Sevgili okurlarım bizden çok uzaklarda, binlerce kilometre uzakta iki İslam ülkesi var. Suudi Arabistan ve Pakistan. Biz şimdi adına Mekke Anlaşması denilen bu evrak uyarınca bu iki ülkeden rastgele birine akın olursa çabucak yardıma koşup onu kurtaracağız falan filan!
Bu üçlü arasından rastgele birine akın olursa öteki ikisi derhal harekete geçip yardıma koşacak.
Bizim açımızdan bakıldığında buna ister güldürü deyin, ister rezalet!
Özellikle Suudi’leri dikkate aldığımızda, hadiseye Türkiye Cumhuriyeti açısından bakıldığında bunun nasıl bir sorumsuzluk, hatta rezalet olduğu açıkça görülüyor.
Bizim ne işimiz var oralarda! Başka ikisinin başı kaygıya girerse bizim Mehmetçiğimiz oralara mı gönderilecek!
Onları savunmak bizim işimiz mi olacak!
★★★
Her iki ülke de din kurallarıyla yönetiliyor.
Pakistan’ın başı esasen hudut komşusu Afganistan’la sıkıntıda… İki ülke resmen savaşıyor. Şimdi Pakistan güç duruma düşerse bizim askerimiz mi oralara gönderilip savaş meydanına itilecek!
Ama bizim temel problemimiz ismine Suudi Arabistan denilen din sömürücüleri ile…
Bu bahiste üç ülke arasında imzalanan mutabakat iki gün evvel Meclis’e geldi. Orada onanacak ve kısa mühlet sonra yürürlüğe girecek.
Anlaşmayı bizim ismimize Recep Tayyip imzaladı.
Demek ki Suudiler de işin içinde olunca arkamız daha sağlamlaşacak!
★★★
Bu düzenbaz herifleri düzgün tanımamız gerekiyor. Resmi seyahatlerde bunların hükümdarı vesairesi Türkiye’ye geldiğinde bunlar bütün resmi protokol kurallarını altüst eder, örneğin Anıtkabir ziyareti yapmazlar. Bunlar Atatürk Türkiye’sinin en büyük düşmanlarıdır.
Üstelik bunlar şımarıktır, yırtıcı ve küstahtır.
Daha birkaç yıl evvel İstanbul’da kendi vatandaşları olan Cemal Kaşıkçı isimli muhalif gazeteciyi nasıl öldürdüklerini, cesedini asitle nasıl yok ettiklerini biz şimdi unutmadık.
Onu öldürmek için Suudi Arabistan’dan özel cinayet grupları getirmişlerdi ve ceset hiçbir vakit bulunamadı.
Biz şimdi bu katiller için Mekke Anlaşması uyarınca oralara Mehmetçik göndereceğiz haaa!
Utanalım be!
★★★
Onların komşularından biri de Yemen. Yemen’de Husi’ler var. Husi’lerle Suudiler arasında adeta savaş oluyor. Peki neyin savaşı bu?
Suudi’ler Sünni/ Vahabi mezhebinden.
Husi’ler işe Şii.
Arkalarında İran’ın dayanağı var.
Yani açıkçası, orada bir mezhep savaşı sürüp gidiyor.
Eğer günün birinde ismine Suudi denilen bu hırsız yönetim Mekke Anlaşması uyarınca bizi yardıma çağırırsa ne olur?
İşte o vakit ayvayı yeriz…
‘Gel Turkiya gel… Sen Müslüman biz Müslüman. Biz kardeş.. Gönder askerini bizim buralara, kurtar bizi bu beladan ya hacii..!
Al başına belayı!..
Yardım etsen bir türlü etmesen bir türlü.
★★★
Peki bunlar olurken biz ne yaparız? Bize kim saldırır ki Pakistan’dan ve bu heriflerden yardım istemek zorunda kalalım. Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan saldıramaz. Hudut komşularımız İran, Irak, Ermenistan, Suriye ve Bulgaristan da saldıramaz. Rusya ile Ukrayna aslında kendileri savaşıyor, onlardan da bir şey gelmez…
Yani Türkiye’ye saldırmak her biri açısından biraz sıkar.
Bunun manası ise şudur:
Bu Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin hiçbir faydası olmayacağını bilen Suudi’ler bu işin kaymağını yiyecek ve gerektiğinde Mehmetçiği kendi çıkarları doğrultusunda kendi çöllerinde harcatacaktır.
Geçmişte biz Arap çöllerinde, Mekke, Medine, Yemen ve her yerde on binlerce Anadolu evladını, şehit bıraktık.
Bu saçma sapan muahedeyi bizim ismimize imzalayanlar şunu düzgün bilsin, gökten ilahlar bile inse, bir daha hiçbir güç Mehmetçiği götüremez oralara.
Tamam mı, anlaşıldı mı!

