süreçlerin tereddütsüz işletileceğini değerle hatırlatmaz isteriz” tabirleriyle Kılıçdaroğlu’na muhalif olan CHP’lilere gözdağı verdi.


