Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve Kuzey Kore arasındaki ilişkiler, zaman zaman tansiyon düşse de 1953 yılında yaşanan ve halihazırda bir barış anlaşması imzalanmadığı için teknik olarak devam eden Kore Savaşı’ndan bu yana gergin seyrediyor. Donald Trump’ın ABD Başkanı olmasıyla birlikte iki ülke arasında ilk kez başkan bazında ikili görüşmeler yapılmış olsa da kimi zaman Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği bir füze denemesi, kimi zaman da ABD’nin Asya Pasifik bölgesinde attığı bir adım mevcut gerilimi daha da yükseltebiliyor. Bob Woodward’ın kitabında yer alan bilgilere göre bu gergin ortam, 2017 yılında yerini neredeyse nükleer silahların kullanıldığı bir savaşa dönüştürmeye çok yakın bir noktadaydı. Peki ABD ve Kuzey Kore arasında yaşanacak bir nükleer savaşa ramak kaldığı anlarda neler yaşandı?

Bob Woodward’ın kitabında yer alan iddiaya göre 2017 yılında ABD ile Kuzey Kore arasındaki durumun daha da gerginleşmesinin ardından ABD ordusu, Kuzey Kore yönetimini devirmeyi de kapsayan OPLAN 5027 planını incelemeye aldı. Bu plan gereği ABD ordusu, Pyongyang’ın yapacağı olası bir saldırıya cevap olarak 80 nükleer bombayla Kuzey Kore’yi hedef alacaktı. Woodward, dönemin ABD Savunma Bakanı James Mattis’in Kuzey Kore’nin art arda füze denemeleri yaptığı bu günlerde Pyongyang’a yönelik nükleer saldırı emri vermek zorunda kalabileceğinden endişe duyduğu bilgisini paylaştı.
“HİÇBİR İNSANIN MİLYONLARCA İNSANI ÖLDÜRME HAKKI YOK”
Woodward’ın daha önce verdiği röportaja göre dönemin ABD Savunma Bakanı James Mattis, nükleer silahları kullanma ihtimali sebebiyle, “Bana kalırsa hiçbir insanın bir milyon insanı öldürme hakkı yok, yine de bununla yüzleşmek zorundayım” ifadelerini kullandı. İki ülke arasındaki nükleer savaş ihtimalinin arttığı günlerde ABD Başkanı Trump, Kuzey Kore’den test maksatlı fırlatılan ancak ABD’ye doğru gelecek olan bir füzenin imha edilmesi halinde Kuzey Kore’nin daha büyük bir saldırı yapmasından endişe etti. ABD Başkanı, bu sebeple Savunma Bakanı Mattis’e önleyici füze fırlatma yetkisi verdi. Mattis bu dönemde Trump’ın Kuzey Kore’ye karşı önleyici bir saldırı başlatabileceğinden de endişe duyuyordu ancak esas endişe kaynağı Pyongyang’daki Kuzey Kore lideriydi.

Dönemin ABD Savunma Bakanı James Mattis, ‘Kıyamet günü uçağı’ olarak bilinen E-4B uçağında
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
Savunma Bakanı Mattis’in, olası bir nükleer savaşı başlatan isimlerden biri olmak istemediği için büyük bir endişe yaşadığını belirten Woodward, bakanın yaşadıklarını, “O kadar endişeliydi ki spor kıyafetleriyle uyuyordu. Banyosunda bir alarm vardı. Bunu duş aldığı sırada Kuzey Kore’nin yapacağı bir füze denemesinden haberdar olmak için kullanıyordu” şeklinde anlattı. Mattis’in yatak odasında ve mutfağında da alarmlar bulunuyordu. Buna ek olarak kendisine eşlik eden koruma konvoyu içinde Japonya, Güney Kore veya Amerika Birleşik Devletleri’ni tehdit eden herhangi bir Kuzey Kore füzesinin rotasını belirlemekle görevli bir ekip yer alıyordu. Mattis füzeyi riskli bulursa, onu vurmak için fırlatma emri verebilecek bir mobil iletişim bağlantısına sahipti.
29 Ağustos 2017 sabahı saat 05.57’de Mattis, gelen istihbaratın ardından evinde bulunan iletişim odasına girdi ve görevliler, Kuzey Kore’nin deneme maksatlı fırlattığı füzeyi engellemek için ateşlenmeye hazır olduğunu söyledi. Durumu bir süre takip eden Mattis, füzenin Japonya’yı aştıktan sonra Pasifik Okyanusu’na düşmesinin ardından odadan ayrıldı.
NÜKLEER DENİZALTI İLE BİRLİKTE PLANLAR DEĞİŞEBİLİR
Eylül 2017’de Kuzey Kore, altıncı ve o dönem için son nükleer denemesini gerçekleştirdi. Bu dönemde ABD ordusunun değerlendirdiği tek karşı saldırı planı OPLAN 5027 değildi. Ordu alternatif olarak yine nükleer silah kullanımının dahil olduğu OPLAN 5015 planı üzerinde de bazı incelemelerde bulundu. Haziran 2018’de ABD Başkanı Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Singapur’da yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. İki lider arasında yapılan bu görüşme, ABD ve Kuzey Kore tarihinde resmi olarak yapılan ilk üst düzey temas olarak kayıtlara geçti. Yapılan görüşmelerin ardından iki ülke arasındaki gerilim nispeten düştü ancak 2019’da Vietnam’da yapılan ikinci tur görüşmelerden bir sonuç çıkmadı ve müzakereler sonuçsuz kaldı.

Son yapılan görüşmelerden bu yana Kuzey Kore’nin sahip olduğu nükleer yetenekler daha da arttı ve Pyongyang, nükleer denizaltı geliştirme çalışmaları yapmaya başladı. Uzmanlar, Kuzey Kore’nin nükleer füze taşıyabilme yeteneğine sahip olan denizaltıları kullanıma almasıyla birlikte ikinci bir saldırı başlatma yeteneği elde edebileceğini ve bu sebeple ABD’nin, Kuzey Kore’den yapılacak olası bir nükleer saldırıya yönelik cevap saldırılarını güncellemesi gerekeceğini belirtiyor. İki ülke arasındaki nükleer gerilimin nasıl ilerleyeceğini ise Pyongyang’ın ileride sahip olacağı olası yetenekler ve zaman gösterecek.

