
Herkesin yaptığı ama fark etmediği hata
Valiz hazırlığı, seyahatin en keyifli kısmı olması gerekirken çoğu zaman varış noktasında hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Özenle seçilen gömlekler, elbiseler ya da tişörtler bavuldan çıkar çıkmaz ütü masası aramayı zorunlu kılıyor.

Oysa asıl mesele yolculuğun süresi değil. Kıyafetleri evdeki dolaba yerleştirir gibi kare şeklinde katlayıp üst üste dizmek, valizin içindeki ağırlık ve baskıyla birleşince kumaş liflerini eziyor. Valiz her sarsıldığında aradaki hava boşlukları kayboluyor, kumaşlar kenarlarından büzülüyor ve derin, dalgalı kırışıklıklarla doluyor, tıpkı bir marul yaprağı gibi. İşte kıyafetleri ilk günkü gibi korumanın üç yolu:

1- Katlamak yerine sarın
Giysiyi düz bir zemine serip hafifçe gerdikten sonra rulo şeklinde sarmak, katlama çizgilerinin oluşmasını baştan engelliyor. Bu yöntemle sarılan parçalar hem üst üste binen ağırlıktan etkilenmiyor hem de valizde önemli ölçüde daha az yer kaplıyor.

2- Ağır ve hafif parçaları ayrı katmanlarda tutun
Kot pantolon, ceket veya ayakkabı gibi ağır eşyaları her zaman valizin teker tarafına yakın, alt kısmına yerleştirmek gerekiyor. Kolay kırışan keten, ipek ya da pamuklu tişörtler ise rulo haline getirilip valizin en üstüne konulmalı; böylece üzerlerine baskı binmiyor.

3- Boşlukları doldurun, hareketi durdurun
Valiz içinde boşta kalan alanları çorap veya iç çamaşırı gibi küçük ve esnek parçalarla doldurmak, rulo yapılmış kıyafetlerin taşıma sırasında yer değiştirmesini önlüyor. Kumaş hareket etmediği sürece sürtünmeye maruz kalmıyor, dolayısıyla kırışmıyor.

Yine de kırışıklık olursa çözümü otelde
Tüm bu önlemlere rağmen hafif kırışan bir parçanız kaldıysa, çözüm otel odasında sizi bekliyor. Kıyafeti duş alırken banyo kapısının arkasına asmak yeterli. Banyoda biriken sıcak buhar, kumaşı gevşeterek kırışıklıkların kendiliğinden açılmasını sağlıyor.

