Close Menu

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Sıcak Haberler

    Marinaya demirli lastik botta patlama!

    27 Ağustos 2026

    Elinde bıçakla yere yatırdığı eşini dövdü

    27 Ağustos 2026

    Aydın’da barınak değil mevt kampı tezi: Binlerce hayvan nerede?

    27 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    CinsaberCinsaber
    27 Ağustos 2026, Perşembe
    Son Haberler:
    • Marinaya demirli lastik botta patlama!
    • Elinde bıçakla yere yatırdığı eşini dövdü
    • Aydın’da barınak değil mevt kampı tezi: Binlerce hayvan nerede?
    • Isparta’dan dünyaya açıldı: Bu eser ABD ve Kanada’da yok satıyor
    • Türk besin devi resmen satıldı
    • Telefonu açarken asla “Merhaba” demeyin: İşte sebebi
    • Karısını yere yatırıp çocuklarının gözü önünde tekme tokat dövdü
    • İzmir’deki orman yangınına tutuklama
    • Anasayfa
    • Son Dakika
    • Cinsel Sağlık
    • İlişkiler
    • Aile
    • Yaşam
    • Astroloji
    Cinsel Sağlık Tarama Testi
    CinsaberCinsaber
    Home»Genel»Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan ‘nüfus’ uyarısı: ‘Anadolu Türklüğü yok olur… Üç çocuklu anneye emekli maaşı bağlanmalı!’
    Genel

    Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan ‘nüfus’ uyarısı: ‘Anadolu Türklüğü yok olur… Üç çocuklu anneye emekli maaşı bağlanmalı!’

    cinsaberBy cinsaber26 Ağustos 2026Yorum yapılmamışOkuma Süresi: 6 Dakika
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp Email

    Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Küresel çapta baş gösteren ve Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkeyi etkileyen nüfus artış hızının düşüşü ve buna bağlı olarak yaşlanan nüfus, geri çevrilmesi zor bir demografik krize işaret ediyor. Pek çok Avrupa ülkesi bu düşüşe engel olmak ve genç nüfusunu korumak için dış göç kanallarını açık tutmak gibi uygulamalar deniyor olsa da bu sefer de araştırmaların da ortaya koyduğu üzere sosyolojik entegrasyon, ulusal güvenlik ikilemleri ve aidiyet krizleri kendisini gösteriyor. Bu tablo ülkelerin savunma stratejilerini de kökten sarsarken Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Milliyet.com.tr’ye yaptığı özel açıklamalarda, özellikle Batı dünyasının içine düştüğü bu demografik çıkmazı ve Türkiye’nin de benzer dinamiklerle karşı karşıya olduğu çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi. Prof. Dr. Afyoncu, Türkiye ve Avrupa’nın bu bağlamdaki benzerlikleri ve farklılıklarına değinirken nüfus artış hızının düşüşünü azaltabilecek uygulamaları ve başarısızlık halinde ortaya çıkabilecek sonuçları Milliyet.com.tr’ye değerlendirdi.

    ‘ÜÇ ÇOCUĞU OLAN ANNEYE EMEKLİ MAAŞI’

