Göz kapağındaki küçük kas liflerinin istemsizce kasılmasıyla oluşan ve tıp dilinde “miyokimi” denilen bu durum, her ne kadar çoğunlukla zararsız olup kendiliğinden geçse de, sürekli hale geldiğinde vücudun yorgunluk, stres veya aşırı kafein sinyali olabilir.
Stres, yorgunluk ve fazla kafein gibi günlük etkenlerle ortaya çıkan geçici seğirmeler genellikle masumdur; ancak bu durum uzun süre devam ederse ya da yüzün diğer bölgelerindeki kasılmalarla yayılırsa, altta yatan daha ciddi bir sorunun tespiti için mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.
Yoğun ekran kullanımı, uykusuzluk ve stres gibi günlük alışkanlıklar göz çevresindeki kasları yorarak seğirmeyi tetikler; bu yüzden sürekli seğirme yaşayanların önce uyku düzenini, ekran süresini ve kafein tüketimini gözden geçirmesi gerekir.
Tipik göz seğirmeleri genellikle zararsızdır; ancak seğirme yüzde yayılmaya başlıyor, göz kapağını tamamen kapatıyor ya da görme değişikliği, kızarıklık ve ağrı gibi belirtiler eşlik ediyorsa, bu durum basit bir yorgunluk olmaktan çıkıp nörolojik veya gözsel bir incelemeyi gerektirebilir.
Basit göz seğirmeleri genellikle birkaç gün veya hafta içinde kendiliğinden geçer; ancak şikayetler bu süreyi aşarak artmaya devam ederse ya da tam kapanma, şiddetli ağrı ve görme kaybı gibi uyarıcı belirtiler eşlik ederse kesinlikle vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.
Yeni başlayan ve ek bir belirti göstermeyen göz seğirmelerini hafifletmek için; uyku düzenini dengelemek, gün içinde aşırı tüketilen kahve ve çay gibi kafeinli içecekleri azaltmak ve ekran başında çalışırken gözleri dinlendirmek genellikle yeterli ve etkili ilk adımlardır.
Göz yorgunluğunu hafifletmek için sıkça önerilen 20-20-20 kuralı (her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmak) ve ılık kompres gibi pratik yöntemler rahatlama sağlasa da, seğirmeyi hemen bir vitamin eksikliği sanıp kontrolsüz takviyelere başlamak yerine şikayetlerin kaynağını doğru tespit etmek gerekir.

