Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Osman Kavala hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı için “Türkiye AİHS’e taraf olmasını ve AİHM’e kişisel müracaat imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor” demesini eleştirdi.

Tuğrul Türkeş
KAFKAYEN ABSÜRTLÜK
Türkiye’nin Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile bağlarının kıymetine dikkat çeken Türkeş, “Akıl tutulması” tabirlerini kullanırken, Kavala ve gibisi davaların yürürlükteki hukuk kuralları çerçevesinde çözülebileceğini savundu. Türkeş şu açıklamayı yaptı: “Yapay zekâyla kolay bir diyalog bile ülkemizin AİHS’ye taraf olmaktan vazgeçmesi senaryosunun ne denli ‘deli saçması’ olacağının anlaşılması için yeterliyken, bunu üst seviye sorumluluk sahiplerinin açıktan dillendirmeye cüret etmeleri fakat Kafkayen absürtlükle izah edilebilir. Kozmik hukuk prensipleri ve adalet bugün ve yarın için herkese, hepimize lazım. Salt ‘Kavala’ özelinde değil, topyekûn Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının isteği ve menfaati buradadır. Kavala figürü sadece problemin en ‘görünür’ yüzüdür.”
Uçum: 467 oy ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’dır
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a TBMM’de verilen takviyesi kıymetlendirdi.

Mehmet Uçum
Oy sayılarını geçmiş periyotlarla karşılaştıran Uçum, kanunun anayasa değişiklikleri dışında Meclis tarihinde gibisi görülmemiş ölçüde geniş bir siyasi takviyeye ulaştığını savundu. Uçum, 467 kabul oyunu “Büyük Türkiye Mutabakatı’nın ilanı” olarak nitelendirdi.

