Close Menu

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Sıcak Haberler

    Uzmanlardan kene rehberi! Doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran korunma yolları

    15 Haziran 2026

    Pahalı kimyasalları unutun! Çamaşır makinesini ilk günkü gibi yapan mucize

    15 Haziran 2026

    Evi basan karıncalara çare mutfakta! Takip ettikleri yolu bozuyor, tek şişe yeter

    15 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    CinsaberCinsaber
    7 Temmuz 2026, Salı
    Son Haberler:
    • Uzmanlardan kene rehberi! Doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran korunma yolları
    • Pahalı kimyasalları unutun! Çamaşır makinesini ilk günkü gibi yapan mucize
    • Evi basan karıncalara çare mutfakta! Takip ettikleri yolu bozuyor, tek şişe yeter
    • Yılmaz Erdoğan’ın oğlu Rodin gündem oldu! Değişimi Icardi’ye benzetildi
    • Sıcak havalarda bu gıdalara dikkat! Besin zehirlenmesine neden oluyor
    • TRT makam aracında kilolarca uyuşturucu bulundu
    • Cezaevi önünde silahlı saldırı!
    • Antalya’da caz rüzgârı! Kenny Garrett sahneye damga vurdu
    • Anasayfa
    • Son Dakika
    • Cinsel Sağlık
    • İlişkiler
    • Aile
    • Yaşam
    • Astroloji
    Cinsel Sağlık Tarama Testi
    CinsaberCinsaber
    Home»Genel»Kadınlarda yaklaşık 4 kat fazla görülüyor! Uzun yıllar hiçbir belirti vermiyor
    Genel

    Kadınlarda yaklaşık 4 kat fazla görülüyor! Uzun yıllar hiçbir belirti vermiyor

    cinsaberBy cinsaber11 Haziran 2026Yorum yapılmamışOkuma Süresi: 4 Dakika
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp Email

    İyot eksikliğine dikkat!

    Aynaya baktığımızda fark etmediğimiz, hatta yıllarca hiçbir şikâyete yol açmadan sessizce büyüyen tiroit nodülleri, günümüzde artık sadece ileri yaş gruplarında değil, 20’li ve 30’lu yaşlardaki genç erişkinlerde de sıkça rastlanan bir sorun. Bu artışın önemli bir kısmı ultrason kullanımının yaygınlaşması olsa da hatalı beslenme alışkanlıkları ve otoimmün hastalıklardaki artış gibi çeşitli faktörlerin etkili olabileceği düşünülüyor. Tiroit nodüllerinin oluşumunda pek çok etken rol oynuyor. En yaygın nedenlerinden birinin iyot eksikliği olduğunu belirten Prof. Dr. Melih Kara, “Özellikle yıllarca süren iyot eksikliği tiroit bezinin büyümesine ve nodül oluşumuna yol açabilmektedir. Ayrıca genetik yatkınlık, ilerleyen yaş, kadın olmak, boyun bölgesine radyasyon maruziyeti, sigara kullanımı ve Hashimoto gibi otoimmün tiroit hastalıkları önemli risk etkenleri arasında yer almaktadır” diye konuşuyor.

    Şikâyetiniz olmasa bile 35 yaşından sonra tiroit muayenesi olun

    Tiroit nodüllerinde başarılı bir tedavi süreci için erken tanı ve doğru risk analizi kritik bir önemde. Çünkü erken dönemde saptanan riskli nodüller tedavi edildiğinde oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Özellikle ailede tiroit hastalığının olması, kadın olmak, iyot eksikliği bulunan bölgelerde yaşamak ve boyun bölgesine radyasyon öyküsünün daha dikkatli takip gerektirdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Melih Kara, “Şikâyeti olmayan bireylerde bile özellikle 35 yaş sonrası en az bir kez tiroit muayenesi ve ultrason değerlendirmesi faydalı olabilmektedir. Sonrasında takip sıklığı; kişinin risk durumuna, nodül varlığına ve ultrason bulgularına göre belirlenmektedir. Boyunda şişlik, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, hızlı büyüyen kitle veya ele gelen sertlik durumunda ise mutlaka hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor. 

