AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, katıldığı bir dijital yayın programında Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ile arasında yaşanan krizi ve can güvenliği gerekçesiyle yaptığı resmi muhafaza başvurusunu kamuoyuna açıkladı.
‘BENİM CAN GÜVENLİĞİMİ KİM KORUYACAK’
Korkmaz, Burdur’daki mecburî dijital su sayacı uygulamasına yönelik vatandaş şikayetlerini Ankara’ya taşıması ve İçişleri Bakanlığı’nın hususa müdahale etmesinin akabinde Vali Bilgihan’ın yansısıyla karşılaştığını sav etti. Olayın akabinde Vali Bilgihan ile yüz yüze görüştüğünü belirten Korkmaz, aralarındaki diyaloğu şu sözlerle aktardı:
“İçeriğini sorduğumda Sayın Vali, ‘Evet, böyle bir şey olursa hocayı götürürüm’ sözünü tekrarladı. ‘Götürürüm’ sözü ortada duruyor. Bu siyasi bir söz midir? Benim can güvenliğimi kim koruyacak? Ben bir yıldır bu tehdidin yüküyle yaşıyorum.”
‘BİLİNÇLİ BİR DİL KULLANILDI’
Yüz yüze görüşmenin akabinde en son 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında Valilikten tardedildiğini (kovulmak, uzaklaştırılmak) ileri sürerken Korkmaz, kullanılan bu lisanın ezbere olmadığını ve şuurlu bir biçimde inşa edildiğini savundu.
DİLEKÇEDE “AÇIK VE DOĞRUDAN TEHDİT” VURGUSU
Ankara Valiliği’ne 9 Eylül 2026 tarihinde sunulan dilekçede, Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın “Sen bana savaş açtın, ben de tekrar söylüyorum, bana bir şey olursa hocayı götürürüm” halindeki kelamlarının kendisine yönelik “açık, direkt ve önemli bir tehdit” oluşturduğu kaydedildi.
YAKIN KORUMA GÖREVLİSİ TALEP ETTİ
Yaşanan gelişmelerin can güvenliği açısından yüksek risk yarattığını vurgulayan AKP’li Adem Korkmaz, Ankara Valiliği’nden yakın muhafaza önlemi uygulanmasını istedi. Dilekçede muhafaza vazifesinin milletvekilliği faaliyetleri ile tüm il içi ve il dışı seyahatlerinde de geçerli olması talep edildi.

