Silivride’de dün tıpkı anda İBB, casusluk ve diploma davalarında yargılanan Ekrem İmamoğlu, “Resmi dokümanda sahtecilik” suçlamasıyla yargılandığı diploma davasında savunma yaptı. Dava, 25 Aralık 2026’ya ertelendi.
Savunmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı gaye alan İmamoğlu, “Bu davanın ismi Erdoğan’ı dört defa yendin, bir daha yeneceksin davasıdır. Ben 15.5 milyon insanın ön seçimde oy verdiği cumhurbaşkanı adayıyım. Bunu herkes zihnine kazısın. 15.5 milyon insan. O 1150 odalı saraydaki kişi bunu hayalinde bile göremez” dedi.

Dilek İmamoğlu duruşmayı izlemeye oğlu Selim İmamoğlu’yla geldi, sosyal medya hesabından da “Hukuksuzluk triatlonu yapılıyor” bildirisi paylaştı.
BİR YOL BULUNUR
Ekrem İmamoğlu savunmasında “Özgür Özel Genel Başkanımla yol yürümekten gurur duyuyorum” dedi ve şunları söyledi: “Türkiye krizlerden çıkmayı bilen büyük bir ülkedir. Biz bu ülkenin ümidini tekrar ayağa kaldırmak zorundayız ve kaldıracağız. Bu millet yarı yolda asla kalmadı, kalmayacak. Tarihe not düşen bir liderlikle adım adım milletin yanında onlarla yürüyen bir önder varsa ya bir yol yapılır ya da bir yol bulunur. ‘Bu büyük demokrasi, adalet ve cumhuriyet için yürüyelim arkadaşlar’ çağrısının lideri Özgür Özel’le yürümek vaktidir şimdi. Bu davet 86 milyon yurttaşımızadır. Özellikle gençlerimizedir, bu milletin evlatlarınadır.
Bu davet ve bu yürüyüş yalnızca bir partinin değil, bütün muhalefetin bu büyük riske karşı bir ve bütün olma zorunda olduğu bu sürecin yürüyüşüdür. Bu yol halkın tertemiz yoludur. Kimse merak etmesin bu millet kazanacak.”
Ankara’daki NATO Zirvesi’ne değinen İmamoğlu, Türkiye’nin memleketler arası kamuoyu önünde hukuk devleti açısından sorgulandığını savundu.

REKTÖR: ZORDAYIM
“NATO ülkeleri Ankara’ya geldiği gün ben burada yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? ‘Çok güçlüyüm, rakibimi mahpusa attım. Rakibime 20 tane dava açtım’ mı diyecek? Onlar da ‘Yaşasın, ne büyük başkan, dünya lideri!’ mi diyecek? Kendini aldatan bir garip” dedi.
İmamoğlu, diploma iptali sürecinde İstanbul Üniversitesi idaresinin siyasi baskı altında hareket ettiğini öne sürdü. Rektörle yaptığı telefon görüşmesini anlatan İmamoğlu, savcılığın üniversiteye talimat verdiğini argüman etti:
“Telefon açtım, ‘Bu devletin namusu’ dedim. ‘Savcı tez iptal et diye sana talimat yazmış’ dedim. Bana, ‘Çok güç durumdayım, bakıyorum başkanım’ dedi. Bugün de çıkıp gençlere nasihat veriyor. Yazıklar olsun İstanbul Üniversitesi Rektörü. 550 yıllık üniversitenin rektörü bu türlü davranamaz. Bu devletin kurumlarını talimatla hareket eden yapılara dönüştürdüler.”
İmamoğlu’nun savunmasının akabinde Hakim, “Çarşamba sabah Ekrem beyefendisi alacağım” sözünü kullandı. Casusluk davasında ise tüm tutukluların tutukluluk haline devam kararı verildi. Bir sonraki duruşma 29 Eylül’e ertelendi.