     

    Kadınlarda yaklaşık 4 kat fazla görülüyor

    Tiroit nodüllerinin kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Melih Kara, “Çalışmalarda, yaklaşık her 3 kadından 1’inde, hatta bazı serilerde yaklaşık her 2 kadından 1’inde, ultrason taramasında nodül saptandığı belirtilmektedir. Erkeklere göre kadınlarda yaklaşık 4 kat daha fazla görülmektedir. Bunun başlıca sebebi hormonal etkilerdir. Özellikle östrojenin tiroit dokusu üzerindeki uyarıcı etkisi ve otoimmün tiroit hastalıklarının kadınlarda daha sık olması nodül oluşumunu tetikleyebilmektedir. Aynı zamanda gebelikler de tiroit dokusunu etkileyebilmektedir” ifadelerini kullanıyor.

    Genellikle uzun yıllar hiçbir belirti vermiyor

    Tiroit nodülleri çoğu zaman uzun yıllar hiçbir belirti vermedikleri için hastaların büyük bir bölümü nodülleri tesadüfen öğreniyor. Prof. Dr. Melih Kara, tiroit nodüllerinin belirti vermeye başladığında ise oluşan sorunları şöyle sıralıyor:

    -Boyunda şişlik veya ele gelen kitle

    -Yutkunurken takılma hissi

    -Boğazda baskı veya dolgunluk hissi

    -Nefes darlığı (özellikle büyük nodüllerde)

    -Ses kısıklığı

    Aşırı hormon üreten bazı nodüllerde; çarpıntı, kilo kaybı, terleme ve sinirlilik gibi hipertiroidi belirtilerinin de ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Melih Kara, “Hastaların çok az bir kısmında ise hızlı büyüme, sertlik, lenf bezlerinde büyüme veya kalıcı ses kısıklığı gibi kanser açısından dikkat gerektiren bulgular görülebilir” uyarısında bulunuyor.

    Ameliyat ihtiyacı giderek azalıyor

    Tiroit nodüllerinin tedavisinde temel hedef kanser riskini dışlamak, hastanın şikayetlerini gidermek ve tiroit fonksiyonlarını korumak. Her iyi huylu nodül doğrudan cerrahi müdahale gerektirmiyor. Küçük ve risksiz nodüllerde sadece takip yeterli olurken, bazı tablolarda ise ilaç tedavileri ve cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor. Gelişen teknolojiyle birlikte artık birçok iyi huylu tiroit nodülünün ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, bu seçeneklerde son yıllarda “ablasyon” yönteminin öne çıktığını belirterek, “Tiroit ablasyonu özellikle iyi huylu olduğu biyopsiyle kanıtlanmış ancak büyümeye devam ederek baskı ya da kozmetik sorun oluşturan nodüllerde tercih edilmektedir. Ayrıca, cerrahi için riskli veya ameliyat istemeyen hastalarda da önemli bir alternatiftir” diyor. Kötü huylu nodüllerde ise temel tedavinin hâlâ çoğu hastada cerrahi yöntem olduğunu anlatan Prof. Dr. Melih Kara, “Ancak küçük, düşük riskli bazı papiller tiroit kanserlerinde ya da ameliyat olamayacak hastalarda ablasyon yöntemleri alternatif veya tamamlayıcı tedavi olarak kullanılabilmektedir” bilgisini veriyor.

    Hormon ilacı kullanma ihtiyacını azaltabiliyor

    İyi huylu tiroit nodüllerinde ablasyon yönteminin en önemli avantajlarından biri sağlam tiroit dokusunun büyük ölçüde korunması. Klasik cerrahi operasyonlarda bazen tiroit bezinin bir kısmı veya tamamı alınabilirken, ablasyon yönteminde sadece hedef nodül tedavi ediliyor. Bu sayede birçok hastada tiroit hormonu üretiminin korunduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, “Böylece ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacı azalabilmekte veya tamamen ortadan kalkabilmektedir. Boyunda hiçbir kesi izinin olmaması, genel anestezi gerektirmemesi ve iyileşme süresinin kısa olması da yöntemin önemli faydalarını oluşturmaktadır” diye konuşuyor.