    Haberlerimizi Google’da Takip Edin

    En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

    Google’da tercih edilen
    kaynak olarak ekleyin

    Günümüz kent yaşamı, her geçen gün artan ‘ihtiyaçlar’ ve yükselen yaşam maliyetleri, modern dünyada bireyleri sert bir ekonomik mücadeleye zorluyor. Maddi güvence arayışının ve kariyer planlamalarının öncelik kazandığı bu yeni düzende ikiden fazla hatta birden fazla çocuk sahibi olmak metropol hayatı yaşayan çiftler için pek de mümkün bir tercih olarak görülmüyor. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, bir ülke için özellikle genç nüfusun önemini vurgularken “Sihirli bir gücüm olsa genç nüfusu arttırırdım. Çünkü bir ülkede dinamizmi korumak için yüzde 30 civarında genç nüfusa sahip olmanız lazım. Türkiye bu yüzde 20’ye indi. Önümüzdeki yıllarda yüzde 15’e kadar düşecek. Yaşlı nüfusun da yüzde 10’un üzerine geçmemesi lazım. Buradaki en büyük problem; bizim nüfus artış hızımızın çok hızlı düşmesi. 2000’li yıllarda 2.49’du. Bu sene 1.42’ye kadar düştü. Düşeceğini bekliyorduk ama pandeminin de etkisiyle aşırı hızlandı ve bundan dönülmüyor. Tabii ev kiralarının artması bahanesi oldu biraz da. İkisi birleşince nüfus artış hızı aşırı hızlı düştü ve her geçen sene düşüyor. 1.52, 1.48, 1.42… Bu düşe düşe gidecek. Çünkü dünyada örnekler de bu şekilde. Bunu yavaşlatmamız lazım. Tamamen düzeltmemiz mümkün değil. Nasıl yavaşlatabiliriz? Teşviklerle, yaşam şartlarını değiştirerek, şehirleşmeyi değiştirerek bunu yavaşlatmak mümkün. En azından 1.8’lere çıkarabilirsek zararı asgariye indiririz” diyor ve devam ediyor:

    “Biz 2200 yıldır çok büyük medeniyetlerle karşılaştık. Karşımıza Hint medeniyeti çıktı. Çin çıktı, Rus çıktı, İran çıktı. Avrupa medeniyeti çıktı. Asimile olmadık. Niye? Aile yapısı bizi korudu. Bizim değerlerimizi, dilimizi, dini değerlerimizi, milli değerlerimizi aile yapısı getirdi. Ama modern hayatın, aşırı şehirleşmenin getirdiği bir şey de aile yapısını dağıtıyor şu anda. Mesela ben devlet yetkililerinin yerinde olsam 3 çocuğu olan anneye emekli maaşı bağlarım. 3 çocuk yetiştirmek bugünün şartlarında çok zor; kolay bir hadise değil. Büyük fedakârlık istiyor. Anneye o desteği vermemiz lazım. Onun dışında ne lazım? Teşvikler yapılabilir. Ama en başta şehirlerimizin daha fazla büyümesini durdurmamız lazım. Bu büyük şehirlerde çocuk olmaz. Yani fazla olmaz… 1-2 tane zar zor yaparsınız. Çünkü bu şehirde geçinme, eğitim çok zor. 5-10 bin nüfuslu modern kasabalar oluşturulması lazım. Çocuğun değerleri en iyi alacağı yer ailesi. Maalesef iki eşin de çalışmasından dolayı çocuk, aile yapısında o değerleri alamıyor ve anne şefkatinden uzak kalıyor. Çünkü annesi çalışıyor. Burada yapılacak iş şudur. Çocuğu olan annelerin korunması lazım. Özellikle 2 veya 3 çocuğu olan annelere şöyle bir tercih sunulacak: Evinde otur, çocuğuna bak, çocukların büyüyünce gel iş hayatına atıl. Bu yapılabilir. Onun sigortası, maaşı devlet tarafından karşılanırsa hem çocuk artışı sağlanır hem de çocukların daha sağlıklı bir şekilde yetişmesi sağlanır. Annenin evde devlet tarafından maaşlı olarak ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi hem çocuk sayısını artıracaktır hem de aileyi koruyacaktır. Bu açıdan önemlidir.”

