Yerin metrelerce altındaki doğal kaynaklardan süzülerek gelen maden suyu sofralarımızın vazgeçilmezi olsa da, bu şifalı içecek hakkında doğru bilinen pek çok kulaktan dolma bilgi aslında gerçeklerle örtüşmüyor.
Kamuoyunda yaygın olan “maden suyu magnezyum deposudur” algısı bu yanlışların başında geliyor; nitekim bir şişesinde ortalama 10-20 mg magnezyum bulunsa da vücudumuz bunun yalnızca 5 mg kadarını emebiliyor.
Yetişkin bir insanın günlük 300-400 mg magnezyum ihtiyacı düşünüldüğünde bu miktar devede kulak kalırken, birkaç avuç kabak çekirdeğinden kolayca alacağınız 150 mg magnezyum için tam 15 şişe maden suyu içmeniz gerekir.
Ağır bir yemeğin ardından içilen maden suyunun mideyi anında rahatlatması tesadüf değildir; içindeki bikarbonat mide asidini nötralize edip yanmayı keserken, karbondioksit gazı ise sindirimi hızlandırarak şişkinliği ortadan kaldırır.
Halk arasındaki “çok maden suyu içmek böbrekte taş yapar” endişesine ise uzmanlar son noktayı koyuyor: Günde 1-2 şişe tüketmenin taş oluşumuna yol açmadığı kanıtlanmış durumda; bir risk doğması için günde 20-30 şişe gibi gerçek dışı miktarlara ulaşmak gerekiyor.
Maden suyu satın alırken dikkat edilmesi gereken en kritik nokta sodyum (tuz) seviyesidir; vücutta ödem ve şişkinlik oluşmasını istemiyorsanız, etiketteki sodyum değeri düşük olan markalara yönelmeniz gerekir.
Ayrıca yapay tatlandırıcı ve renklendirici içeren ürünlerden kaçınıp tamamen doğal olanları tercih etmek, musluk suyuna sonradan mineral eklenerek satılan “mineralli sular” ile gerçek maden suyunu birbirine karıştırmamak sağlık açısından büyük önem taşıyor.

