İYİ Parti’de günlerdir yoğun bir çalışma var. Bugün Ankara Tandoğan Meydanı’nda yapılacak mitinge hazırlıklar sürüyor. “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe bayrak açıyorum” diyen Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Tandoğan Meydanı’nın tarihi günlerinden birini yaşayacağını söyledi. Dervişoğlu’na hem mitinge hem de son gelişmelere ait görüşlerini sordum:
KORSAN KOMİSYON: Şimdiye kadar gerek Cumhurbaşkanı, gerek AKP yöneticileri gerekse ortakları ve hatta Meclis’te kurulan korsan kurulun raporu, terör örgütünün silahsızlanmasını ön koşul olarak sundular. Yani, örgütün büsbütün silahsızlanmadan tek bir adım bile atılmayacağını tabir ettiler. Fakat, bu problemde o kadar ciddiyetsizler ki, kendi kelamlarını hatırlamıyor, muhakkak ki yazdıkları raporu bile okumuyorlar.
SAVRULUYORLAR: Yeni bir basamağa geçilmesi için bunları kural koşup, yerine getirilmediği halde yeni adımlardan kelam etmek sözün tam manasıyla savrulmadır. Emin olun ne yaptıklarını bilmiyorlar. Kendi projeleri olmadığı için ben iktidarın da sıkıntıyı tam olarak anladığı görüşünde değilim.
NE MİLLİ NE YERLİ: Bu sürecin tesadüf olmadığı, bir plan dahilide uygulamaya sokulmak istendiği, ABD Büyükelçisi Barrack’ın açıklamalarıyla ortaya döküldü. Türkiye’de bu ihanet süreci yürürken, çıkıp müşfik monarşiden bahsetti. Zira bu sıkıntı terör sıkıntısını çözmek için değil, büyük Ortadoğu projesinin yeni bir adımı olarak planlandı. Terörsüz Türkiye diye planlanan süreç, ne ulusaldır ne yerli. Bu emperyalizmin Ortadoğu’daki yeni atılımının Türkiye ayağıdır.
DİRENÇ MERKEZİ: Meclise gelsin dediler, karşı durduk, getiremediler. Statü vereceklerdi, veremediler. Umut hakkından yararlandıracaklardı, yapamadılar. Neden? Çünkü İYİ Parti önlerinde aşamayacakları bir direnç merkezi oldu. Bugün Türk Milleti’nin ihanete itirazını haykıracağı bir gün olacak. “Ben buradayım” diyeceği bir gün olacak. Türkiye bir çadır devleti değildir! Üstünlerin hukukuna itirazı olan tüm vatandaşlarımızı Tandoğan Meydanı’na bekliyoruz.
LİYAKAT KALMADI: Türkiye, derinleşen yoksulluk, seçilmişlere yönelik “kayyım” müdahaleleri ve İmralı ile kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıklara mahkûm değildir. O yüzden bayrak açıyorum. İktidarın, siyasi alanı kendi lehine dizayn etmek için yargıyı kullanmasına karşı bayrak açıyoruz. Seçimi bir demokrasi şöleni olmaktan çıkarıp, kendi iktidarlarını tescilledikleri bir onay ritüeline dönüştürme isteğine bayrak açıyoruz. Gençlerimizin yüzde 64’ü fırsat bulsa ülkeyi terk edecek noktaya geldi. Liyakatin yerini yandaş kayırmacılığının aldığı bu partizanlığa bayrak açıyoruz.
MEYDAN BOŞ DEĞİL: Elli bin insanın katiline af istenmesine, terörün yasallaştırılması teşebbüsüne bayrak açıyoruz. Bugün öbür yerlerde “Öcalan’a özgürlük” mitingleri yapılacakmış. Biz de asil milletimizle birlikte meydanın boş olmadığını, Türk Milleti’nin oynanan oyunun farkında olduğunu gösterecek ve Tandoğan Meydanı’nda olacağız.

