Artrit, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsıyor. En yaygın türlerinden biri olan osteoartrit; özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artritte el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde ağrı ve şişlik daha sık görülüyor. Belirtilerin şekli ve şiddeti ise artritin türüne ve etkilenen ekleme göre değişebiliyor. 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında erken tanının önemine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem ağrısına eşlik eden belirtilerin önemli olduğunu söyledi.
Eklem ağrısının yalnızca yaşın veya yoğun bir günün doğal sonucu olarak değerlendirmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Vugar Abilhasanov; “Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır” dedi.
“Nasıl olsa geçer” demeden doktora başvurun
Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içinde geçmemesi; şikâyetlerin giderek artması, tekrarlaması, uykuyu veya günlük aktiviteleri etkilemesi durumunda hekime başvurulması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Vugar Abilhasanov; “Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor” ifadelerini kullandı.
Hareketsizlik eklem şikâyetlerini artırabiliyor
Eklem ağrısı yaşayan kişilerin tamamen hareketsiz kalmasının doğru olmadığını belirten Op. Dr. Vugar Abilhasanov, “Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir. Hastalığın türü ve kişinin fiziksel kapasitesine uygun bir hareket planı oluşturulması önemlidir. Yürüyüş gibi eklemleri zorlamayan aktiviteler, uygun egzersizler ve gerektiğinde fizyoterapi desteği hareket kabiliyetinin korunmasına katkı sağlayabilir. Burada önemli olan, egzersizin kişinin ihtiyaçlarına göre planlanmasıdır” diye konuştu.

