Kanazawa’nın uzun ve sağlıklı yaşamı yıllardır sofradan eksik etmediği oldukça sade yiyeceklerden oluşuyor.
Sofradan eksik etmiyor
Kanazawa’nın temel besinlerinden biri esmer pirinç. Üzerine Japon mutfağında sık kullanılan furikake serperek tüketiyor. Furikake tek bir malzemeden oluşmuyor. İçerisinde çeşidine göre susam, deniz yosunu, kurutulmuş balık ve farklı baharatlar bulunabiliyor.
Esmer pirincin beyaz pirinçten temel farkı ise tahılın kepek ve embriyo bölümlerinin korunması. Bu nedenle lif, magnezyum ve manganez gibi bazı besin öğelerini daha fazla içeriyor. Tam tahılların düzenli tüketimi de sağlıklı beslenme modellerinin önemli parçalarından biri kabul ediliyor.
Fermente soya yıllardır tabağında
Japon şampiyonun beslenmesinde dikkat çeken bir diğer yiyecek fermente soya fasulyesi. Japon mutfağında bu denildiğinde akla ilk gelen yiyeceklerden biri natto. Kendine özgü kokusu ve yapışkan dokusuyla Japon kahvaltılarının oldukça tanıdık bir parçası.
Soya fasulyesi bitkisel protein ve lif sağlarken natto fermantasyon sürecinden geçiyor. Natto aynı zamanda K2 vitamini açısından dikkat çeken besinlerden biri. Japon mutfağında pirinçle birlikte tüketilmesi de oldukça yaygın. Kanazawa’nın tabağında et bulunmaması da dikkat çekiyor. Et ve balığı yıllar önce bıraktığını söyleyen sporcu, protein ihtiyacını beslenmesindeki diğer kaynaklar ve protein içecekleriyle destekliyor.
Çorbasına iki yumurta ekliyor
Kanazawa’nın günlük beslenmesinin bir başka parçası miso çorbası. Fermente soya fasulyesinden hazırlanan miso, Japon mutfağının en bilinen lezzetlerinden biri. Kanazawa ise çorbasını daha da doyurucu hale getirmek için içerisine iki yumurta eklediğini anlatıyor. Kendisi yumurtayı bu şekilde çiğ tüketiyor ancak bu elbette ki bir kişisel tercih.
Eskiden günde altı protein içeceği tüketiyordu
90 yaşındaki sporcunun yıllardır kaslarını korumaya çalıştığı düşünüldüğünde protein konusundaki hassasiyeti şaşırtıcı değil. Kanazawa gençlik dönemlerinde günde altı protein içeceği tükettiğini, artık bu miktarı üçe indirdiğini söylüyor.
“Yaşlandıkça bu kadar sıvıyı sindirmek zorlaşıyor” diyen Kanazawa, antrenmanlarını da yaşına göre değiştirmiş durumda. Eskisi gibi ağır squat ve bench press yapmıyor. Bunun yerine spor salonundaki makinelerden yararlanarak vücudunu çalıştırmayı sürdürüyor.
Yedi saat uyuyor, sigara ve alkolden uzak duruyor
Kanazawa’nın hayatında sadece tabağına koydukları değil, uzak durduğu şeyler de var. Yaklaşık yedi saat uyumaya özen gösterdiğini, sigara kullanmadığını ve alkol tüketmediğini söylüyor. Buna haftanın altı günü yaptığı düzenli antrenmanlar da ekleniyor. Kendisinin bugüne kadar ciddi bir hastalık geçirmediğini söyleyen Kanazawa, sağlık kontrollerindeki birçok sonucu kendisinden daha genç erkeklere benziyor.