    Prof. Dr. Erhan Afyoncu aynı zamanda “LGBT lobisi” ve “propagandasının” da aile yapısını tehdit ettiğine değiniyor ve “Türkiye’de bu çok yaygın değil, hükümetimiz de buna izin vermiyor ama dünyada özellikle bazı Netflix gibi platformlar başta olmak üzere bunları teşvik ediyorlar. Bakın şimdi; bir insanın böyle bir tercihi olur, kabul ederseniz ya da etmezsiniz ama karışmazsınız. Fakat bunun propaganda haline getirilmemesi lazım. Türkiye’de uzun süre bu oldu. Ben şunu diyorum, eskiden beri ‘Özgürlük’ diye ona karışma, buna karışma ama korunması gereken de bir toplum var, çocuk var, vesaire var… Şimdi çocuğa bırakamazsın tercihi. O yaşta seçebilecek durumu yok. Dünyada da bunu dayatıyorlar. Özellikle LGBT lobisi çok ciddi dayatıyor. Filmlere, dizilere koyuyor. Polis, FBI gibi en sert rollere koyuyor ve bunu yaymaya çalışıyorlar. Ciddi bir propaganda yapıyorlar. Tabii en son Trump da Putin de bunun zararını gördü ve buna karşı çıkıyorlar. Türkiye zaten baştan beri karşı çıkıyor. Ama maalesef Türkiye’de bazı belediyelerimiz bu tür şeylere zaman zaman destek oluyor. Bu da doğru bir şey değil” diyor.

    AİLE, MAHALLE VE OKUL KONTROLÜ!

    Genç bir nesil kadar nitelikli ve donanımlı bir nesil de önemli. Peki Osmanlı nesillerini nasıl yetiştiriyordu? Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Osmanlı’da eğitim daha sınırlıydı. Herkes okula gitmiyordu. Ne yapıyordu? Tarlada çalışıyordu. Okuma yazma bilmiyordu veya babasının yanında mesleğini yapıyordu. Genelde de baba mesleği devam ediyordu. Osmanlı’dan almamız gereken en önemli şey şu: Elit eğitimi yapıyordu Osmanlı. Üst düzey zekâlı çocukları ayrıca eğitiyor, Enderun’a alıyor ve devlet yönetimine katıyor. Bizim yüksek zekâlı ile normal zekâlı çocuğu ayırt etmemiz lazım. Bu kolay bir şey değil. Ölçme sistemi Türkiye’de tam oturmadı. ÖSYM çok iyi imtihanlar yapıyor ama dediğimiz gibi burada o çocuğu ayırt etmeniz lazım. Sanatta da mesela… Şimdi herkesin müzik yeteneği, resim yeteneği olmuyor. Bunları çok erken ölçebilmemiz lazım. Bu sistemleri maalesef oturtamadık” şeklinde anlatıyor. Genç, nitelikli, donanımlı nesiller demişken bu nesillerin değerlerine de sahip çıkabilmesi için çeşitli kontrol mekanizmaları da akıllara gelmekte. Aslında geçmişte bu paha biçilmez sistem doğal olarak oluşmuştu. Çocuklar hem aile, hem öğretmen hem de mahallelinin elinden ve eğitimden geçerek büyüyordu. Prof. Dr. Afyoncu şöyle anlattı:

    “Bu dijital dünya çıkana kadar toplum yapısının belli bir düzeni vardı. Toplum birbirini kontrol ediyordu. Ama 80’li yıllardan sonra şehirleşme aşırı artınca o kontrol kalktı. Çünkü sadece anne-baba kontrol edemez. Eskiden mahalleli kontrol ediyordu. Öğretmen kontrol ediyordu. Eskiden öğretmen çok etkiliydi Türkiye’de. Şu anda veli baskısı var. Mesela ciddi problemlerden biri de okullarda aşırı bir veli baskısı olması. Veli öğretmeni çalışamaz hale getiriyor bazı okullarda. Müdür de çok dirayetli değilse… Mesela bu tür baskılara izin vermemek lazım. Zamanında bir tane bakan bunları öne çıkardı ve maalesef olumsuz neticeleri oldu. Yani öğretmen tek otoritedir. Bana göre bunun olması lazım. Ki dünyadaki örneklerde şu oluyor: Almanya’da mesela öğretmen o çocuğun okuyup okuyamayacağına karar veriyor. Yani o çocuk meslek lisesine mi gidecek, memur okuluna mı gidecek, üniversiteye mi? Aslında bu belli. Ortaokuldaki çocuğun seviyesini öğretmenler ölçebilir. Fakat Türkiye’de bu kabullenebilir bir durum değil.”

