İstanbul’dan yola çıkan Keaveney, yanında tek bir çift ayakkabı bile olmadan Avrupa’yı geçti ve tam 369 gün sonra İrlanda’daki memleketine ulaştı.
Keaveney’nin sıra dışı yolculuğu 4 Mart 2025’te İstanbul’da başladı. Hedefi kendi memleketi Claremorris’e yürüyerek dönmekti ancak bunu diğer uzun mesafe yürüyüşlerinden ayıran oldukça önemli bir ayrıntı vardı. Keaveney yol boyunca ayakkabı giymeyecekti.
İstanbul’dan kuzeybatıya doğru ilerleyen Keaveney önce Bulgaristan’a geçti. Ardından Romanya, Macaristan ve Avusturya üzerinden Almanya ve Fransa’ya ulaştı. Yolculuğun devamında İngiltere ve Galler’i geçen maceraperest son olarak İrlanda’ya ulaştı.
Her gün ortalama onlarca kilometre yürüdü
Aylar boyunca yürümek yalnızca ayakların dayanıklılığıyla ilgili değildi. Keaveney’nin gün içerisinde nerede yemek yiyeceğini, nerede uyuyacağını ve ertesi gün hangi rotadan ilerleyeceğini de sürekli planlaması gerekiyordu. Yolculuğunun son dönemlerinde günde ortalama yaklaşık 25 kilometre yürüdüğünü anlatan Keaveney, rotanın tamamını en ince ayrıntısına kadar önceden belirlemek yerine genel bir güzergah hazırladı.
Asfalt ayak tabanındaki deriyi aşındırdı
Keaveney bu yolculuğa hazırlıksız çıkmadı. Yaklaşık bir yıl boyunca iş dışında mümkün olduğunca çıplak ayak yürüyüp koşarak ayak tabanlarını farklı yüzeylere alıştırmaya çalıştı. Hatta alışverişe bile ayakkabısız gittiğini anlattı. Fakat binlerce kilometrelik yol bambaşka bir sınavdı. Özellikle asfalt üzerinde geçirilen uzun günlerde ayak tabanındaki deri aşınıyor ve zaman zaman kanayacak hale geliyordu. Küçük cam parçaları ve dikenler de yolculuk boyunca karşılaştığı sorunlar arasındaydı.
Yolculuğun sonlarına yaklaşırken ayağına batan bir karaçalı dikeni enfeksiyona yol açtı. Keaveney bu nedenle yaklaşık bir hafta boyunca yürüyemedi ve tedavi görmek zorunda kaldı. Bitmesine yalnızca bir hafta kala bu kez ayak parmağını sert biçimde çarptı. Küçük bir kırık oluşmasına rağmen yolculuğu tamamladı. Parmağının iyileşmesi ise bir aydan uzun sürdü.
Yolculuğun en ilginç anlarından biri daha Türkiye’den çıkmadan yaşandı. Keaveney, kuzeybatı Türkiye’de ilerlerken bir köpek tarafından ısırıldı ve kuduz aşısı olması gerekti. Süloğlu’na vardığında ise hastaneyi ararken hiç beklemediği bir misafirperverlikle karşılaştı. Kasabadaki bir aile onu kahve ve kahvaltı için evine davet etti. Ailenin torunu da hastanenin yerini bulabilmesi için ona küçük bir harita çizdi.
Ayakkabısız yürümek yeterince zor görünse de Keaveney için en büyük mücadelelerden biri hava koşullarıydı. Özellikle Macaristan’dan geçtiği yaz döneminde sıcaklık o kadar zorlayıcı hale geldi ki bazı günlerde yürüyüşüne ara vermek zorunda kaldı. Aylar geçtikçe bu kez tam tersiyle karşılaştı. Yolculuk kışa uzadığı için sıcak asfaltın yerini soğuk hava aldı.
En zor kısmın ayakları olmadığını söyledi
Hikayenin belki de en şaşırtıcı ayrıntılarından biri Keaveney’nin en büyük rahatsızlığının ayakları olmadığını söylemesi. Bir yılı aşan yolculuk boyunca ihtiyaç duyduğu malzemeleri sırtında taşımak zorundaydı ve dolu sırt çantasının kendisini ayakkabısız yürümekten bile daha fazla rahatsız ettiğini anlattı.
Keaveney İrlanda’ya ulaştığında yolculuk hemen sona ermedi. Önce batı Kerry’deki An Dún Mór’a kadar ilerledi. Şubat 2026’da buraya ulaştığında yaklaşık 6 bin kilometreyi ve 340 günü geride bırakmıştı. Ardından yüzünü yeniden kuzeye çevirdi ve memleketi Claremorris’e doğru yaklaşık 500 kilometrelik son bölümü yürüdü. 7 Mart’ta kasabasına ulaşmasıyla toplam mesafe 6 bin 805,83 kilometreye çıktı. 7 Mart 2026’da Claremorris’e ulaştığında 369 günlük yolculuk sona erdi. Guinness Dünya Rekorları da 6 bin 805,83 kilometrelik mesafeyi dünyanın en uzun çıplak ayak yolculuğu olarak kayda geçirdi.