    Günlük yaşama kısa sürede dönüş

    Ablasyon tedavisinin ultrason eşliğinde ve lokal anestezi altında gerçekleştirildiğini anlatanGenel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, “Çoğu zaman hastanede yatış gerektirmeyen bu yöntem ortalama 20-45 dakika içinde tamamlanmaktadır. İnce bir iğne elektrot yardımıyla kontrollü ısı enerjisi verilerek nodülün küçültülmesi sağlanmaktadır. Hastalar genellikle aynı gün evine dönebilmekte ve kısa sürede günlük yaşamlarına devam edebilmektedir” diyor.

    Genel Nodül Prof. Dr. Melih Kara Tedavi Tiroit Yaş

    Benzer Haberler

    Uzmanlardan kene rehberi! Doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran korunma yolları

    15 Haziran 2026

    Pahalı kimyasalları unutun! Çamaşır makinesini ilk günkü gibi yapan mucize

    15 Haziran 2026

    Evi basan karıncalara çare mutfakta! Takip ettikleri yolu bozuyor, tek şişe yeter

    15 Haziran 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    İlginizi Çekebilir
    Genel

    Uzmanlardan kene rehberi! Doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran korunma yolları

    By cinsaber15 Haziran 20260

    Vücuda tutunan keneyi uzaklaştırmak için halk arasında sıkça başvurulan kolonya dökmek, sigara basmak, zeytinyağı veya yoğurt sürmek gibi geleneksel uygulamalar, kene ısırmasını aslında çok daha tehlikeli bir boyuta taşıyor. Kene üzerine alkol, yağ ya da benzeri maddeler dökmek, canlıyı strese sokarak taşıdığı tehlikeli virüsleri doğrudan vücuda salgılamasına neden oluyor. Ölümcül hastalıklara yol açabilen bu riske karşı, kenenin vücuda tutunmasından sonraki ilk saatler hayati bir önem taşıyor. Bu yüzden kene ısırığı belirtilerini bilmek, doğru korunma yollarını uygulamak ve kene fark edildiğinde hiçbir kimyasal madde kullanmadan, canlıyı doğrudan strese sokmayacak doğru yöntemlerle vücuttan uzaklaştırmak gerekiyor.

    Pahalı kimyasalları unutun! Çamaşır makinesini ilk günkü gibi yapan mucize

    15 Haziran 2026

    Evi basan karıncalara çare mutfakta! Takip ettikleri yolu bozuyor, tek şişe yeter

    15 Haziran 2026

    Yılmaz Erdoğan’ın oğlu Rodin gündem oldu! Değişimi Icardi’ye benzetildi

    15 Haziran 2026
    Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • YouTube
    Sizin için Seçtiklerimiz

    Uzmanlardan kene rehberi! Doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran korunma yolları

    15 Haziran 2026

    Pahalı kimyasalları unutun! Çamaşır makinesini ilk günkü gibi yapan mucize

    15 Haziran 2026

    Evi basan karıncalara çare mutfakta! Takip ettikleri yolu bozuyor, tek şişe yeter

    15 Haziran 2026

    Yılmaz Erdoğan’ın oğlu Rodin gündem oldu! Değişimi Icardi’ye benzetildi

    15 Haziran 2026

    Haber Bültenine Kaydolun

    Cinsaber'den en güncel haberleri hemen almak için haber bültenine kaydolun

    Demo
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Cinsaber, yaşama, ilişkilere, sağlığa ve aileye dair en güncel haberler, makale ve tavsiyeleri okuyucularına ulaştırmak için burada.

    Bize Ulaşın: bilgi@cinsaber.com

    Bizim Seçtiklerimiz

    Dünyanın en zenginleri ikinci vatandaşlık için bu ülkeye akın ediyor

    13 Haziran 2026

    İstanbul’u bırakıp köyüne yerleşti! ‘Geri dönmemek üzere yol çıktık, 15-20 bin lira yetiyor’

    12 Haziran 2026

    Japonların ‘Osouji’ yöntemi temizlikte yeni bir dünya! Bu şekliyle zihni de rahatlatıyor

    11 Haziran 2026
    Uyarı:

    Sitemizde yer alan haber, makale, metin ve diğer medya içeriklerinin tamamı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi tavsiyesi niteliği taşımaz.

    © 2026 Cinsaber. Tüm hakları saklıdır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.