Lokanta usulü kıvamın ilk püf noktası mercimeğin hazırlanmasıyla başlıyor. Kırmızı mercimeğin bol suyla birkaç kez yıkanması ve akan suyun mümkün olduğunca berrak hale gelmesi öneriliyor. Bu işlem, mercimeğin üzerindeki fazla nişastanın ve çeşitli kalıntıların uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor. İyi yıkanan mercimek, çorbanın daha temiz ve pürüzsüz bir doku kazanmasına katkı sağlıyor.
Yıkanan mercimekler tencereye alındıktan sonra tavuk suyuyla pişiriliyor. Kaynakta yaklaşık 6 ila 8 su bardağı tavuk suyu kullanılması öneriliyor. Bu aşamada mercimeklerin yalnızca yumuşaması yeterli görülmüyor. Tanelerin iyice pişip dağılacak kıvama gelmesi gerekiyor. Mercimek ne kadar iyi yumuşarsa blender aşamasında o kadar pürüzsüz bir sonuç elde edilebiliyor.
Çorbanın kıvamını ve aromasını güçlendiren önemli aşamalardan biri ise ayrı bir sos hazırlamak. Bunun için tereyağı eritiliyor ve içerisine bir tepeleme yemek kaşığı un eklenerek yaklaşık bir dakika kavruluyor. Ardından yaklaşık yarım çay kaşığı zerdeçal ilave ediliyor. Unun çiğ kokusunun çıkması gerekiyor ancak kavurma sırasında yanmamasına dikkat edilmesi öneriliyor. Tereyağı, un ve zerdeçalın oluşturduğu karışım çorbaya hem kıvam hem de hoş bir renk ve aroma kazandırıyor.
Hazırlanan tereyağlı un karışımı, tamamen yumuşamış mercimeklerin bulunduğu tencereye aktarılıyor. Malzemelerin iyice birbirine karışması için birkaç dakika karıştırıldıktan sonra çorbanın 2-3 dakika daha kaynatılması öneriliyor. Bu sırada un çorbanın kıvamını artırıyor. Çorbanın fazla koyu olması halinde azar azar sıcak tavuk suyu eklenerek istenen kıvam elde edilebiliyor.
Lokanta usulü pürüzsüz kıvamın en önemli aşaması ise blenderdan geçirmek. Pişen mercimek ve diğer malzemeler blenderdan geçirildiğinde çorbanın dokusu belirgin şekilde ipeksi hale geliyor. Kıvam kontrol edildikten sonra gerekirse biraz daha sıcak tavuk suyu eklenebiliyor. Çorbanın servisinde ise klasik bir dokunuş olarak bol limon tercih edilebiliyor.

