İçerisinde kalsiyum ve magnezyum başta olmak üzere çeşitli mineraller bulunan sade maden suyu, doğru miktarda kullanıldığında bazı salon bitkilerinde sulama suyuna küçük bir mineral desteği sağlayabilir.
Meyveli soda değil, sade doğal maden suyu
Öncelikle mutfakta sık sık birbirinin yerine kullanılan iki ürünü ayırmak gerekiyor. Bitkiler için kullanılabilecek ürün şekerli, aromalı veya meyveli soda değil, sade doğal maden suyu olmalı. Şeker ve aroma içeren içecekleri saksıya dökmek toprağın dengesini bozabilir ve istenmeyen mikroorganizma ya da küçük sinek sorunlarını artırabilir. Bu nedenle elinizde limonlu veya meyveli soda varsa onu çiçeğinize ayırmayın. Burada söz konusu olan yalnızca sade doğal maden suyu.
Maden suyunu kullanacaksanız önce gazının çıkmasını beklemek daha pratik bir yöntem. Şişeyi açıp geniş bir kaba aktarabilir ve köpürmesi tamamen sona erene kadar oda sıcaklığında bekletebilirsiniz. Bunun için mutlaka iki gün beklemek şart değil. Asıl amaç yoğun karbondioksitin çıkması ve suyun oda sıcaklığına yaklaşması. Gazını kaybetmiş maden suyunu sulama sırasında kullanmak hem daha kolay oluyor hem de toprağın bir anda köpürmesini önlüyor.
Maden suyunun bitki bakımında kullanılmasının arkasındaki fikir aslında oldukça basit. Bitkilerin gelişmek için yalnızca suya değil farklı mineral besinlere de ihtiyacı var. Kalsiyum hücre yapılarında önemli rol oynarken magnezyum, bitkinin yeşil renginin temelindeki klorofil molekülünün merkezinde bulunuyor.
Ancak maden suyu klasik bir bitki besininin yerini tamamen tutmuyor. Çünkü bitkilerin azot, fosfor ve potasyum gibi temel besinlere de ihtiyacı var. Bu yüzden maden suyunu çiçeğinizin bütün ihtiyaçlarını karşılayan bir gübre yerine ara sıra kullanılan küçük bir destek gibi düşünmek daha doğru.
Salon bitkinizin yaprakları sarardığında hemen maden suyuna sarılmadan önce toprağı kontrol edin. Parmağınızı birkaç santimetre toprağa soktuğunuzda hâlâ oldukça ıslaksa bitkinin sorunu susuzluk değil, tam tersine fazla sulama olabilir. Sürekli ıslak kalan toprak köklerin yeterince hava alamamasına ve zaman içerisinde kök çürümesine yol açabilir.