    CİDDİYE ALINMAZSA TABLO KORKUNÇ! ‘2100’DE ANADOLU TÜRKLÜĞÜ YOK OLACAKTIR’

    “Nüfus artış hızı” bugün bakıldığında yalnızca genç nüfusun azalması olarak görülse de aslında neslin devamının tehlikeye girmesi anlamına da geliyor olabilir. Prof. Dr. Erhan Afyoncu burada ortaya çıkan son derece kritik tabloyu Anadolu Türkleri üzerinden değerlendirdi. Prof. Dr. Afyoncu sözlerini şöyle noktaladı:

    “Türkiye Cumhuriyeti bu nüfusun geleceğini ciddiye almadığı takdirde ben Anadolu’da 2100’de Türklerin tarih sahnesinden silineceği kanaatindeyim. Anadolu Türklüğü yok olacaktır. Buna çok erken önlemler almak lazım. Yani çok hızlı ve sert önlemler almadığımız takdirde bu doğurganlık hızıyla bizim maalesef geleceğimiz yok.”

    Post Views: 4
    Anne Çocuk Genç Genel Nüfus Türkiye

    Benzer Haberler

    Marinaya demirli lastik botta patlama!

    27 Ağustos 2026

    Elinde bıçakla yere yatırdığı eşini dövdü

    27 Ağustos 2026

    Aydın’da barınak değil mevt kampı tezi: Binlerce hayvan nerede?

    27 Ağustos 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    İlginizi Çekebilir
    Genel

    Marinaya demirli lastik botta patlama!

    By cinsaber27 Ağustos 20260

    Muğla’nın Bodrum ilçesindeki bir marinada, paklık ve bakım çalışması yapılan lastik botta patlama meydana geldi. Patlama sonrası çıkan yangın söndürülürken, bedeninde yanıklar oluşan 1 kişi hastaneye kaldırıldı.

    Elinde bıçakla yere yatırdığı eşini dövdü

    27 Ağustos 2026

    Aydın’da barınak değil mevt kampı tezi: Binlerce hayvan nerede?

    27 Ağustos 2026

    Isparta’dan dünyaya açıldı: Bu eser ABD ve Kanada’da yok satıyor

    27 Ağustos 2026
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • YouTube
    Sizin için Seçtiklerimiz

    Marinaya demirli lastik botta patlama!

    27 Ağustos 2026

    Elinde bıçakla yere yatırdığı eşini dövdü

    27 Ağustos 2026

    Aydın’da barınak değil mevt kampı tezi: Binlerce hayvan nerede?

    27 Ağustos 2026

    Isparta’dan dünyaya açıldı: Bu eser ABD ve Kanada’da yok satıyor

    27 Ağustos 2026

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Demo
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Cinsaber, yaşama, ilişkilere, sağlığa ve aileye dair en güncel haberler, makale ve tavsiyeleri okuyucularına ulaştırmak için burada.

    Bize Ulaşın: bilgi@cinsaber.com

    Bizim Seçtiklerimiz

    Yemek gürültüsünü bastırıyor ama tek başına yeterli değil! Kalıcı sonucu ne belirliyor?

    26 Ağustos 2026

    Çocukluk obezitesi geleceği tehdit ediyor! Uzmandan ailelere: ‘Yasak değil, doğru alışkanlık şart’

    25 Ağustos 2026

    Bir başladı, 68 yıl hiç durmadı! Dünyanın en uzun süre hıçkıran insanı: 430 milyonu aştı

    24 Ağustos 2026
    Uyarı:

    Sitemizde yer alan haber, makale, metin ve diğer medya içeriklerinin tamamı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi tavsiyesi niteliği taşımaz.

    © 2026 Cinsaber. Tüm hakları saklıdır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.