
Normal günlerde Gaziantep genelinde günde ortalama 80 ton baklava üretilirken, bayram döneminde bu rakamın 100 ile 120 ton seviyelerine kadar tırmandığı görülüyor. Arife günü geldiğinde ise tüm siparişlerin tamamlanmasıyla birlikte imalathanelerden çıkan toplam baklava miktarı tam 120 tonu buluyor.

Bu muazzam üretimin arkasındaki isimlerden biri olan ünlü baklava ustası Ömer Çelebioğlu, bayram hazırlıklarına aslında çok önceden başladıklarını aktardı. Hazırlık sürecinin 10 veya 15 gün öncesinden start aldığını belirten Çelebioğlu, gelen siparişleri büyük bir itina ile hazırladıklarını vurguladı. Coğrafi işaretli Gaziantep baklavasını geleneksel yöntemlerle, el emeği ve göz nuru dökerek ürettiklerini söyleyen usta, bayram vesilesiyle imalathanelerdeki kapasiteyi tam iki katına çıkarttıklarını dile getirdi.

Bir dilim baklavanın önümüze gelene kadar tam 24 farklı aşamadan geçerek tezgahlardaki yerini aldığını belirten Çelebioğlu, bu sürecin her anında büyük bir ustalık olduğunu ifade etti. Gaziantep baklavasının neden bu kadar benzersiz ve taklit edilemez olduğunu merak ediyorsanız, işin sırrı hem coğrafyada hem de kullanılan malzemelerde saklı. Baklavanın bölgeye has bir üretim olduğunu ve kullanılan birinci sınıf malzeme ile ustalığın birleşmesiyle o eşsiz lezzetin yakalandığını söyleyen Ömer Çelebioğlu, Gaziantep baklavasını diğerlerinden ayıran en büyük özelliğin öncelikle bu ürünün Gaziantep’te üretilmesi olduğunu aktardı.

Şehrin bu iş için yaratılmış özel bir iklime sahip olduğunu belirten usta, pergelin bir ucunu Gaziantep Kalesi’ne koyup diğer ucuyla 30 kilometrelik bir daire çizdiğinizde, bu dairenin dışında kalan hiçbir yerde bu gerçek baklavanın üretilemeyeceğini savundu. Bu özel iklim sayesinde coğrafi işaret tescilini aldıklarını ve lezzeti Avrupa Birliği’ne de dahil ettirdiklerini hatırlatan Çelebioğlu, baklavalarda sadece köylerden getirilen özel sadeyağları kullandıklarını belirtti.

Bunun yanı sıra boz iç denilen ilk hasat fıstıkları baklava üretimine dahil ettiklerini söyleyen usta, tüm bu malzemelerin üzerine yaklaşık 15 ya da 20 yıllık deneyime sahip ustaların el emeğini eklediklerini vurguladı. Peki bu kadar yoğun emekle hazırlanan çıtır lezzetler nerelere gidiyor derseniz, aslında sınırların tamamen ortadan kalktığını söyleyebiliriz. İmalathanelerde gece gündüz demeden çalışan ustalar, sabaha kadar süren çalışmalarının meyvesini dünyanın dört bir yanına göndererek topluyorlar. Özenle paketlenen o şerbetli paketler, uçaklar ve otobüsler aracılığıyla yurt içindeki ve yurt dışındaki sahiplerine doğru yola çıkıyor.

Kargo ağının gücü sayesinde bu eşsiz lezzet sadece 1 günde Türkiye’nin her köşesine ulaşıyor. Dünya genelinde ise lojistik süreçler o kadar hızlanmış durumda ki Gaziantep’ten çıkan paketler sadece 2 günde dünyanın her yerine kargoyla teslim edilebiliyor.

Teslimat sürelerindeki bu hız, Gaziantep baklavasını küresel bir fenomene dönüştürüyor. Yurt içine 24 saatte kesin teslimat sağladıklarını belirten Ömer Çelebioğlu, yurt dışındaki müşterilerine de sadece 48 saat içinde bu lezzeti ulaştırdıklarını söyledi. Yurt dışında özellikle Çin halkının bu lezzete büyük bir ilgi gösterdiğini söyleyen Çelebioğlu, Çin başta olmak üzere Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesine 48 saat içinde el değmeden teslimat yaptıklarını aktardı.

