Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Günümüzde bu durum neredeyse sona ermiş olsa da 1900’lü yıllarda birçok Hollandalı aile Hindistan, Brezilya, Kolombiya, Endonezya, Sri Lanka ve Bangladeş gibi ülkelerden evlat ediniyordu. Ailelerin bu ülkeleri tercih etmesinin başlıca nedenleri arasında aşırı yoksulluk, yasal boşluklar ve rüşvet gibi evlat edinme sürecini ‘kolaylaştıran’ nedenler bulunuyordu. 2021 yılında Hollanda’da yayımlanan bağımsız soruşturma raporunda, 1967 ile 1998 yılları arasında çocuk kaçırma ve insan ticareti de dahil olmak üzere dönemin hükümetlerinin yasa dışı evlat edinme vakalarına göz yumduğu tespit edildi. 2024 yılında bu konu hakkında yapılan düzenlemelerin ardından Hollanda’da yurt dışından evlat edinme sürecinin kademeli olarak sonlandırılmasına karar verildi. Hükümet bu durumu sonlandırmak için çalışmalarını sürdürüyor olsa da bu zamana kadar geçen sürede 80 ülkeden 40 ila 44 bin çocuğun evlat edinme yöntemiyle Hollanda’ya getirildiği düşünülüyor. Meena Geltink ve Minal Tijssen de bu çocukların arasında bulunuyor ve ikili, hikayeleriyle duyanları şaşkına çeviriyor.

ALINTI – 43 yaşındaki Geltink ve 44 yaşındaki Tijssen ilk kez karşılaştıklarında ergenlik çağına yeni adım atmış çocuklardı. Evlat edinilmiş çocuklar için düzenlenen bir hafta sonu etkinliğinde yolları kesişen ikili, kısa süre içinde arkadaş oldu. Geltink, yeni arkadaşının kendisine çok benzediğini düşünüyor olsa da ilk etapta bunun üzerinde çok durmadı. Aradan geçen zamanda iki arkadaş günlük hayat rutini içerisinde birbirinden ayrı düştü ve bu bağ zamanla koptu. Ama zaman, Geltink’i haklı çıkaracak gelişmelere gebeydi ve henüz kimsenin bu durumdan haberi yoktu.
‘ÇEVREMDE İNSANLAR VARDI AMA HEP YALNIZ HİSSETTİM’
Hindistan’da doğan ve 1980’li yıllarda Hollandalı bir aile tarafından evlat edinilen Meena Geltink, çocukluğunu nüfusunun neredeyse tamamını beyazların oluşturduğu bir kasabada geçirdi. Geltink büyüdükçe gerçek kimliğine olan merakı arttı. Çevresindeki herkes ona ilgi gösteriyordu. Evlat edinildiği aile bir erkek çocuğuna daha sahipti ve kardeşi olmasına rağmen yine de yalnız hissediyordu. Tüm bunlar yaşanırken Tijssen ise Geltink’ten yaklaşık 180 kilometre uzakta yaşıyordu. Onu evlat edinen ailenin de bir erkek çocuğu daha bulunuyor olsa da Tijssen de zaman zaman Geltink’in hissettiği gibi hissediyordu.
Geltink, yeni tanıştığı Tijssen’i sadece kendisine benzetmekle kalmıyor, içten içe akraba olduklarını düşünüyordu. Bununla ilgili elinde bir kanıt bulunmuyor olsa da arkadaşıyla yan yana geldiğinde hissettiği şey tam olarak buydu. Daha önce Avusturya’daki bir kamp alanında, Tijssen ve Geltink’in ailelerinin de olduğu bir tatil sırasında, Tijssen’in yakın arkadaşlarından birisi o dönem 13 yaşında olan Geltink’i Tijssen ile karıştırmıştı. İki arkadaş büyüdükçe zamanla birbirleriyle iletişimlerini kaybettiler ve yıllarca birbirlerini görmediler.
Aile köklerini merak eden Geltink, 2017 yılında DNA testleri ve tarihi kayıtlarla soy ağacı oluşturup etnik köken ve akrabalık bağlarını keşfetmeyi sağlayan küresel bir platforma başvurdu ve DNA örneklerini gönderdi. Uzun süre biyolojik ailesine dair bir iz bulmayı uman Geltink, yakın zamanda umutları tükenince uygulamayı silerek hayatına devam etmeye karar verdi. Geltink’e hayatının şokunu yaşatacak olan gelişme tam da o umudunu kaybettiği sırada gerçekleşti.
15 YIL SONRA KARDEŞ OLDUKLARI ORTAYA ÇIKTI
Geltink’in 2017 yılında biyolojik ailesine dair bir iz bulmak için yüklediği DNA örnekleri 2026 yılında bir eşleşme yakaladı. 43 yaşındaki kadına bu durumu haber veren kişiyse hiç tahmin etmediği birisiydi. Çocuklarını yatırdıktan sonra eşiyle oturan Geltink, sosyal medya hesabına gelen mesajla neye uğradığını şaşırdı. Mesajı gönderen kişi 15 yıldır görüşmediği arkadaşı Minal Tijssen’di ve mesajda ‘Beni hatırlıyor musun?’ yazıyordu. Ama esas şoke edici olan bu sorunun hemen altındaki ekran görüntüsüydü.

Tijssen’in gönderdiği mesajda bir DNA eşleşmesi bulunuyordu. Mesajı gören Geltink gözlerine inanamadı. Çocukluk yıllarında akraba olabileceklerini düşündüğü ve 15 yıldır görüşmediği arkadaşı öz kardeşi çıkmıştı. Sonuçlara göre Tijssen ve Geltink ortak ebeveynlere sahipti. 43 yaşındaki kadın, umudunu kaybettiği zamanda gelen bu beklenmedik sonuçla neye uğradığını şaşırdı ve sevinçten ağlamaya başladı. Durumun ortaya çıkmasının ardından iki kardeş, eşleri ve çocuklarının da katıldığı bir buluşmada bir araya geldi. Geltink, kendisinin ya da kardeşinin evlat edinilme sürecine ilişkin bir bilgisi olmadığını ve nasıl ayrı düştüklerini bilmediğini söyledi.
Kardeşini yıllar sonra bulmuş olmanın kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden Geltink, bu durumun kendisi adına derin bir acıya sebep olduğunu da söyledi. 43 yaşındaki kadın “Bir kız kardeşe sahip olmak gerçekten harika bir şey ama bu zamana kadar eksik hissetmiş olmak çok acı. İkimiz de kalbimizde o yalnızlığı hissettik; sanki sürekli bir şey arıyorsunuz ama ne olduğunu bilmiyorsunuz. İkimiz de bunu yıllarca yaşadık” dedi.

