Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, Türk iş insanı Mehmet Çankaya’nın kullandığı uçağın bulunduğunu ve uçaktaki 5 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı de la Espriella, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Türk iş insanı Çankaya’nın kullandığı HK4985 tescilli Cessna T206 tipi uçağın, 13 Eylül’de telsiz temasının kesilmesinin akabinde kaybolmasına ait paylaşım yaptı.
“HERKES HAYATINI KAYBETMİŞ HALDE BULUNDU”
De la Espriella, “Büyük bir ıstırap ve derin bir acıyla, HK4985 tescilli Cessna T206 tipi uçağın bulunduğunu ülkemize teyit ediyorum. Ne yazık ki yetkililer, uçakta bulunan herkesin hayatını kaybetmiş halde bulunduğunu doğruladı.” sözünü kullandı.
De la Espriella, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileyerek, “Bu telafisi mümkün olmayan kaybın acısını karşısında, derin bir hürmetle yaslarına ortak oluyor, Yüce Allah’tan konutlarına teselli, huzur ve dayanma gücü vermesini diliyorum.” sözünü kullandı.
UÇAĞA ZORLU ARAZİ KOŞULLARINDA 3 GÜN SONRA ULAŞILMIŞTI
Türk iş insanı Mehmet Çankaya’nın kullandığı uçak, 13 Eylül Pazar günü lokal saatle 09.23’te telsiz ilişkisinin kesilmesinin akabinde kaybolmuştu.
Uçağın Choco bölgesindeki Condoto’da bulunan Mandinga Havalimanı’ndan Bogota’daki Guaymaral Havalimanı’na gitmek üzere havalandığı ve uçakta Çankaya’nın yanı sıra 4 Kolombiyalı asıllı yolcunun da bulunduğu belirtilmişti.
Kolombiyalı arama kurtarma grupları, uçağın yerinin tespit edilmesinden yaklaşık 3 gün sonra, şiddetli arazi şartlarının hakim olduğu bölgede enkaza karadan ulaşmıştı.

Kolombiya Sivil Havacılık Otoritesi ve kurtarma grupları, uçağın Risaralda bölgesine bağlı Pueblo Rico belediyesi hudutlarında, yaklaşık 9 bin fit yükseklikteki dağlık alana düştüğünü belirlemişti. Uçağın kaybolmasının akabinde bölgedeki acil durum radyo vericisinin (ELT) de devreye girdiği bildirilmişti.
Kaza bölgesine kara yoluyla ulaşımın mümkün olmaması sebebiyle kurtarma takımlarının helikopterlerle bölgeye indirilmesi planlanmış lakin arazinin sarp ve engebeli olması sebebiyle grupların direkt kaza noktasına havadan indirilmesi mümkün olmamıştı.
Bunun üzerine takımlar, güçlü arazi şartlarında yaptıkları yürüyüşün akabinde enkaz bölgesine üç gün sonra karadan ulaşmıştı.

