Türkiye büyürken enerjiye ihtiyaç duyuyordu. Yeni kurulmuş cumhuriyette, yeni düzenler kurulurken yeni ihtiyaçlar doğuyordu. Baştan aşağı birbiri sıra gelen yeniliklerle gelecek inşa edilirken Elazığ’ın maden işletmelerinde çıkarılan malzemeyi taşımak ve doğudaki topraklarda güvenliği sağlamak için lojistik hattı kurulması şart olmuştu. Bunun için en iyi yol bir demiryolu yapılmasıydı. 1934’te tamamlanan demiryolu bugünlerde Keban Barajı’nın derin suları altında kalan kısmıyla büyük bir yenilik getirmişti. Ancak hammadde demek yeni sanayi ve bunu işletmek için enerji kaynağına ihtiyaç duyulması anlamına geliyordu. İşte tam da bu anda bir seçim yapılmalıydı. Enerji ihtiyacını artıracak büyümeyi getiren demiryolu mu, yoksa daha da büyümek ve yeni yollar inşa etmek için derinliklerinde tarih yatan Keban Barajı mı?